evrim teorisi

1 /
pazer15 pazer15
birçok bilim adamı tarafından dahi büyük yanlış anlaşılmalara neden olmuş, geliştirilmesinde charles darwin kadar ben wallace'ın da payının olduğu "survival of the fittest" şeklinde bir kısmının çok kabaca özetinin yapılabileceği teori
big mouth big mouth
hakkımda öğrendiğim acı gerçekle noluyoruz ayol dediğim ve inancıcımın sağlamlaştığı teori.
acı gerçek ise, hayvanlarada kuyruk olusumunun ilk taşı olan kemikten 1 tane de bende olması, e tabi haliyle rahatsız etmesi.. ucundan sıyırmışım da insan oluvermişim..
nienna nienna
21. yüzyılda adem'le havva'ya inanmaktan daha mantıklı olan seçenek. gerçi insanların adem'le havva'dan geldiği inanışı genel olarak insan denen varlığın tutarsız, saldırgan, beyinsiz düşünce ve davranışlarını açıklayabilir*
tainakan tainakan
insan ne olacak peki?
sorusuna kadar gayet iyi işleyen ama sonra nedense insanların tepesini attıran, bir çok dayıya binlerce cümle kurdurtan teorem
hayır bu şekilde "aha hakkaten bu olay olabilir" diyeni de duymadım
bi kere evet veya hayır dediğin an olay bitiyo.
kapış da kapış ondan sonra haybeye

evrim teorisi doğal seçilim kuramının kaçınılmaz sonucudur. değişimi kabul eden tüm bünyeler bunu kafalarına sokmalıdırlar. haa değişim yok diyorlarsa bekleyip dodo kuşları gibi nesillerinin tükenmesini izleyecekler aha da o vakit anlayacaklar.
togisama togisama
herşeyden önce adı üzerinde bir teoridir. teorinin doğru veya yanlış olması tartışılabilir fakat bilimsel konuların dini kavramlar baz alınarak tartışılmasının ne derece dingilce bir davranış olduğunu gösteren konuların en önde gelenidir. buna benzer bir diğer konu da yıllardır tartışma konusudur ama popülist karşılanma korkusu nedeniyle burada adı geçmeyecektir.
bilim yöntemine geri dönecek olursak "ahanda dini gerçekler bu burdan yola çıkalım" diyerek yapılan bilim hiçbir işe yaramaz bu kesindir zira elde baştan kabul edilen dogmalar varsa bunları kanıtlamak hiçbir fayda sağlamaz. öte yandan dini gerçeklerde adı geçmeyen veya geçip de bizim anlamadığımız birçok kavramın da araştırılmasına başlamak , başta sözü edilen kavramlar taban alındığında imkansızdır.
unutmamak gerekir bilim tamamen özgürce yapılması gereken bir olgudur zira herhangi bir düşüncenin* boyunduruğu altında kalırsa amacına ulaşamaz. bilim olması gerektiği kanıtlanmış olguları ortaya koyar isteyen istediği şekilde yorumlar , evrimi de isteyen tanırının varlığına yorar isteyen evrimin imkansızlığını kanıtlayıp prim yapmaya çalışır. acı olan durum böylesine gözleme dayalı ve disipliner bir çalışmanın (bkz: darwin in çalışma şekli) bu denli sabit fikirli ve imam hatipten başka hiçbir altyapısı bulunmayan insanlar tarafından propaganda amacıyla kullanılmasıdır. bu insanlar acaba evrim teorisine inanıp tanırının varlığını inkar eden kaç insan görmüşlerdir veya ne hakla bu teoriye inanan insanı kafir olarak gösterme çabası içindedirler , bu adamlar peygamber midir , değilseler (bkz: leküm diniküm ve liye din).
unutmamak gerekir ki herhangi bir şekilde elinde tutarlı kanıtları olan bir teoriyi kayıtsız şartsız reddetmek ahmakça bir davranıştır , yine tutralı kanıtlar sunularak çürütmeye çalışmak yapılması gerekli olandır kuşkusuz öte yandan çürütülmüş teoriler bile yararlı olabilir zira evrim teorisinin çürütüldüğünü kabul etsek bile diğer birçok disipline esin kaynağı olduğunu unutmamak gerekir(bkz: evrimsel algoritmalar).
evrim teorisi sırf bu özelliği göz önüne alınacak olursa bile başarılı bir teoridir.başarılı olduğunu gösteren bir diğer bakış açısı da ortaya atılmasınddan onlarca yıl sonra bile halen tartışılıyor hakkında kitaplar yazılıyor olmasıdır.
azwepsa azwepsa
teoriye göre aynı türden canlılardan oluşan iki sürü iki farklı coğarafyada yaşıyorlarsa, ki bunun sebebi göç olur ya da kıtaların birbirinden ayrılması olur ya da ne olursa, başta aynı gen havuzuna sahip olan bu sürülerde bulundukları ortamlara göre modifikasyonlar, mutasyonlar ve adaptasyonlar olacaktır. ortama uyum gösteremeyen zayıf, hastalıklı ve çekinik genler zamanla gen havuzundan silinecektir. ancak aynı anda farklı yerlerde, farklı şartlarda aynı özellikler yitirilmez. daha açık söylemek gerekirse gen havuzları değişir. yani türlerde başkalaşmalar olur. bu başkalaşmalar önce ırkları sonra da yeni türleri oluşturur. bu şekilde dünya üzerindeki canlılar çeşitlenirler.

