ermenilerden özür diliyorum

1 /
sahipkıran sahipkıran
cemil meriç bizim aydınlarımızı tanımlarken batılı dostları gücenmesin diye hazinelerini saklayan bir çocuk teşbihinde bulunur. cemil meriç'in bu ifadesine haddim olmayarak bir de aydın görünme sevdasındaki gençlerimizin sadece batıya değil, her türlü gayr-ı türk unsura yamanma çabalarını eklemek gerektiğini düşünüyorum.

bir devlet düşünün bir kurtuluş mücadelesi veriyor, topyekün harp içinde. eli silah tutan tüm erkekler cephede savaşmaya gitmiş, köyler yaşlı, kadın ve çocuklardan ibaret. cephede savaşılan en kesif ordular yetmezmiş gibi bir de cephe gerisinde köylere baskınlar yapab ve savaştığınız ordulara enformasyon gönderen bir grup var. bu devlet bunlara karşı önlem almakla suçlanamaz, bu devletin nefs-i müdafasıdır.

bunlara önlem olarak bir tehcir kararı alıyor devlet. tehcirin business class trenlerde gerçekleşmediği doğrudur, ancak bu devlet binlerce askerini maddi imkansızlıklar yüzünden tek kurşun atmadan şehit vermiş bir devlet. tüm bunlara rağmen bab-ı ali'den kesin bir dille güvenli bir şekilde tehcirleri tamamlansın emri geliyor. işin tarih kısmına bakacak olursak göreceklerimiz, devletin nefs-i müdaafasından öte birşey değildir, harp içinde maddi imkansızlıklarla boğuşan bir devletin bu kadar önlem alması bile devletin dna'sına işlemiş hasletlerden geliyor.

tarih kısmının hülasası, tehcir devletin nefs-i müdafasıdır, evet onlar silahlanmasaydı olay çıkmazdı, bu kadar basit.

günümüze gelecek olursak, şunu aklınıza koyun, hukukun belirli öngörülmüş kuralları vardır, bunlar sizin vicdanınızın tatmin olup olmamasına göre işlemez. hukuk dünyası sizin vicdanınızı tatmin etmiyorsa eğer bu ontolojik bir tartışmadır, seçilmiş olaylar üzerinden değerlendiremezsiniz. hrant dink'in katili adam öldürme cezası neyse onu çekecek, diğer adam öldürenler gibi. hukuk sizin hakkettiği gibi anlayışınıza bırakılmayacak. zira eğer bu zaviyeden bakacak olursanız güler zere'nin af edilmesi de benim vicdanımı tatmin etmemiş ve nazarımda o ölü hak ettiği gibi ceza çekmemiştir. gerisi öte tarafa.

devletler arası ilişkilere gelince, diplomasinin tüm kanallarını kullanan ermenistana karşı karşılıklık beklemek en doğrusudur. hatta bu bağlamda ermeni açılımı denen siyasetin de karşılık alınmadan uygulamaya konmasının büyük bir hata olacağını not etmekte fayda var. ermeniler şu an tek kelime ile açılacak sınır kapısına muhtaç iken burunlarından kıl aldırmıyorsa bunu iyi tahlil etmek gerek.

orhan pamukla alakalı bir sorun olursa, kendisi ermeni değil, ermenilerden özür dilemek gerekmez merak etmeyin. esasen bu millete özür borcu olan o ya, neyse.
paleface paleface
her şeyin karşılıklı olduğunun dibine kadar bilinmesi gereken mevzu.

hümanist duygularla diyelim ki, "evet arkadaş özür dileyelim" ancak, bunlar ortak acılardır. peki, siz tehcir öncesi olanlardan için bırakın ermeniler özür dilemesin, "ey ermeni çeteler tarafından katledilen binlerce insan evladı, sizler doğrandığınız için, rusların "bağımsız ermenistan" vaadi için sizleri kesen çeteler sebebiyle tehcir edilen halktan özür dilediğimiz için, sizden de özür diliyoruz." diyebiliyor musunuz?

