evrenkent

lou salome lou salome
üniversite yerine evrenkent diycek kadar öztürkçe konuşmaya kasan ve fakat küreselleşme yerine cihanşümul diyen kişinin arapça ve farsçayla bi alıp veremediğinin olmadığı ve bütün saf dil konuşma kaygısının türkçeyi batı dillerinden arındırmayla sınırlı olduğunu anlatan sözcük
goyathlay goyathlay
university sözcüğünün tam anlamının "evrensellik" gibi bir şey olduğu düşünüldüğünde bir yerleşkeye sahip olan bilim yuvalarına verilebilecek en güzel türkçe isim. hatta kanımca universityden daha anlamlı, temsil ettiği şeyi daha iyi karşılayan bir sözcük. "üniversite"den daha türkçe olduğu da kesin.
bınar bınar
22 senelik hayatımın en az 15 senesinde kullandığım bi kelimenin ancak son bir senedir karşıma çıkarılmış ve kullanmam beklenen karşılığı. geç kalınmış bir hareket, kişilerin değil de tdk'nın ilk kurulduğu gün bulması gereken bir karşılık.
(bkz: aklın neredeydi)
(bkz: bilgisayar örneği)

bunun yerine bir de "dillerine nasıl da sahip çıkıyolar canlarım benim" tadında özendiğimiz ülke insanları tarafından da kendi dillerine adapte edilmiş bi kelimeyken, neyinden gocunduk anlaşılmaz bi kelime vardır.
(bkz: üniversite)
(bkz: universite)
(bkz: universitat)
(bkz: universiteit)
(bkz: universitet)
(bkz: universidad)
(bkz: universita)
(bkz: universitetas)
(bkz: univerza)
gayet türkçe bi kelimedir, birçok farsça, fransızca, arapça kökenli kelime gibi.
goyathlay goyathlay
aynı dil ailesinden gelen dillerin ("evren" sözcüğüne karşılık olarak "universe" ya da türevi sözcükler kullanan mesela) "university" kelimesini kendi dillerine uygun hale getirip* kullanmaları normal olan; eğer türkçe de onlarla aynı aileden olsaydı bizim de gayet rahat bir şekilde kullanacak olduğumuz ve ancak öyle olsaydı "türkçedir" diyebilecek olduğumuz "üniversite" kelimesinin birçok kişi tarafından kulağa yabancı geldiği için tepki gören türkçe karşılığıdır.

arapça, farsça, fransızca, ingilizce vb. dillerden türkçe'ye girmiş (birçoğu için "ezikler tarafından sokulmuş" demek daha doğru) sözcükler gibi "dilde yabancılaşma"nın bir başka örneği olan "üniversite" sözcüğünün yerine kullanılması gayet yerinde bir davranıştır.
ali kamber ali kamber
dilin amacı iletişimse üniversiteden daha az türkçe olan kelime.

türkçeleştirmenin amacı dilimizi sömürgecilerin elinden kurtarmak değil (o apayrı bir iş), yeni kelimelerin yerine halkın kafasında daha kolay çağrışım yapacak kelimeler koymaktır. üniversiteyi de evrenkenti de ilk kez duyan bir insan için üniversite ne kadar yabancıysa evrenkent de o kadar yabancıdır. evren kent? e nedir yani? (universe + city = university eşitliğinin baştan aşağı yanlış olması konusuna girmiyorum.) şu durumda yerleşmiş olanı bırakmak yapılabilecek en iyi iştir.

"bilgisayar oldu ama?" oldu tabii ki, çünkü o iş (i) "computer" kelimesini henüz sokaktaki adam duymadan yapıldı, (ii) bilgi ve saymak kelimeleri az da olsa insanların kafasında bu aletle ilgili bir şeyler çağrıştırıyordu. (belki daha iyisi bilgiişler olurdu, ama artık ne fark eder?) ya da buzdolabı. bence mükemmel bir kelime. insanın bir kez duyması yeterli.

