enstantane

comatose comatose
fotoğrafçılıkta ışığın film düzlemine düşmesini sağlayan perdenin açık kalma süresi.pozlama süresi olarak da isimlendirilebilir. enstantane ne kadar uzunsa o kadar çok ışık içeri gireceğinden film o kadar çok pozlanacaktır.diyaframla birinci dereceden ters orantılıdır.*
(bkz: enstantane öncelikli)
(bkz: pozlama eşliği)
iustinianus iustinianus
enstantane uzun tutularak fantastik fotograflar çekilebilir.
şöyle ki makinanızın pozlama süresini 10 saniyeye kurduğunuzu düşünün. yani makinanın perdesi 10 saniye boyunca açık kalıcak ve makina bu süre boyunca ışığı filme yada sensöre alacaktır. şimdi bir de etkileyici bir ortamda birbirine sarılmış iki insan düşünün. burda modellere düşen en önemli görev perde açık kaldıkça kıpırdamamaktır. 10 saniyenin 5. saniyesinde sarılan insanlardan birini hızlı bir şekilde makinanın görüş alanından çıkartın ve etkileyici bir fotograf çekmiş olun. 5. saniyede fotograftan çıkan model, makinanın, modelin arkasındaki görüntüyü de almasına neden olacaktır. bu sayede model hayalet gibi duracaktır. artık etkileyici bir ortamda hayalete sarılmış bir insan kompozisyonunu neyle süslerseniz süsleyin. . .ps müdehalesi olmadan farklı ve etkileyici bir şey başarmış olursunuz.
admine admine
yüksek ayarlandığında sivrisineğin kanadı, rövaşata, uçak manevrası gibi şeyleri net olarak çekebilen, düşük ayarlandığında ışık ve gölge oyunları, resim birleştirme, gece manzaraları, fotoğraf boyama gibi harikalar yaratan, asla otomatik ile değişmeyeceğim fotoğraf makinası ayarı.
artlens artlens
fotoğraf camiasında obtüratör ismiylede bilinir. işığın film üzerine düşme süresini belirleyen mekanik bir sistemdir. bu süreler çoğunlukla saniyelerin birimleri kadardır. örneğin 1/1, 1/2, 1/4, 1/8, 1/15, 1/30, 1/60, 1/125, 1/250, 1/500, 1/1000 gibi. objektifler arası ve perdeli olmak üzere iki tip obtüratör sistemi vardır. obtüratörün iki fonksiyonu vardır.
1.  işık miktarını saptamak
2.  hareketi saptamak
elladan tinuviel elladan tinuviel
diyafram ile kardeş kardeş geçinen bir fotoğraf makinesi özelliğidir. bunu basite indirgemeden şu yazıyı okumak isteyebileceğinizi düşündüm. #2837095

makinenin merceğinin üzerinde kanat şeklinde açılıp kapanabilen bir sistem olduğunu düşünün. diyaframda bu sistemin açıklık aralığını belirleyerek içeri ne kadar ışık girebileceğini ayarlıyorduk. enstantane ise bu açıklığın açık kalma süresidir. kısaca fotoğrafımızın gösterime hazır edilmesi sırasında geçen zamanı belirliyoruz diyebiliriz. işin komik tarafı bu değerler saniyenin 1000'de 1'i gibi değerler. şimdi bu kadar miniminnacık sürelerin fotoğrafımız üzerindeki etkilerini mantıklı olarak inceleyelim.

diyelim bir kuş gördük. hoşumuza gitti çekmek istedik. açtık makineyi şak diye çektik. fotoğrafı bilgisayarımıza attığımızda muhtemelen kuşumuzun gövdesi gayet net, kanatları flu olacaktır. çünkü kuş süratle kanat çırpmaktadır ve bizim ayarlarımız onun hızına yetişememiştir. kısaca bizim fotoğraf hazır olana kadar kuş iki kere kanat çırpmış, makinemiz hangi fotoğrafı gistereceğini bilemediğinden bu iki fotoğrafı üst üste bindirerek faydasız bir çözüm üretmiştir. en basitiyle biz bir tane fotoğraf çekene kadar kuş iki kere kanat çırpmıştır. halbuki bizim amacımız nedir? kuş bir kere kanat çırpana kadar biz bir kere fotoğraf çekmiş olmalıyız.

o zaman işte enstantane ayarı ile oynuyoruz. diyelim saniyenin 100'de 1'i hızında değil de saniyenin 1000'de 1'i hızında bir fotoğraf çektiğimizi düşünelim. eskisine nazaran 10 kat daha arttı hızımız. kuşu çektik. hayal kırıklığı. artık elimizde fludan ziyade kapkara bir fotoğraf olması muhtemel. sebebini bir düşünelim. en başta merceğin üzerinde bir kanat olduğunu ve bu kanatın açılıp kapandığını söyledim. biz o kanadın açılıp kapanma süresini saniyenin 1000'de 1'i yaptık. yani fotoğrafımız için gerekli olan ışık sadece 0.001 saniye süresince merceğe ulaşabildi ve bu cüzi ışık ile makinemiz fotoğraf oluşturmaya çalıştı. ne kadar ışık o kadar parlaklık. fotoğrafımız karanlık çıktı. belki flaş kullanarak bunun önüne geçebilirdik.

