ermiş antonius ve şeytan

pink flamingo pink flamingo
"bilgisizlik kendini büyük görmenin köpüğüdür."

flaubert'in aralıklı olarak üç kez yazma girişiminde bulunarak nihayet 3. girişiminde son halini bizlere sunduğu kitabı. ilk kitabın üzerinden geçen iki yıldan sonra yazdıklarını yeniden okuyarak kitabı yarıya indirmiş, aradan onsekiz yıl geçtikten sonra ise eklemeler ve çıkarmalarla kitaba son halini vermiş. öyle titiz çalışmış işte bu kitap üzerinde. gerçi tam kitap da değil, tiyatro oyunu demek daha doğru olur.

tanrı'ya bağlı bir ermiş olan ve succubi'ye (ortaçağ şeytanı) rağmen asla tanrı yolundan ayrılmayan antonius'un, bilim metaforu olan hilarion ile yolunun kesişmesini ve onun sayesinde kendini hatta dünyayı daha iyi tanımasını anlatır. . "benim isteklerimin sınırı yoktur. …….ruhları kölelikten kurtararak, dünyaları tartarak, kin duymadan, acımadan, korkusuz, sevgisiz ve tanrısız ilerlerim yolumda... benim adım bilimdir. " diyen hilarion'un antonius'un fikirlerini değiştirmeye başlaması, karşısına koyduğu tanrısızlık ve bilim kavramları ile ve bunları ispatlamak için onu çıkardığı dinsel bir gezi sayesinde olur. kitap muazzam. her açıdan tatmin ediyor okuyanı. mitoloji ve dinler tarihine doyuruyor. manipülasyon olgusu çok az kullanıldığı ve devrinin çok da yumuşak havası altında yazılmadığı halde kesinlikle kafa karışıklığı yaşayanların tüm sorularına cevap veriyor.
god on trial'ı izleyenler filmin birdenbire bitmesi karşısında tam olarak ne anlatıldığını kavrayamadılarsa bu kitabı okusunlar derim. neredeyse filmle birebir olan konusu, çok daha ayrıntılı ve doyurucu anlatılıp nihayete eriyor.

kitabı okuduktan sonra eğer bulabilirseniz sabahattin eyüboğlu'nun kitap üzerine olan incelemesini de atlamayın derim. çevirisini yapmakla kalmamış detaylı bir flaubert ve antonius incelemesi de yapmış.