emperyal oteli

dr conners dr conners
attila ilhan'ın imge kullanımını tavana vurdurduğu şaheseri. böyle mi anlatılır bir aşk, yazıktır günahtır.

ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var
sımsıcak bir merhaba diyecektim
başımı usulca dizine koyacaktım
dört gün dört gece susacaktım
yağmur sönecekti yanacaktı
sameland seferden dönecekti
duvardaki saat duracaktı
kalbim kendiliğinden duracaktı
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var

emperyal oteli'nde bu sonbahar
bu camların nokta nokta hüznü
bu bizim berhava olmuşluğumuz
bir nokta bir hat kalmışlığımız
bu rezil bu çarşamba günü
intihar etmiş kötümser yapraklar
öksürüklü aksırıklı bu takvim
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var

sesleri liman sislerinde boğulur
gemiler yorgun ve uykuludur
sabahtır saat beş buçuktur
sen kollarımın arasındasın
onlar gibi değilsin sen başkasın
bu senin gözlerin gibisi yoktur
adamın rüyasına rüyasına sokulur
aklının içinde siyah bir vapur
kıvranır insaf nedir bilmez

otelin penceresinde duracaktım
şehri karanlıkta görecektin
karanlıkta yağmuru görecektin
saçların ıslanacak ıslanacaktı
kış geceleri gibi uzun uzun
tek damla gözyaşı dökmeksizin
maria dolores ağlayacaktı
istanbul'u yağmur tutacaktı
bütün bir gün iş arayacaktım
sana bir türkü getirecektim
kulaklarımız çınlayacaktı

emperyal oteli'nin resmini çektim
akşam saçaklarından damlıyordu
kapısında durmanı söylemiştim
yüzün zambaklara benziyordu
cumhuriyet bahçesi'nde insanlar geziyordu
tepebaşı'ndaki küçük yahudiler
asmalımescit'teki rum kemancı
böyle rüzgârsız kalmışlığımız
bu bizim çektiğimiz sancı
el ele tutuşmuş geziyordu
gazeteler cinayeti yazıyordu
haliç'e bir avuç kan dökülmüştü

emperyal oteli'nde üç gece kaldık
fazlasına paramız yetmiyordu
gözlerin gözlerimden gitmiyordu
dördüncü gece sokakta kaldık
karanlık bir türlü bitmiyordu
sirkeci garı'nda sabahladık
bilen bilmeyen bizi ayıpladı
halbuki kimlere kimlere başvurmadık
hiç biri yüzümüze bakmıyordu
hiç kimse elimizden tutmuyordu
ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin kabulümsün
iset iset
kaptan'ın aşk hakkında söylenecek başka söz bırakmadığı şiirdir. kendi sesinden dinlemek isteyenler için;


madame thibaud madame thibaud
'ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin itirazım var' ile başlar ...

'ben hiç böylesini görmemiştim
vurdun kanıma girdin kabulümsün' ile sona erer.

aşık bir erkeğin çaresizliğini, isyanını ve kabullenişini anlatan türkçe'deki en lirik şiirdir emperyal oteli.

atilla ilhan büyük bir ustalıkla aşkın karakterlerini, bir şiir karakteri değil de, sokaktaki yanımızdan geçen, kanlı canlı bir insanmış gibi anlatır, tepebaşı'ndan, sirkeci'den, haliç'den bir
hayal dünyası yaratır, gerçekle kesişmeyen, aşkın güzelleştirdiği bir dünya.
o karakter ki, sevdiği yanında, hep yanında kalabilmesi için de canını dişine takan, her kapıyı zorlayan, iş bulamayınca sevgilisine türkü getiren biri,
aşklarıyla normal insanları kıskançlıkla dolu hiç olamayacakları insanlara hayran bırakan...

vakti zamanında sevgilime ithaf etmiştim bu güzel şiiri, hoş belki o, hiç okumadı hiç bilmedi, o adam olmasını ne kadar çok istediğimi zaten anlasaydı biraz, bilirdi, onlar gibi olmadığını, bir başka olduğunu, bu dizelerin en çok ona yakışabileceğini :

'bu senin gözlerin gibisi yoktur
adamın rüyasına rüyasına sokulur
aklının içinde siyah bir vapur
kıvranır insaf nedir bilmez' .
cemal süreya önder cemal süreya önder
~ ~ başımı usulca dizine koyacaktım ~ ~ dört gün dört gece susacaktım ~ ~ sesleri liman sislerinde boğulur ~ ~ gemiler yorgun ve uykuludur ~ ~ bütün bir gün iş arayacaktım ~ ~ sana bir türkü getirecektim ~ ~ tepebaşı'ndaki küçük yahudiler ~ ~ asmalımescit'teki rum kemancı ~ ~ böyle rüzgârsız kalmışlığımız ~ ~ bu bizim çektiğimiz sancı ~ ~ emperyal oteli'nde üç gece kaldık ~ ~ fazlasına paramız yetmiyordu ~ ~ gözlerin gözlerimden gitmiyordu ~ ~ kabulümsün ~ ~
jamela jamela
şiir severlerin attila ilhan'ın sesinden mutlaka dinlemesi gereken bir eserdir. şiire büyük bir ilgim olmamasına rağmen haftada bir doz alıyorum, iyi geliyor
(bkz:
)
edit: bi de söylemeyi nasıl unuttum. leyla ile mecnun'un en güzel sahnelerinden birine konu olmuştur.
(bkz:
)
geceyarısışairi geceyarısışairi
bana şiiri sevdiren şiirdir. dolayısıyla attila ilhan da bana şiiri sevdiren şairdir. bu yüzden yeri ayrıdır ama bu şiirin yeri apayrıdır. senelerdir(ilk okudugumdan beri)en sevdiğim şiirdir ve zannediyorum ki değişmeyecektir. müthiş bir anlam yoğunluğu barındırır. en sevdiğim dizeleri:"gazeteler cinayeti yazıyordu/haliç'e bir avuç kan dökülmüştü" olan şiirdir. ha bir de emperyal oteli'nin olup olmadığını, varsa nerede oldugunu hep merak etmişimdir.