şu durumda "yazıcıya da printer dersin sen!" şeklindeki itirazların ne kadar anlamsız olduğu sanırım görülüyordur. türkçe konuşan bir çocuğa yazıcıyı yazıcı diye öğretmenin sağlayacağı fayda ortadadır. evrenkent için aynı şeyi söyleyemiyoruz maalesef.

ha "dili sömürgecilerin elinden kurtarıyorum" nidalarıyla insanları peşimden koşturmak istesem ben de televizyona uzakgörü derdim mesela, o ayrı:

tele + vision = television
uzak + görü = uzakgörü

üstelik bu eşitlik doğru. e hadi, olmadı mı? olmadı galiba... olmaz.
yorkshire yorkshire
pek de öz türkçe değildir aslında.

(bkz: kent)

kent (isim, `soğdca): şehir

kaynak: tdk sözlüğü

`http://www.tdk.org.tr/TR/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA`
mahi ye siyah e kuçuli mahi ye siyah e kuçuli
evrenkent kullanımı elbet kulağı tırmalıyor. bu konu oldukça tartışıldı. evrensellik anlamı kesinlikle yok dendi, cevap geldi, karşı cevap geldi vs. her neyse.

ama bugün kullandığımız birçok kelime zaten bu tarzda türetildi. örneğin "sınav" sözcüğü. imtihan derler eskiler buna. sınav önerildiğinde evrenkent benzeri tepkiler gördü mü bilmem. aslında sınav kelimesinin yapılan şeyle bi ilgisi yok. sınav sınamaktan türemiştir. sınamakta denemek anlamı vardır. ama sınav yapılırken öğrenci denenmez, ölçülür. evrenkent bile daha alakalı yani. en azından universitat ile evrenin bi ilgisi varmış falan. ben anlamam orasını da. demem o ki; "aman alakası yok hem de söylenmesi kulağımı sikti." tepkileri yıllar önce de verildi. bugün unutuldu tabi sınav örneğinde olduğu gibi. bana gelince üniversite güzel ya.
alik alik
- naber hasan ?
- hasan değil abi, adımı değiştirdim ben. cemal artık adım. bana daha çok yakışıyordu, doğru olan buydu.
- ah be has... cemal'im... e hasan da iyiydi ?
- yok abi. böyle artık.
- iyi, hadi bakalım. cemal... cemal... hasan ? cemal !..

ve hasan (`cemal) köye gider...

- naber la hasan ?
- hasan değil emmi, değiştirdim adımı ben. cemal yaptım. mahkeme kararıyla, bak, kafa kağıdında da cemal yazıyo artık.
- niye la ?
- değiştirdim. iyi oldu...

bir süre sonra...

- la duydun mu, bizim marangoz yasin'in oğlan adını değiştirmiş...
- hangisi ?
- hasan.
- nası; değiştirmiş ?
- baya... kemal mi ne yapmış...
- delirdi o da... bu gençler manyak ha.

halbuki, cemal'e kimsenin garezi yok... ama, maalesef olay böyle.
creme brulee creme brulee
üniversity 'deki sity kesinlikle city değildir. yani o bileşik evren ve kent olamaz, bir ek, bir türetmedir. (bkz: #3126838)
zaten kent de türkçe değildir, bir işin yapılıyorsa tam yapılması gerekir.
ayrıca yerleşegelmiş senelerdir kullanılan bir sözcüğü "bilgisayar" la kıyaslamak doğru olmaz. bilgisayar daha varlığını yeni ilan ettiğinde hemen bilgisayar olmuştur, hiç "kompüter"leşmemiştir.
türkçe'de karşılığı varken yabancı kelimelerin, konuşmanın havasını değiştirmek, bir kibir bir ukalalık ve hatta özentilik olduğunu bas bas bağıran biri olsam da bu bence doğru değil.
hepten aykırı hepten aykırı
üniversite kelimesi türkçeleşmiş, ünlü uyumuna çok güzel uymuş, vurgusu "ver" hecesine oturmuş türkçe bir kelimedir. üniversity kelimesindeki sity kent mi demek yani atışın da bir sınırı olmalı. yani nobellik bilimadamı da olsan herkes bildiği işi yapmalı.

kolej kelimesini nasıl çevireceğiz, lise kelimesi? idadi kelimesi? fransızca kökenli olsa da lise artık türkçedir. ergenöğretim okulu filan denilebilir illa ki isteniyorsa.