eşref kolçak

premature bebek premature bebek
bursa'ya bağlı küçük kumla tatil beldesinde karısı ve kedileriyle hayatını devam ettiren oyuncu.bu beyefendinin kokoş bir eşi vardır,her akşam üstü arkadaşlarıyla poker partileri düzenler.bir de eski yeşil bir mercedesi vardı ama son gördüğümüzde boyatıp siyah yapmıştır.sessiz sakin bir adamdır.
kuala kuala
kumla'da yaşar süslü eşi özcan kolçak çok güzel şarkı söyler... sabahları 07.00'de yuzer çok beyefendidir ve çok iyi bir dansçıdır.
tembel tembel
bir sandalye komponentini soyadı olarak seçen kafa yapısını oldukça merak etmeme neden olan duayen oyuncu.

edit: güzel türkçemizde cesur, mert, yürekli anlamlarını içermeyen herhangi bir sözcük var mı acaba?
anneanne anneanne
siyah beyaz dönemin unutulmaz sanatçısı. hala çok sevilendir. bu arada soyadını kendi mi seçmiştir bilinmez ama, tdk sayfasına göre oldukça farklı anlamlar içermektedir.

kolçak, -ğı
a. 1. yalnız başparmağı ayrı, diğer dört parmağı bir örülmüş yün eldiven. 2. koltuk veya iskemlenin kol konacak parçası: “pencerenin karşısında, kolçaklarından biri kopuk, sallanan iskemleye oturmuş, iki eliyle sağlam kolçağa sıkı sıkı sarılmıştı.” -a. kutlu. 3. ceket veya gömlek kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk. 4. kadınların dirseklerine kadar taktıkları basmadan yapılan süs eşyası. 5. kola geçirilen işaretli bağ, pazubent: kızılay kolçağı. 6. tar. zırhın kola geçirilen parçası.

güncel türkçe sözlük
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak
1. ceket, gömlek ya da elbise kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk. 2. gömleklerin kol ağzına dikilen parça. 3. subay larda rütbeyi göstermek üzere ya da süs olarak elbisenin omuzlarına takılan işaretli parça, apolet. 4. eldiven. 5. kadınların iş yaparken giydikleri giysi, önlük. 6. dizlere kadar giyilen tabansız çorap. 7. cepken, yelek, içlik gibi kolsuz giysi. 8. eskiden gelin elbiselerinin kollarına yapılan sırma işlemeli süs. 9. pantolonun diz ve arkasına vurulan yama. 10. kol ve dirseğe vurulan yama.

türkiye türkçesi ağızları sözlüğü
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak
kirman eğirirken kola sarılan yapağı.

türkiye türkçesi ağızları sözlüğü
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak
kollara çoğunlukla dirsekten yukarıya takılan bilezik.

türkiye türkçesi ağızları sözlüğü
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak
ince çubuktan örülmüş, yandan kulplu büyük sepet.

türkiye türkçesi ağızları sözlüğü
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak
mısır koçanı.

türkiye türkçesi ağızları sözlüğü
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak
1. küfeyi taşımak için bağlanan ip. 2. koyunların kaçmalarını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip.

türkiye türkçesi ağızları sözlüğü
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak
dağların yamaçlarında ocak şeklindeki oyuk ya da çukur.

türkiye türkçesi ağızları sözlüğü
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak
bir çarkı döndürmek, çevirmek için ona takılan demirden ya da tahtadan kol.

türkiye türkçesi ağızları sözlüğü
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak
yiğit, mert, yürekli.

türkiye türkçesi ağızları sözlüğü
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak
kola takılan ziynet eşyaları

türkiye türkçesi ağızları sözlüğü
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak osm. kolçak
genellikle koltuklarda, bazen de sandalyelerde bulunan, kol dayamaya yarayan eleman.

bsts / ağaçişleri terimleri sözlüğü 1968
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak
zırhın kola geçirilen parçası.

bsts / tarih terimleri sözlüğü 1974
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak
[golçak (ı) -3]: eğirmek üzere kola takılan yün demeti. (yassıören *senirkent -ısparta; saçıkara *islahiye -gaziantep) [golcak (ı) -3] : (mamatlar *eğridir -ısparta)

bsts / zanaat terimleri sözlüğü 1976
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak, (kolçağ)
kola geçirilen kılıf

tarama sözlüğü 1969
--------------------------------------------------------------------------------
kolçak köken: t.
cinsiyet: erkek
1. yiğit, mert, yürekli, koçak. 2. kola geçirilen kolluk.

kaynak: tdk
mgun mgun
gidişiyle üzen eski toprak... dileriz gittiği yerlerde huzuru ve çok sevdiği eşiyle oğlunu bulur... toprağı bol olsun...