tersini düşünelim. gece karanlığı, ya da karanlık bir odadayız. flaş kullanmak istemiyoruz, çok pil harcıyor çünkü. bir de tripodumuz var aslanlar gibi. gündüz netliğinde fotoğraf çekmek arzusundayız. bunun için kameramızı tripoda sabitleriz. enstantane süresini de olabildiğince kısarız. mesela 15 saniye yaparız. bunun anlamı fotoğrafımızın çekilmesinin 15 saniye süreceği, ne kadar uzun bir süre değil mi? özellikle de 0.001 saniyenin yanında. denklaşöre basarız. 15 saniye bekleriz. birkaç saniye de fotoğrafın işlenmesi sürer. en nihayetinde fotoğrafımız kapkaranlık odada gündüz gibi çıkmıştır. ortam aydınlıktır, üstelik flaş kullanmadan. nasıl böyle oldu peki. biz denklaşöre bastıktan sonra makinemiz tam 15 saniye boyunca ışık aldı içeri. ortam ışığı yetersiz olsa bile 15 saniyede fotoğrafı anlaşılır yapabilmek için ışık depo etti. peki tripod ne alaka derseniz onu da şöyle açıklayayım. düşünün bir kere. fotoğrafın çekilmesi 15 saniye sürüyor. sizin en en en ufak bir el titretmeniz fotoğrafın kargacık burgacık olmasına sebep olacaktır. mümkünse tripod kullanımının yanında fotoğrafı 2sn sonra çek gibi bir komut vererek elinizle denklaşöre basarken yapacağınız olası sarsıntının önüne de geçebilirsiniz.

özetleyecek olursak enstatane fotoğraf çekilme süresidir ve 1/8000 sn ile 15 sn arasında değişen değerler alabilir. yeterince ışığınız varsa ve fotoğrafı bir anda durdurmanız gerekiyorsa düşük enstantane süresi(1/1000 mesela), karanlık ortamlarda ve tripod ile yüksek enstantane süresi (2sn mesela) kullanmalısınız.

ev ödevi: karanlık bir ortamda elinize bir fener alıp kameranızın karşısına geçin. enstantane süresini 15sn gibi uçuk bir değer yapın önce. sonra da feneri açıp havaya birşey yazın, çizin. kalp filan yapın. sevgiliye çok güzel hediye olmaz mıdır?
kibrit kutusu kibrit kutusu
fotoğraf makinelerinde perdenin iniş hızı değerini gösteren özellik. obturatorün açık kaldığı sürede objeltiften gelen ışığın görüntüyü etkilediği zaman.

durağan objelerde bu değer düşük tutularak, diyafram açıklığı arttırılır. hareketli objelerde ise(örneğin arabadan çekilen fotoğraf) değer yüksek tutularak fotoğrafa netlik kazandırılır.

değeri oldukça aydınlık bir günde yüksek tutarak çekilen fotoğraf oldukça beyaz(aydınlık) olur; fakat karanlık ortamda veya loş ışıkta düşük değere ayarlanmış makine ile elimize alarak olağan üstü fotoğraflar çekebiliriz (bkz: fotoğraf boyama).
aynı zamanda yüksek değer ile hareket eden cisimlerden harika görüntüler çıkabilir. örneğin uçan bir kelebeğe poz vermiş gibi bir görüntü yakalayabiliriz.
apranax apranax
üst kirpikle alt kirpiğin birleşmesindeki göz kapağının hızıdır. geceleri daha bir düşer, ağırlaşır, uykusu gelir. gündüz ise kapandığı gibi açılır, hızına yetişebilene aşk olsundur.
heee, gece gözü açık sevişmek isteyenler içinde ayarlar mevcuttur elbet *
yormaneycaneycaney yormaneycaneycaney
perdenin açılıp kapanma hızına “enstantane” denir.

öncesinde bilmemiz gereken bir kavram daha var. örtücü manasındaki obtüratör. diyaframdan geçen ışığın film veya ccd sensörü ne kadar süre ile etkileyeceğini belirleyen, zamanlayıcıya deniyor..

obtüratörün iki fonksiyonu var:

- ışık miktarını saptamak
- hareketi saptamak

enstantane kavramı obtüratörün hızı oluyor.

gelişmiş makinelerde, yani günümüz dslr'larında genellikle 30 saniye ve 1/8000 saniye arasında değişken değerler alır.

edit karamsar oylayan arkadaşlara kafam girsin. vereceksen adam gibi eksi ver bari. bilmiyorum ne olacak
pisiletli nnca pisiletli nnca
fotoğraf makinelerinde ışığın ne kadar süre geçeceğini belirleyen zaman. ideal enstantane diye birşey yoktur. diyafram açıklığına göre dengelenmesi gerekir. fotoğrafı çekilecek nesne hareketli ise mümkün olduğunca kısa bir zaman dilimi seçmek gerekir. durağan nesnelerde daha rahat bir zamanlama seçilebilir. ışığı kontrol edebildiğiniz sürece, bütün parametreleri esnetebilirsiniz aslında. zaten bir noktada sanatsal değeri olan çekimler yapabileceğinizi farkedeceksiniz.