ermeni soykırımı

1 /
rahatsız rahatsız
1915 yılında ermeni tehciri sırasında gerçekleştirilen kıyımın, (türkiye dışındaki) dünya kamuoyu ve akademik çevreler tarafından soykırım olarak tanımlanmasıdır. bizdeyse genelde resmi tez gereği başında bir "sözde" ilavesiyle anılır.
krem karamel krem karamel
gerçekte olmayan şey.
avrupanın türkiyeye kabul ettirmeye çalıştığı bir iddia.tamam,belki o dönemde toplu ölümler olmuştur ancak bu karşılıklı olmuştur ve kesinlikle soykırım değildir.bizim sürekli örnek almaya çalıştığımız,daha doğrusu özendiğimiz avrupanın elinde yeterli delil olmadığı halde kabul ettirmeye çalıştığı çirkin bir itiraftır yalnızca.
bazı zihinler "almanlar da yaptılar ama inkar etmiyorlar" şeklinde benzetme yaptılar.nasıl oluyor da nazilerle karşılaştırılabiliyoruz anlamıyorum.
"kabul etsek ne olur"muş!!ne olacağı o zaman görülecek.kimbilir ne tür tazminat isteyecekler!

ne zorluklarla elde ettiğimiz özgürlüğümüzü,ülkemizi bu zihinlerden arındırabilsek keşke...
bukalemun bukalemun
ermeni çetecilerin tutuklandığı 24 nisanı sözde yıldönümü olarak anılan ,sözde soykırım.akademik çevrelerce kabul edilmişliği falan yoktur.hatta ermeni hükümetince mevzuunun tarihçilerin oluşturacağı bir komisyonca incelenmesi de reddedilmiştir.ermeni diasporasının siyasi baskıları ile ayakta durmaktadır. terminatör arnold gibi osmanlı tarihi hususunda engin(!) akademik araştırmaları olan ecnebi valiler,senatörler,vekiller tarafından kabul görmüştür.
bukalemun bukalemun
tabi bir de türk resmi tezine parelel birşey söylemeyi ayıp sayanlar için savunulası en azından reddedilmemesi gereken olaydır.konu hakkında fazla bir bilgiye sahip olmaya gerek yoktur.dünya hükümetleri tanıdığına göre vardır.reddedersen faşist olursun mazallah.
pelin87 pelin87
yahudi soykırımıyla iligli avrupadaki bazı müzeleri (özelllikle auschwitz) gezmiş olanlar dikkat ettilerse fark etmişlerdir ki hiç bir yerde "alman ordusu" ya da "almanlar" gibi kelimeler kullanılmamıştır.(bkz: ben gezdim gördüm havası) sürekli. nazi. ss. hitler' forces denmiştir.

hatırlatayım ki hitler denilen şahıs almanyada seçimle işbaşına gelmişti.hatta yapacağı şeyler ortadayken de daha da güçlü oylarla gelmişti. ama ermeni soykırımını yapan insanlar ne türkler ne de başka birisi oyladı. ya da tamam böyle bir soykırım olmada ama bu "ermeni savaşı" esnasında anadolu sınırları içinde yaşayan hiç bi vatandaşın söz söyleme hakkı bulunmadı.

gel gör ki o çok sevigli avrupa birliği kesinlikle almanyaya yaptığı muameleyi türkiyeye yapmaz ve heryerde sürekli ermeni soykırımını türkiye adıyla anar.
biz de bundan başına "sözde" kelimesi kullanarak kurtulmaya çalışırız.

stratejinizi yiyim . ben de bundan sonra bu tür tartışmalarda ab taktiği izleyecğeim ve de "enver forces" "terrakis" "sultan army" gibi sikik sokuk kelimler kullancğaım .

hitler forces nedir lan abcim. sanki klonlar öldürdü milyonlarca insanı küçücük bi köyde. (bkz: star wars)
malkoçoğlu malkoçoğlu
ermenilere soykırım yapıldı mı yapılmadı mı tartışmaları süredursun bu işin içinden çıkamazken, yapıldı diyemez yapmadık hiç diyemezken eloğlunun türkiyenin adı geçen her toplantıda siyasi malzeme haline getirdiği, artık çeşitli ülke parlamentolarında adı yasalarda geçmeye başlamış haleti ruhiye..

biz hala popülist takılalım, tartışmaktan bile yoksun olduğumuzu bütün dünyaya gösterelim, merak ettiğim şey şu;

arşivlere dayalı bilimsel çalışmalar yapıldığında önyargı ve siyasi yaklaşımların etkisini azaltacağı kaç insanoğlunun aklına gelmiyor? tarihi konular ve olaylar hakkında hüküm verebilmek için, tarihin otantik kaynakları olan arşivler, tarih araştırmacıları için gerçek belge niteliğindedir.. belgelerin tarihi gerçekleri siyasi, ideolojik ve önyargılı yaklaşımlardan uzak bir şekilde aydınlatmaya çalışmaktan uzak oldukça iyice boka sarıyor herşey..
onurene onurene
vardır veya yoktur tartışmasını bizim değil tarihçilerin yapması gerektiğine inandığım olay. işin en kötü yanı ise ermeni soykırım tasarılarının batılı ülkelerce bir siyasi koz olarak kullanılmasıdır.
splendid splendid
fransa'da bahsi geçen soykırımı inkar edenlerin ülke sınırı içinde tutuklanacakları yönünde çıkarılan yasadan sonra hrant dink 'in " fransa'ya gidip soykırım yoktur diyeceğim ilk beni tutuklasınlar" dediği olay.

tarihçiler bu konuda farklı tezler savunuyorlar. bunlardan bir tanesi talim-i alaman adı ile geçmektedir. meşhur almanların yenildiği için bizim de yenilmiş olduğumuz ?! o dönemlerde ordudaki alman tesirinin kuvvetli olması ve toplu katliamların (bkz: holokost) alman tarzı olması sebebiyle gerçekleştiğini savunan bir tezdir.

daha detaylı bilgi için belki de taner timurun türkler ve ermeniler isimli kitabına göz atmak daha yerinde olacaktır. ayrıca kaynak taraması yapacak arkadaşlara naçizane söylemek istediğim 2000 yılı öncesi yazılmış kitapların daha dolu bir içeriğe sahip olduğudur. zira 2000 de patlak veren tartışmaların populerliği artığından gaza gelip de uzman olmadan kolları sıvayanların kitapları ile dolu ortalık. bu durum da araştırma yaparken sayfalarca okumanıza ve aradığınızı bulamamanıza neden oluyor.
xix xix
hocalı katliamı ile çok yakın arkadaş olan hadise. nerde ermeni soykırımı lafı geçse hemen hocalı katliamı anılır, bir bakınız verilir olay çözülür. vicdanlar rahatlar sonra havaya birkaç el ateş edilip evlere dağılınır. çünkü resmi ideoloji öyle diyor, "soykırım sözdedir ulan", devlet baba bana yalan söylemiş olamaz değil mi? bu refleksi de öğretmiş herhal. hayır yani aralarındaki ilişki nedir? birbirinden bağımsız olaylar değil mi bunlar? hocalı katliamı soykırımla sadeleşiyor mu? bir soykırımı haklı mı çıkarıyor yoksa tarihten mi siliyor?
1 /