çok değil 5-6 yıl evvel kıbrıs'ta olanları aklınıza getirin de "karşılıklık ilkesi" denilen kavramın ne denli önemli olduğunu anlayın. "ne alaka kıbrıs" diyenlere belirtelim. kuzey kıbrıs 6 sene evvel "yes be annem" dedi. rum tarafı "yok be anam" dedi. rum tarafı ab'ye girdi. o konuda sıkıntı yok girer ancak, ab "kuzey "evet" der, güney "hayır" derse, kuzey'e uygulanan ambargolar gevşetilecek, mali yardım yapılacak" sözünü 6 yıldır yerine getirdi mi?

ermenistan anayasa'sının bu ülkenin toprak bütünlüğü aleyhine olan maddeleri ne çeşit bir şeydir?

o değil de, o döneme bir bakın hele. bu topraklarda tek bir toplum var, osmanlı toplumu. nasıl bir olaymış ki, herkes müthiş insancılmış, ama bu toplumun unsurlarından türkler caniymiş...

ve osmanlı toplumunu da "türkler, rumlar, ermeniler, araplar, süryaniler, kürtler" diye ayırarak sözüm ona milliyetçiliğe, faşizme geçit vermiyor arkadaşlar.

mikro-milliyetçilik faşizmin babasıdır.

balkanlarda kesilen insanlardan kimse özür dilemesin. doğu'da kesilen insanlardan kimse özür dilemesin. kıbrıs'ta 20. yüzyılın göbeğinde toplu katliam yapanlar özür dilemesin. "özgürlük" ayaklarıyla emperyalizme uşaklık edip, kendi halkının gelişmesini engelleyenler özür dilemesin. daha 17 sene evvel karabağ'da katliam yapanlar özür dilemesin. ermenistan sefillikle boğuşurken tek varlıkları, tek çimentoları "trajedi üzerine siyaset" olan ermeni diasporası, ermenistan için para harcamaktansa, bu iddianın kabulü için para harcamalarından ötürü açlıkla boğuşan soydaşlarından özür dilemesin.

vakt-i zamanında taş üstünde taş, baş üstünde baş koymayan cengiz han için bugün moğollar özür dilesin bu arkadaşların mantığıyla. timur adına özür dilesinler tüm hümanist duygularla. yunanistan varlığının kaynağı olan rum çeteler adına, kestiği insanlardan özür dilesin gıyabında.

bu iddiaya kaynak olan mavi kitap ingiliz savaş propaganda bürosu tarafından yayımlanan bir kitaptır. bu da ingiltere tarafından resmi olarak da kabul edilmektedir. bunu 1. dünya savaşı sırasında ingilizler önce almanya'ya sonrasında osmanlı devleti'ne karşı kullandılar. sonra dünya başka bir sürece girdi 2. dünya savaşı patlak verdi sonrası soğuk savaş. soğuk savaş döneminde rusya kullandı aynı kaynağı. sonra olay daha değişik şekilde sıçramalar yaptı. ermeni diasporası abd'de ciddi bir güç kazanınca abd başkanlığına aday olan her kişi mavi boncuk dağıtmaya devam etti. eğer bugün türkiye'nin ab gibi bir iddiası olmasaydı, türkiye'nin ab üyeliğine karşı olan ülkeler bu kadar rahat şekilde sözde soykırım ile ilgili yasalar çıkaramaz, kararlar alamazlardı. ilgili kararların en büyük dayanağı "bu canileri birliğe nasıl alırız?" diye hesap sorma girişiminden ibarettir. abd 100 sene evvel gerçekleşen olay için her yıl anma töreni düzenlerken, bugün filistin'e israil'in yaptıkları karşılığında "kınama" bile yayımlamamaktadır ki, işlerin neye göre olduğunu görün...

velhasıl, tamam hümanist olalım ve özür dileyelim ama hep beraber özür dileyelim! birbirimizden özür dileyelim! "ulan bir emperyalizm bokuna hayatımızı siktiler be kardeşim" diyelim. ama bunu hep beraber yapalım. yoksa sadece ben yaparsam, tekmeler başlar.

bugün ermenistan'daki adam "benim dedem bunları kesti, sonra da bunların devleti -ki, o dönem onun da devletiydi- benim dedelerim yüzünden, bütün dedelerimi sürdü ben dedelerim adına özür diliyorum, onlar da benim dedelerimin yaptığı insanlıkdışı hareketlere cevap olarak olmayacak önlemler alan dedelerinin devleti için özür dilesinler" desin, eyvallah...

