eroin

6 /
beynimde sevişen filler beynimde sevişen filler
normal psikolojik yapıya sahip insanlar 7 iğne dozundan sonra bağımlılık yaratmaktadır. saf eroin beyaz renklidir ama satılan eroinler kahve, bej rengindedir. bunun da nedeni içine nişasta, pudra şekeri, tebeşir tozu katılır. enjekte etmeden önce çay kaşığına limon suyu sıkılıp, kaynatılmasının nedeni de bu diğer maddeleri yok etmek içindir. bağımlı insanlarda krize yol açmasının nedeni, vücudun doğal ürettiği endorfin hormonunu bloke etmesidir. eroin kullanıldığına vücut kendi doğal uyuşturucusunu bıraktığından eroin isteği artmaktadır. golden shot, denilen altın vuruşun nedeni de, bağımlı insanların kullandıkları eroindeki saflık derecesini belirleyememelerinden kaynaklanır, bu durum solunum sisteminin durması sonucu şekillenir. 1 kg afyondan 500 gr morfin, 500 gr morfinden de 250 gr eroin elde edilir. aynı zamanda aspirin ile eroinin de mucidi, felix hoffman'dır.
dansedenucube dansedenucube
kullanıldığında müthiş bir özgüven veren(müptelalarının açıklamalarından alınmıştır) ama g*tünüzden kan alınmasına sebep olabilecek, kullanılmasını kesinlikle tavsiye etmediğimiz yarım kilosu 3,5 milyon olan maddedir.
denizbalinası denizbalinası
1930 lı yıllarda ülkemizde de üretilen ve ağrı kesici olarak kullanılan meret. dönemin mecmualarında reklamı bile yapılan eroinin, fabrika çalışanları üzerindeki olumsuz etkisi gözlendiğinden ve sıkı bağımlılık yaptığının keşfedilmesinden sonra üretim yapan iki fabrika kapatılmıştır.