evrim 100-200 yılda gözlenebilecek bir hadise olmayıp binlerce yılda netice verebilecek bir süreçtir.

bunun hiçbir dinle çatışması yoktur. evrim teorisi yaratılış teorileriyle aynı değildir. din, canlıları allah yarattı der. ama hepsini tek tek yaratıp yaratmadığını ya da hangi varlığı evvelden ya da sonradan yarattığını da açıkça söylemez. bu haliyle teori din ile çelişmemektedir.

şayet "ben şimdi maymun muyum?" diye soran varsa onlara şiddetle jack londonın ademden önce adlı kitabını okumalarını öneririm.
husatin husatin
darwin 1600 lü yıllarda galapagos adalarında araştırma yapıyor, bir teori ortaya atıyor ama ne ispatlanabiliyor nede reddedilibiliyor. eğer bir şekilde tesadüfler sonucu yoktan varolmadıysak(yani milyonlarca yılda önce amino asit sonra tek hücreden cok hucreli yapı ,denizden çıkış, karaya, havaya geçiş, türlerin oluşması sonra en mükemmel yaratık insanın oluşması)geriye bir tek ihtimal kalıyor tanrının yarattığı.insanlar tanrıyı kabul etmediklerinden alternatif teori de üretemediklerinden evrim teorisi hüküm sürüyor.
gblack gblack
darwin teorisini ortaya attığında mikrobiyoloji, genetik gibi bilimler bilinmiyordu hatta dna bile keşfedilmemişti. bilimsel açıdan evrim teorisi ele alındığında darwinin öne sürdüğü şekilde bir canlıdan başka tür canlılara dönüşmek imkansızdır.

bunu bir örnekle açıklarsak; mesela sudan karaya çıkan sürüngenlerin yüzgeçlerinin ayaklara dönüşmesi, ciğerlerinin oluşması ve nihayetinde karaya ayak uydurmaları olayı. bu şekilde bir canlının karada yaşamaya başlaması için sudan çıktığı anda nefes alabilmek için akciğerlerinin oluşması, hareket edebilmek için ayaklarının çıkması, yemek ve sindirim için ağız ve çene yapısının oluşması ve sindirim sisteminin değişmesi, üreme organlarının, üreme metotlarının ve derisinin karasal yaşama uygun hale gelmesi ve daha aklınıza gelebilecek pek çok şeyin bir anda olması gerekir.

oysa darwin canlıların milyon yıllık sürelerde evrimleşeceğinden bahseder. ne yazıkki karaya çıkan canlımızın bunlar için milyon yıl beklemek gibi lüksü yoktur. ya hepsi bir anda olacaktır yada canlımız birkaç dakikadan sonra hakkın rahmetine kavuşacaktır.

