fasıl

ubiquitous ubiquitous
fasıl, din dışı osmanlı musikisini tanımlamak için kullanılan bir terimdir. aynı makamdan farklı musiki şekillerinde bestelenmiş sözlü eserlerle saz eserlerinin beraber seslendirildiği konser düzenidir.
smooth smooth
sinema reklamlarında anında ilginizi cezbedicek bir reklama sahip içimi kolay rakıdır. reklamın kısa bir özetini de vereyim, bir klarnet ile bir kemancı karşılıklı notalarla konuşmaktadırlar, muhabbetin can alıcı yani fasıl rakı ile ilgili bölümünde saz arkadaşları da işin içine katılmakta, kulaklarınız bayrem etmekte, canınız bu kolay içimlik rakıyı fena halde istemektedir.
zollinger zollinger
rakı ve türk sanat müziğinin inanılmaz uyumu.özellikle sinemalarda yapılan rakı reklamları fasılla birleşince içmeyen insanın bile canı çeker.

fasıl nasıl yapılır?
3-4 arkadaş bir araya gelip içmeye karar verir.rakının ve hüzünlü şarkıların eşliğinde bütün sırlar ortaya dökülür.ama ertesi gün neredeyse hiç birşey hatırlanmadığı için bunda bir problem yoktur.sakin olun...ama sohbetin tadı damağınızda kaldığından belli periyodlarla tekrarlanır.ah o fasıllar...
kutsal bilgi manyağı kutsal bilgi manyağı
bu eğlenceye gönül veren yaşlı insanları tenzih ederek başlıyorum ki, eline rakı bardağı alıp türk sanat musikisi çağıran gençlerin eşkallerini o an jandarmaya ihbar ediyorum; haberiniz olsun gençler.

televizyon kanallarını öyle bilinçsizce zapping yaparken, mega yapılar isimli belgesele rast geliyorum. büyük bir hayranlıkla izledim. efsunlanmıştım. japonların 1962 senesinde su altına yaptıkları tünel anlatılıyor. sene 1962 hacı abi. şu an 2010 ve marmaray yeni yapılıyor. düşün artık gerisi. inşaat mühendisleriyle, maden mühendisleriyle olan röportajları, projenin detaylarını görsel bir şekilde anlatan program reklama girdiğinde, kanalı değişmek üzere yeltendim. bir üst kanala geçtim. trt ekranlarında fasıl icra eden 300 kişilik orkestra, 400 kişilik koro ve onlara eşlik eden 650 tane insan. bir önceki kanalda caponların mühendisliğin mına koyuşu var, bir sonraki kanalda türk sanat musikisi ile birleşen yürekler.

her zaman yaptığım gibi gidip buzluktan beynimi alıyorum ve düşünmeye başlıyorum.

yaklaşık 1350 kişi var ve yaptıkları tek şey gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar hala yalnızlar diye üzülmek. lan bu kadar adamın yalnız gezen yıldızla ne işi var? bi de o kadar kaptırmışlar ki, bu koloniyi alıp marsa koysan hiçbir şey olmamış gibi devam edecekler buna. nedir bu fasıl?

dur hemen saldırma bana. eğlenilmeyecek, şarkı türkü söylenmeyecek de demiyorum. tabi ki bunlar da yapılacak. ne de olsa insanın doğasında var bunlar. kafa dağıtmak amaçlı takılırsın arada, neşeli olursun şarkı söylersin;dans edersin ama ne zaman açsam fasıldasınız olm? nedir bu sefa düşkünlüğü, dinmeyen şenlik ateşi?

ülke olarak en üst levele ulaştık, gelişimimizi tamamladık ve artık vitesi boşa atma zamanı mıdır artık? sadece orkestra, koro, o an stüdyo dinleyicileri, ışıkçısı, motajcısı, yönetmen, maestrosu ile bitmiyor olay işte. bunu televizyon başında izleyenler, fasılcıların akrabaları derken bir şehir dolusu insanı kapsayan bir organizasyon haline geliyor. en uzak memleketteki adam bile, fasıl diyor başka bir şey demiyor.

...

bir uyandım etrafımda türk sanat musikisi icra eden insanlar var. "hadi tatlım uyan, geldik" diyor bir tanesi.
mrsahai mrsahai
dostlarınızı yanınızdan eksik etmediğinizde,rakı ve haydari eşliğinde tadına doyum olmayan sazlı sözlü müzik kültürü.

not: herkesle yapılmaz.