benimdeğil benimdeğil
beyaz toz halindedir. suda erir ve morfin 'e çok benzer. eroin (heroine)'e alman kimyacılar diacethylmorphine ismini vermişlerdir. anlam olarak ilk önce 'heroque'(cesur, asil yürek) sonra etkisi büyük ilaç anlamında kullanılmıştır.
başlangıçta, morfinoman' lar da çok sık görülen akciğer tüberkülozunda, öksürüğün tedavisinde kullanıldı. ilk başlarda morfin 'in gölgesinde kalsa da kısa süre sonra korkunç bağımlılığı saptandı.
1914 te 1. dünya savaşı başlamadan önce, almanlar gizli gizli fransa ya bol miktarda eroin göndererek halk tarafından kolay ve ucuz sağlanmasına olanak sağlayarak fransa 'nın savaş gücünü azaltmayı amaçladılar. bu tür denemelerine 2. dünya savaşı sırasında da yapmışlardır.1925 cenevre anlaşması ile ülkeler arası denetim sağlanmaya çalışılmış 1946 da tüm dünya da üretilen 500 kilo eroin 1953 te 150 kiloya düşürülmüştür.
1970 de fransa araştırmalar dışında eroin üretimini ve satımını yasaklamıştır.
türkiye de1936 yılından sonra yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. bunun nedeni ise bir japon firmasına türk afyonundan eroin yapmak için hükümetten izin alıp fabrikaların kurulmasıdır. (istanbul da taksim yakınlarında mecidiye kışlası) özellikle fabrika işçilerinin ve yakınlarının şiddetli bağımlılık belirtilerinden sonra atatürk başkanlığında toplanan bakanlar kurulu eroin satışını yasaklamış ve fabrikaların kapatılması kararını almışlardır.1953 yılında 6120 sayılı kanunun tck 'un 403 ve 409'cu maddeleriyle ağırlaştırılması ve imalatının 'idam' cezasına çarptırılacaklarının belirtilmesi üzerine imalat yavaşlamıştır. günümüzde ise hala afyon ekimi yapılan bölgelerimizdeki köylerde, ufak imalathanelerin olduğu söylenmektedir.
eroin afyonun içinde bulunan alkaloitlerden bir tanesidir. baz morfinin asetik asit ile birlikte ısıtılması ve diğer kimyasal işlemlerden sonra oluşur. bileşiminde asetik asit olduğu için eroin normalde sirke gibi kokar. gevher, süprüntü, beyaz cevher, şey, kar, sır, oğlan gibi argo isimleri vardır. eroin, beyaz, gri, koyu gri, kahverengimsi gri, fildişi, kahverengi renklerde ve toz şeker gibi küçük kristaller halinde veya un gibi toz halinde olabilir. bu renk farklılıklar içerinde bulunan katkı maddelerinin miktarına göre değişir. bir doz eroinde ( normalde 100 mg) %10 eroin ve %90 şeker, nişasta, süttozu, parasetomal, kinin, vb. katkı maddeleri bulunur. eroin, uyuşturucu maddelerin en kuvvetlisi ve dolayısıyla da en tehlikelidir. morfinden 2 ila 10 defa daha kuvvetlidir. eroin bilinen uyuşturucu maddelerin en fazla ve çabuk alışkanlık meydan getirenidir. ufak bir iki deneme kişiye eroin kurbanları arasına almayı kâfi gelir. eroin kullanmaya alışmış kimse 6-8 saatte bir muhakkak bu zehri almak mecburiyetindedir. aksi takdirde çok ağır kriz halleri baş gösterir. eroin çoğunlukla buruna enfiye gibi çekilerek alınır. ayrıca bir sigaranın yanan ucu toz halindeki eroine daldırılır. eroinin yere düşmemesi için baş hafif geriye çekilir ve içilir. bundan başka alüminyumlu kâğıt üzerindeki eroinin alttan yakılarak çıkan dumanları da teneffüs edilebilir. zamanla yeterli para bulamayan bağımlı daha az miktarda daha çok etkiye ulaşabilmek için eroini damardan enjekte ederek almaya başlar. eroinin içine çeşitli maddeler katılarak salığı bozulmakta, bazen dozaj çok düşmektedir. saflığı bozulan eroin, müptela tarafından arzu edilen canlılık hissini ancak damardan enjeksiyon yoluyla alındığı zaman sağlar. ancak eroin müptelalarının sokaktan satın aldıkları eroin, alışageldikleri yüzdeli eroinden daha fazla eroin ihtiva ettiği zaman ölümler meydana gelmektedir. eroini kullanan bir kimsedeki zehirlenme belirtileri morfin kullananlardakine benzemektedir. fakat bu morfinin tesirinden çok daha şiddet ve kısa zamanda ortaya çıkmaktadır. çünkü eroin morfine nazaran ortalama 5 misli daha kuvvetli bir zehirdir. eroine iyice alışan ve kriz devresine giren bir eroinman, artık ilk günlerde tatmakta olduğu yalancı keyif halini de bulamaz olur. artık onun eroin kullanması yalnız fena tesirinden kurtulmak ve bir nebzecik rahat edebilmek içindir. eroin kullananlarda morfinde olduğu gibi terler, çarpıntı başlar, vücudu kırılır, diz, bel ve başında şiddeti ağrılar başlar, iştahı kapanır çalışma gücünü kaybeder. büyük bir üzüntü ve keder duyguları içinde yatağa düşer. renkleri uçuk, ağızları kuru, nefesleri kesiktir. dalgın bir haldedirler, dünya ile alakaları kalmamıştır, gözlerindeki canlılık alametleri kaybolmuştur. yaşayan bir ölüden farksızdırlar ve bu halden kurtulabilmek için yeniden eroin kullanmak mecburiyeti duyarlar.

toplum tarafından dışlanmaktan korkan bağımlı, enjektör izleri belli olmasan diye ağız içi enjeksiyonu veya ayak bileklerine iğne yaparak maddeyi kullanabilir.
beste çalan mahur beste çalan mahur
günlük maliyeti 150 lira sanırım.

ya da porsiyonu 150 lira. ikisinden biri, hangisi bilmem. belki günlük porsiyonu 1 ve ikisi aynı şeydir.

neyse, leş bir şey. anladığım kadarıyla da tedavisi yok yani var ama yok. çok kolay tedavisi var, yatırdık hatunu, 4 gün uyutacaklar sonra bla bla. temizim diyecek ama sonra bir bakmışsın yine titriyor elleri. tedavisi yok yani nasıl olsa başlıyor tekrar.

benim önerim bu sefer hastaneye yatmaması yönünde olmuştu, ona kendi ellerimle 3,4 günlük acıyı yaşatmak istemiştim. belki de yaşaması gerekiyor o acıyı. belki ihtiyacı o acı. tıp farklı düşünüyor kişi korkuyor belki ama insan o acıyı yaşamalı. eminim birgün tekrar başlayacak ve bu sefer onu acı çekmeye ikna edeceğim.

nevşehir bu konuda başarılı sonuç veriyormuş. bakalım yatırdık, inşallah rab bir daha yaşatmaz ama nedense umudum yok, herkes tekrar düşecek bu bataklığa öyle görünüyor.

sen yaşa hatun, sevgim seninle.
6 /