evlilik

128 /
the ademm the ademm
ilk beş yılda %38,7'si boşanma ile sonuçlanıyormuş.

www.tuik.gov.tr

toplumda gençler üzerinde bir baskı var ve gençler bir kaçış olarak görüyor evliliği. 20'li yaşların başlarında evlenen çok fazla genç var maalesef ve içinde evliliği kaçış olarak gören çok fazla insan var bence.

tam tanımadan, ortak bir alanı paylaşmadan evlilik yoluna gidiyorlar. daha sonra şiddet, taciz, tecavüz, aldatma sonucu evlilik yaşanamaz hale gelip bitiyor.

toplum boşanan kişiye nedense bir ön yargı ile yaklaşıyor. nüfustan belge alacak olsa, medeni durumunda boşanmış yazıyor. devlet bile fişliyor bu kişiyi. aileler de bunu körüklüyor, boşanmış biriyle evlenecek kişi normalde yaşayacağı stresin çok daha fazlasını üstünde hissediyor, hepsine gögüs germek zorunda kalıyor, bazen üstesinden gelemeyip ilişkiyi bitiriyor.

çocuk evliliklerine izin verenlerin en yüksek cezaya çarptırılması gerektiğini daha iyi anlıyor insan etrafında boşanan kişiler olanlar.

bence 18 değil 25 falan olmalı evlilik için alt sınır.
ontolojikvaka ontolojikvaka
iki kişilik hapishaneye dönüşebilitesi yüksek kurum.
ideal evlilik 2 senedir; +2 uzatmayla 4 sene oynanabilir. fazlası çocuk için rahatlık ebeveyn için vasatlıktır.

ancak ne olursa olsun saygı ve dürüstlük içermelidir.
zihnindeki zihnindeki
hey gidi.

evlilik ile ilgili düşüncelerim son 10 senede o kadar değişti ki, en sonunda döndüm dolaştım ve başladığım yere geri döndüm.

bir ara inandım evliliğe, saçma da bulsam gereklilik dedim, çocuk için ön şart dedim. "alt tarafı bir imza yea" bile dedim.

bir süre sonra "aileler de evlenmese aslında süper bir şey evlilik" diye düşündüm. nifak tohumları hep aileden atılıyordu sanki.

ama gelgelelim, bugün yine 10 yıl önceki gibi, evliliğin insan doğasına aykırı bir kurum olduğunu düşünüyorum. tek eşli olmayan bir canlıyı evlendirmek, ebedi yasal yükümlülükler ile sözler verdirmek büyük saçmalık.
128 /