ama kazın ayağı öyle değil kadrdeşim. dünya hiç anlamadığın kadar, hiç de anlayamayacağın kadar karşılıkları üzerine bir düzende kurulu. bugün dünyanın en cani devleti sırf karşılıklar uğruna "savunma hakkına sahip" ilan edilir, en masum devlet de "senin 7 göbek deden 300 sene evvel adam kesmiş" diye özre zorlanabilir.

ve dünya hiç anlamayacağın kadar da ne hümanist, ne temiz, ne de masum. kusura bakma köprüde buluşacaksak iki taraftan da eşit koşmaya başlamalıyız. ben önce koşmaya başladığımda köprünün ortasına gelmeden karşı taraftaki ipi kestiğinde beni kurtaracak olan olacak mı?
hiperaktif kaplumbaga hiperaktif kaplumbaga
özür diliyorum!! evet ermeniler tarafından şehit edilip, başı baltayla kesilen, iplerle bağlanıp işkencelerle öldürülen tüm insanlardan özür diliyorum. özür diliyorum, tecavüze uğrayan kadınlarımızdan, ermenilerce defalarca üstlerinden geçilen tüm kadınlarımızdan evet.
ben özür diliyorum arkadaş... uzuvları köy boyunca direklerde sergilenen tüm insanlardan özür diliyorum işte. yakılan insanlarımızdan, masum yavrucaklardan, ermeniler tarafından burunları kesilmiş, bıyıkları yolunmuş ve karınları deşilmiş türk askerlerinden evet sizden de özür diliyorum. hasankale de baltalarla katledilmiş masum köylüler sizlerden de...
erzurumda ermeniler tarafından türklerin toplanarak yakıldığı konak içinde yer alan yurttaşlarımız sizlerden de.. erzincan da katledilen askerlerimiz sizleri de unutmadım.. şehit edilerek su çukuruna atılan mahmut ağa sana da selam olsun..
ve yine birbirine bağlanarak öldürülen kadınlarımız ve yavrucakları sizden de özür diliyorum..
hamile kadınlarımız... evet sizden de özür diliyorum... karınlarınızı deşip bebeklerinizi gözleriniz önünde öldürdükleri için..
çocuklar... yurdumun masumane evlatları sizden de özür dilerim.. gözlerinizin önünde analarınıza tecavüz edilip sizi de öldürdükleri için..

evet şehitlerim, şehitlerimiz.... hepinizden ermenilerden özür dileyenler adına özür diliyorum!!!

ruhunuz ağlar bilirim şimdi.. işitirim toprak altında haksızlığa karşı attığınız çığlıkları..

tanım: tarih bilmeyen, okumayan, kolaya kaçan insancık söylemi.

not: ermeni tehciri bütün kayıtları ve kanıtlarıyla osmanlı arşivlerinde mevcuttur.
aragorn aragorn
illa biri özür dileyecekse o insanların mallarını yağmalayan ,öldüren kürtler ermenilerden özür dilemelidir.bu işe karışmış olan kürt aşiretlerinin torunları özür dilesin.
nickini unutan kız nickini unutan kız
devamı ''çünkü zamanında atalarımız soykırım yapmadıkları için şu an orda burda milletin köpeği gibi sürünmelerine sebebiz biz..keşke yapsalarmış lan,bu kadar dünyayı çalkaladıklarına değerdi.gerçi soykırım olsa ermeni diye bir şey olmazdı o da ayrı bir konu.'' diye getirilmesi gereken cümle.bir de bizlere ırkçılık yapıyorsunuz diye söyleniyor millet.asıl ırkçılık yapan sizlersiniz.1992de bosnada binlerce müslüman soykırıma uğrarken,uzak değil ya 1992 diyorum ! her türlü imkanların olduğu,avrupa'nın göbeğinde insanlar soykırıma maruz kalırken nerdeydiniz ? ama tabi onlar müslümandı,işinize gelmedi değil mi ? siz anca olmayan soykırımlarla kendinizi kandırın.
st37 st37
insanların diledikleri özürden bile bu kadar sinirlenebilmeyi başaranların ermenileri iyi bir şekilde yolladığını düşünmek adıma inanması oldukça zor.

tanım: kimseyi sinirlendirmemesi gereken, beyaz güvercin sayısını arttırabilecek özürlerdir.
1 /