bir de national geographic yada discovery channel gibi kanallarda izlediğim belgeseller var ki akıllara zarar. belgeselde anlatılan yengeç benzeri yaratık için aynen şu tanımlamayı duymuşluğum vardır: "hedeleri yakalamak için kıskaçlara ihtiyacı vardı ve 1 milyon yıl sonunda istediği kıskaçlara kavuştu" tanıma bakar mısınız? (sevgili darwin teorine bütün kalbimle inansam acaba ihtiyacım olan 3 eli çıkartabilir miyim diye sorasım geldi.) bu kadar basit yani kıskaçlara ihtiyacım var öyleyse evrimleşeyim!

mutasyonlarda evrimleşmeye başka bir yol olarak öne sürülür bazen. onu da açıklayalım. mutasyonu anlatan en basit biyoloji kitaplarında bile zararlı mutasyonun bir sonraki nesile aktarılamayacağı belirtilir. ayrıca mutasyon genetik bozulmadır. yani zaten mükemmel çalışan bir sistemin bozulması sonucu daha mükemmel bir sistem kurulamaz. (tek hücreli amipten insana evrim! kıçımla gülüyorum) olsa olsa eski sistemin daha bozuk ve aksak zorlukla işleyen bir modeli olur ki o da zaten sonraki nesile aktarılamayacağı için olduğuyla kalacaktır.

nihayetinde aklı selim bir insan 30 dakikasını ayırarak evrim teorisinin külliyen yalan ve darwinin de uçuk düşüncelere sahip olan amatör bir biyolog olduğunu görür. ister allah'a ve yaratılışa inanın ister inanmayın ama bilime inanıyorsanız olay budur.
guest8644 guest8644
1.kişi: ooo...darwincim...nerden böyle??
darwin: bizim hanımla hayvanat bahçesine gittiydik.maymundan geliyoruz.
2.kişi: (3.kişiye) abi..abiii...darwin ne dedi duydun mu?? maymundan geliyomuşuz olumm!!!!
3.kişi: (2.kişiye) duydum abi duydum! du ben hemen gidip bunu herkese yayayım!!!
*
*
redblue redblue
çok aciz durumdadır teori çok.
teorinin iki temel safhasından söz edilebilir. ilk safha ki darwin'in ortaya attığı safha : yaşam denizlerde başlamış, bir şekilde karaya geçmiş ve çok uzun bir süreçte yavaş yavaş yeni formlar ortaya çıkmıştır. > işin böyle olmadığını bizzat kendisi ara formları aramakla hayatını tüketmiş birçok evrimci bilimadamı söylemektedir. düzmece bir kaç tanesinin dışında , bizi bir canlıdan diğerine götürecek hiçbir ara form dizisi bulunamamıştır. hal böyle olunca bu amcalar oturmuş ve teoriyi kurtarmak üzere bir service pack çıkarmış ve şöyle demişlerdir: evrim bir çok canlı türünde yavaş bir geçişle değil ani bir değişimle oluşmuştur ve bunun adı "sıçramalı evrim teorisidir".
> ikinci safha işte budur. bu safhada bu ani değişimleri ortaya çıkarabilecek iki seçenek sunulmuştur : 1- mutasyon 2-bilinçli bir dış etki. ara form ve düzmece soy ağacı facialarından sonra ağlamaksı olan birçok evrimci kendi ağızlarından şunları söyleyerek "tanrının varlığını kabul etmek bilimsel düşünce bakımından uygun değildir" (kaynak gösteremiyeceğim hatırlamıyorum) 2. seçeneğin üzerini çizmiş ve mutasyona dayalı evrim teorisinde buluşmuştur. fekat > yıllardır üzerinde düşünüle düşünüle lab. ortamlarında gerçekleştirilen hiçbir mutasyonun faydalı (evrimin de dediği gibi yaşama şansını ve yeteneğini artırıcı) etkisi gözlemlenmemiş;tersine , hep öldürücü sonuçlar ortaya çıkmıştır. kaldı ki lab. ortamında son derece gelişmiş cihazlar ve genetik mühendislerinin uğraşısıyla bile mümkün olamayan bu faydalı mutasyonlar ,doğada binlerce farklı türü ortaya çıkarmak üzere binlerce kez ve asırlarca nasıl gerçekleşmiş olabilir ?
tabi herkes istediğine inanmakta ; inanmamak için teoriler üretmekte serbesttir...
1 /