evlenmeden aynı evde yaşamak

1 /
kır bahçesi kır bahçesi
evliliğe giden süreçte birbirini daha iyi tanımak için yapılacak güzel hareketlerdendir.

sonra evlendi boşandı olayları böyle olursa azalacaktır.
albert albertino albert albertino
insanlar evlenmeden önce aynı evde yaşasalar bile bu kontrollü bir yaşam alanından ibaret oluyor. kişiler tam olarak özgürce ev içerisinde hareket edemiyorlar. ancak evliliğin bir kaç ayından sonra tamamen tek yaşıyormuşcasına özgürce hareket ediyor. onun için evlenmeden aynı evde yaşamak. aslında özgürce yaşamak değildir. evde insanın üzerinde ister istemez bir baskı oluşturmaktadır.
seniburdakimseduyamazbebek seniburdakimseduyamazbebek
harika fikir. bence, sonuçta bir insanı arada hiç bir anlaşma olmadan aynı evde kalmaya ikna edebiliyorsanız bu evlilik denen şeyin hiç de önemi olmadığını gösterir. böyle bir imkanı olan değerlendirsin. fakat durum şu ki; 30 yaşında bile hala bazı akşamlar merve'lere kalmaya gidiyoruz. o nedenle, seda sayan'dan evleneceksen gel şarkısını bu durumu mantıklı bulan tüm beylere armağan ediyorum. hoşcakalın.
the bridge of khazad dum the bridge of khazad dum
bir ay gibi bir süreliğine deneyimlediğim hede.
evlilik gibi bir gündem yoktu. bir akşam kaldı, iki akşam kaldı bir de baktım ki bir ay olmuş. bir yerde evlilik hayatına döndü ve ben hiç mutlu olamadım. yedi yirmi dört aynı yerdesin. yalnızlığı seven birisi için çok hoş değil. kendime ait bir alan aradım o süre zarfında. hadi bunları geçtim bir yerde sorumluluğun artıyor. iki kişilik yemek yapmak, daha fazla çamaşır yıkayıp, daha fazla ütü yapmak, darlanmıştım. sağolsun bir kere de yardım edeyim dememişti. (hshdhsjnsnd) her neyse, evliliğin bana göre olmadığını hissettim. daha sonraki zaman sürecinde de evlilik teklifini geri çevirdim.
yani, birlikte yaşamayı deneyimleyincesi o kişiyle bir ömür paylaşmak isteyip istemediğinizi az çok anlıyorsunuz. bir yerde iyi bir şey. imkanınız varsa deneyimleyiniz.
5
maça tangasını vuran adam maça tangasını vuran adam
eşim hanımefendi nişandan sonra bana taşındı. ilk başlarda yeni eve çıkan üniversiteliler gibi her boku beraber yapmak istiyorsunuz.
fakat bu bir olur iki olur, bi süre sonra boku çıkar.

ki ben 19 yaşında aile evinden ayrılmış, yurt, öğrenci evi, askerlik (toplamda yaklaşık 6 sene) hayatı yaşamış, ardından 5 sene tek başına yaşamış biriydim. yani benim için evde ikinci bir kişi evin nüfusunun 2ye katlanması demekti.
salonda otururken mutfaktan ayak sesi gelince korktuğumu hatırlıyorum ilk başlarda.
o kadar gürültülüydü ki ilk zamanlar anlatamam.

düzgün bir insanla evlenmenin güzel yanı şurası, bana taşındıktan sonra benim alıştığım yalnızlığa müdahale etmeye çalışmadı, kendime çalışma odası yaptım, aynı evde olmamıza rağmen odama çekilip çalışıp, film izleyip takılabiliyorum.
haftasonu mephisto'nun balkonunda tek başıma kitap okumaya gidebiliyorum.

önemli olan aynı evde olmak değil sanki, önemli olan aynı evde olduğunuz kişinin ne kadar birey olduğu.

varlığını sizin varlığınıza bağlıyorsa bu büyük sıkıntı, her anlamda sıkıntı hem de ama konumuz bu olmadığı için girmiyorum.

bi başlıkta daha bahsi geçmişti, evlilikte mutlu olmanın sırrı "arka odaya ikinci televizyonu almak"tır özetle, evli olabilirsiniz ama iki farklı bireysiniz, her konuda bire bir aynı olamazsınız, fikren olsanız fiziken değilsiniz, hanımefendi ağda yaparken yalnız kalsın bi zahmet, sir ağdanızı alıp yanına çömelmeyin.

birbirinizin hayatına ve yalnızlığınıza saygınızı yitirmediğiniz sürece, aynı evde yaşamayı dert etmeyin.
kızıl kurt kızıl kurt
her insanın denemesi gereken bir tecrübe.

kafanızda evliliğin nasıl bir şey olacağını, size göre olup olmadığını böyle daha güzel deneyimleyebiliyorsunuz. fakat şöyle bir durum var ki, çoğumuzun ilişkileri ya flört döneminden sonrasını göremiyor, ya da bir kaç ayda bitiyor, haliyle beraber aynı evde yaşayalım, beraber her sabah uyanalım, ortak bir yaşam sürelim düşüncesini yaşayabilecek kadar derin ve ciddi bir ilişkiniz olması lazım ki, aynı evi paylaşabilin. sahi kaç kişi gerçekten bu kadar derin bir ilişki kurabiliyor bir başkasıyla, böyle bir zamanda?

beraber aynı evde yaşayan çiftleri beraber yaşıyorlar diye değil de, ilişkilerini bu boyuta taşıyabilecek kadar uyumlu olmalarını takdir etmek lazım bence. bu açıdan bakınca geçmişime ve geleceğime, hiçbir zaman bir insanla aynı evi paylaşabileceğimi düşünmüyorum, yaşayamayacağım bir tecrübe olarak tarihin tozlu sayfalarında yerini alacak maalesef, haliyle bunun bir tık üstü level olan evlilik de olmayacak.

size başarılar arkadaşlar, ben elendim
di mi ya di mi ya
bu aralar olsa da yaşasam diyorum.
evlenmek filan o kadar yalan dolan ki.
herkes mal mülk peşinde.
kimse sarılmanın fiyatını ödeyemez oysa ki,
ya da sabaha birlikte uyanmanın tadının ederi nedir kimse bilmez.
işte evlilik, bunları resmilestirip, ayrılınca kaç para alırım denilerek yapıldığından hiç bir kutsallığı yok gözümde.
bu saatden sonra evlenmek fikri sadece ticari bir antlaşma kadar soğuk ve itici.
1 /