farkındalık

1 /
dragonfly dragonfly
bazı insanlara doğuştan verilen bir yüktür. değiştirebileceğiniz ya da değiştiremiyeceğiniz her şeyi isteseniz de istemeseniz de görmenizdir. pek mutlu ettiği söylenemez. en kötüsü de kendinizi dilsiz gibi yada yabancı, bilinmeyen bir dili konuşuyormuş gibi hissetmenizdir ki; bu da sizi çoğu zaman yalnız bırakır.
hell guardian hell guardian
sürekli olarak üstünde durmaya çalıştığım bir olgu olmasına rağmen, üstüne aşırı durduğumdan ötürü zaafa uğradığım bir yük aynı zamanda. aslında her ne kadar kendimizi tanıdığımızı ve yaptığımız işlerin, sahip olduğumuz özelliklerin farkında olduğumuzu iddia etsek ve öyle olduğunu zannetsek de mutlaka bir bilmediğimiz ayrıntı çıkıp bir gün karşınıza çıkabilir. önemli olan insanın sadece kendinin farkına olması ve öylece konuyu kapatması değil, "gizli kalmış olan başka şeyler de olabilir" düşüncesiyle her an kendine farkında olmadığı bir şeyleri arayan bir yapıda olmasıdır sanırım. hiç tahmin etmediğiniz bir noktadan uyarı gelip "abi sen böyle böyle yapıyorsun" diye bir uyarı çıkıp geldiğinde şaşırıp da "ulan hiç haberim yoktu" dememek lazım. o yeni uyarıyı da "farkında olduklarım" listesine atıp yola bunu da dikkate alarak devam etmek gerek.
sahra sahra
muammadır,sorundur,kocaman bir yüktür ruhunuzun en derininde bir yere yerleşen...siyahla beyazı aynı karede yaşadığını görmektir,kimi zaman siyaha çalmak ama hiçbir vakit tam bir beyaz olunamayacağını bilmek,bunu kanıksamaya çabalamak,çoğu kez başaramamaktır.sıkıntı yaptığında sıkıntı yaptığın şey için bile sıkıntı yapmaktır,dünyada,ya bırak dünyayı çevremde bunca şey gelişirken birileri biryerlerde açlıktan ölürken,ben bu sebepten dünyamı nasıl berbat ediyorumu bünyeye sindirememektir,lakin sabah kalktığında yine o içini sızlatan şeyle uyanmak,içini sızlattığı için kendine kırılmaktır.gereksiz bir saflıkla değil,yaşadığı hayattan memnun olmayıp en kolay yol olan saldırma politikasını tercih ederek değil,oturduğu yerden ahkam keserek hiç değil,salt önemini anladığın için,hayatın bildiğin gördüğün gerçeklerini kabullendiğin için,bir çok şeyin seni huzursuz etmesinin yanında birçoğunu değiştiremeyeceğini bildiğin için...anlamsız bir boşlukta ya da boşluk olduğuna kim karar vermektedir ki değişik bir boyutta yaşamaktır.bir çok şeyin gerçekliğine inanmamak,yalanı sevmemektir,ama bilmektir ki mutlu olmanın yolu çoğu zaman birilerinden duyulacak yalanlara inanma katsayısıyla alakalıdır,lakin bu bünyeye ağır gelmektedir.yalnız kalmak en büyük tercihdir sanırım bu koşullar altında imkanlar el verdiğince fiziksel olarak olmasa bile manevi anlamda yalnızlık benimsenir,çoğunlukla sonu buhrandır,bitsede gitsek artık moduna girilir.inanılan lakin hayat içinde anlam kazanamayan dini inanışlar silbaştan sorgulanır,asla sorgulanmaması gerektiğine inanıldığı halde..hayırlısı türevinde cümlelerle insan kendini yatıştırır ama kanımca en güzel en yaşanabilir olanı bilmektir,bütün kalbinle onun varlığına birliğine,sonsuzluğuna inanmaktır,ona sığınmaktır,belki ihtiyaçtan,belki de garantisine inanılan tek şey olduğu için,elini kolunu dahi sahiplenemezken bir başkasını bir şeyi nasıl sahiplenecek ki insan ne de olsa...bunların yanında zaman zaman çok güçlü kimi zaman da minicik bir bebek kadar pasif hissetmektir,sanki hayat bir köşeden akıp geçmektedir ve en ufak bir müdahelede bulunulamıyordur,inanmak güzeldir herşeye rağmen yaradana inanmak,yaradanın büyüklüğüne sığınmak ve bunu işleyişin içinde görmeye çabalamamak,hayatın adaletsizliğinin faturasını yaradana kesmeden,bunu başarmak ne derece yapılabilir bir durumdur bilmemektir lakin yapmayı çok istemektir.çok akıllı olmakla çok aptal olmak arasında değişik bir kıvamda yaşamak,bir gün ya işte yaşıyoruz bugünde ömür hanesine bir çentik attık mantığı güderken başka bir gün hayat kısa mutlu olmaya bakacaksın yanılsamalarına düşmektir...hayattır kısadır,mutsuz olunmamalıdır elbet.garipdir farkında olmak diğer insanlar bunu nasıl yaşar bilemem,benim için bir kaostur,zordur,değişik bir girdaptır.incecik bir çizgidir bu acıyla sevinci yanyana yaşamak,insanlığını yitirmeden lakin hayatını berbat etmeden yaşamak,başarılardır...
maia maia
farkındalık artırabilir bir olgudur.
en basitinden yakınınızda bir adam yere düşer, döner bakarsınız. o anda fark edersiniz onu. gidip yardım etmekle farkındalık düzeyinizi artırırsınız. atıyorum o adam bir hastalıktan muzdariptir, siz bu konuda bir şeyler yapmaya karar versiniz. o alanı geliştirmeye yani şu ya da bu şekilde. sonra bir gün bakarsınız tüm hayatınız buna adanmış; artık farkındalığın dördüncü ve en yüksek mertabesi olan "birlikte nitelenmiş"liğe çıkmışsınız demektir.

birçok akademisyen o alana katkıda bulunurken, sadece bir kısmı "birlikte nitelenir" adıyla ki; bu da önemli bir noktadır.
heidi heidi
neysen o olduğunun kabulü. eleştirilirken ağlamamak. boktan yanların keşfi. tamamıyla kendini sevebilme becerisi. ben neyim ki milletten ne bekliyorum durumu.
vampirella vampirella
geçmişe göz kırptım geçenlerde.herşey daha mı güzeldi yoksa daha mı kötüydü diye.bu soruya cevabı; sen hariç diğerleri için iyi ve kötü oldu dedi.ben yoktum gene.hiç olmamışım ki.hiç olmayacağım ki.ben hiçbir zaman kendimi yaşayamamışım ki.ben hala başkaları için yaşıyorum ve bu hep böyle olacak.
bazen tanrının gönderdiği şizofren bir melek gibi hissediyorum kendimi.bazen iyi bazen kötü olan bir melek.bedenim yok.hiçbir zaman hiçbir şeyi hissedemeyen bir varlık.aklıma melekler şehri geldi.beni o kadar çok etkilemişti ki o film.bir şeyleri hissedebilmek için herşeyi göze almak.aşkı,yemek yemeyi,birşeyler içmeyi ve en önemlisi kendini hissedebilmeyi.aslında utanmazca varlığını ispatlamakdı.”ben de varım” diyebilmekdi.
tanrının beni azad etmesini bekliyorum.ona hizmet etmekten yoruldum.böyle bir mucize olsa da bir insanoğlu ile göz göze gelsem.beni farkedebilse...ve ben o güç ile kendimi buz gibi sulara atıp,damarlarımda dolaşan kanın tüm basıncını hissedebilsem.
artık insanlara ne zarar vermek ,ne de iyilik yapmak istiyorum.görevimi bile tam olarak beceremiyorum.ey tanrı beni boşver...!
tonguç tonguç
farkındalık hayatın gerçeğidir. korkuyorsan başka. farkındalık yaşadığının göstergesidir. yüzleşmenin. yüzleşebiliyosan sorun yok demektir. farkındalık hayata müdahalenin ifadesidir. dokunursun ve gerisini getirceksin. farkındaysan, hayatında hiçbir şey aynı değil. üzerine git ve bitir. konuş ve sonuçlandır. geride birşey bırakma. aldığın havanın hakkını ver. yoksa yaşamıyorsun demektir. bir müsveddesin. gerçekler su gibi ihtiyacımız. gör, duy, hisset. gerkirse kör ol ve hissetme. miden bulansın; ama yaşa.
yenisekme yenisekme
ancak sevgisizlik ile mümkündür. çünkü sevgi bağımlılıktır. bağımlılık sınırlılıktır. sınırlılık farkında ol-a-mamaktır. bu nedenle, bir insan, farkındalığın saçmalığının farkında olarak sevgi duymayı farkındalığa tercih edebilir. (bkz: ne dedim ben)
heidi heidi
kabulleniş ve aldırmazlık yerine kafayı takış, akabinde yiyiş sebebidir. farkındasızlık ise yayılmak, keyfe bakmak, dünya yansa umrunda olmamaktır. bu durumda, içeriğe bakıp seçmekte fayda var.
1 /