fatih kanunnamesi

bitmeyen pil bitmeyen pil
fatih kanunnamesi, istanbul'un fethinden sonra, devlet teşkilâtına imparatorluğun büyüklüğüne ve coğrafi durumuna yaraşan bir karakter vermek, çeşitli müesseselerin vazifelerini tesbit etme ihtiyacı duyulduğundan; fatih sultan mehmed tarafından düzenlenen kanunname.

fatih sultan mehmed devlet teşkilatında yeni düzenlemelere olan ihtiyacın tesiriyle, kanunlar koydu ve bu arada tımarlara ait birçok hususu da yeniden tanzim etti. fatih'in bu yolda ilk yaptığı iş paytahttaki dirlik defterlerine yalnız sipahilerin adını kaydettirmeyip, bu defterlere dirlik gelirlerinin ve beratlarının kopyasını yazdırmak olmuştur.

fatih kanunnamanesi, üç kısımdan teşekkül etmekteydi. birinci kısım, devlet ileri gelenlerinin teşrifattaki yerlerine, padişaha kimlerin arzda bulunabileceklerine, kadıların mertebelerine; ikinci kısım, saltanat işlerinin tertibine, yani divan, has oda teşkilatına ve saray hizmetkarlarının bayramlaşma merasimlerine; üçüncü kısım ise, suçlar ve karşılıkları ile mansıb sahiplerinin gelirlerine dair bilgileri ihtiva ediyordu. son kısımda ayrıca gayri müslim devletlerin verecekleri yıllık vergiler ile devlet görevlileri ve hanedan mensuplarına dair lakap örnekleri bulunmaktadır.

fatih kanunnamesinde nizâm-ı âlem için kardeş katli meselesi ile ilgili madde;

;ve her kimseye evlâdımdan saltanat müyesser ola, karındaşların nizâm-ı âlem için katl eylemek münasiptir. ekser ûlema dahi tecviz etmiştir. anınla amil olalar.

ayrıca bu kanunname; medreselerin yönetim, müfredat ve akademik yapısını yeniden düzenleyen, akademik personelin seçim ve atanması ile maaşların belirlenmesine ilişkin işlemleri usul ve esaslara bağlamıştır. bu ferman türk tarihinde ilk yükseköğretim mevzuatını oluşturması açısından da mühimdir.

kaynak: vikipedi
anabacı vokke anabacı vokke
tarihimizde evirip çevirip, medeniyete katkı bulamayan miliyetçi tarih yazımımızın türkiş magna carta payesi biçtiği 50 küsür maddelik emirname. osmanlı'da kardeş katlinin vacip olması bu kanunameyle başlamıştır ve bunun adı türkiş magna carta... ama bence en mantıklı maddesi "istanbul'a kavak dikenin burnu oyula" maddesidir. seni çok iyi anlıyorum fatihcim, benim de alerjik rinitim var. ama istanbul'a en çok kavak da "fatih'in istanbul'u fethettiği yaştasın" diyen tayyip erdoğan döneminde dikilmiştir.
bedava sirke bedava sirke
fatih kanununnamesi ya da literatürdeki ismi ile kanunname i ali osman'ın magna karta ile uzaktan yakından ilgisi olmadığı gibi sened i ittifak'ın da magna karta ile zerre kadar ilgisi yoktur. hadi magna karta meşhur (metne ulaşması görece kolay anlamında) (okudun mu diye sorsan "işte kralın hakkı kısıtlanıyor" derler ama metni okuyan bir elin parmağı kadardır) fatih kanunnamesi'ni okudun mu? dersin (ki o da çok meşhur) "işte... kardeş katli... falan" derler bütün metni okuyan değil tarih/tarih öğretmenliği (bizim sınıfta neredeyse yoktu, edebiyat fakültesinde de benzer durumdaydı. kültür ve uygarlık tarihi dersinde tdv ia'dan *, özelliklerini okur geçerdik. tüm metni okuyan bir iki kişiydik) yani değil lisans öğrencisi, doktora öncesi okuyan herhangi bir tarihçi olduğu bile şüpheli, durum göz önüne alınınca. sadece adı geçer uzunçarşılı'nın kitaplarından atıf yaparlar bol bol.

halbuki metin zebil gibi her yerde var, kitap olarak da 50-60 sayfa bir şey. ucuz da üstelik erişmek çok kolay yani.

sened-i ittifak'ın ise tam metni yayınlaması üzerinden çok uzun süre geçmedi bile. (işte ilginç nokta da bu. söz konusu metin tam olarak ortaya ancak çıktı ancak elli altmış yıldır herkesin hakkında ahkam kestiği bir şey bu sened-i iifak. biri kuyuya taş atmış misali...) internette minicik bir arama ile makale olarak yayımlanmış hâlini bulmak çok kolay. öncesi ve sonrası olaylar da net şekilde biliniyor. ya içinde "padişah isteyince bütün ordumla padişahın ordusuna destek vereceğim ama vezir gelip her şeyimize karışmasın" diye madde geçen bir şey nasıl oluyor da "padişahın gücünü sınırlıyor". en fazla vezirin gücünü sınırlıyor. zaten o zamana kadar ayanlar kafasına göre at koşturmakta; isyan edeni mi dersin, vergi vermeyen mi, orduya katılma görevini yerine getirmeyen mi? ne ararsan var padişah otoritesi zaten sarsılmış durumda kısacası ama bu demokratik yönden değil baskıcı iktidara dayanak olan otoriter gücün azalmasından dolayıdır ki bunun sebepleri de yaklaşık 400 yıldır tartışılıyor.

şimdi gelelim sened-i ittifakın uygulamada kaldığı süreye. bu süre yaklaşık olarak 1 ay evet bir ay kadar yürürlükte kalıyor. metnin ilamından kısa süre sonra bütün ayanlar bir araya topladıkları bir anda içinde bulundukları mekan top atışlarıyla yerle bir ediliyor o yetkileri sınırlanan padişah tarafından. (tıpkı yeni çeri ocağının top atışları yıkılması, kaçan yeni çerilerin halk tarafından yakalanıp yakalandıkları yerde linç edilerek öldürüldükleri gibi... tabi çok fazla ayan olmadığı için öyle bir sürek avına gerek kalmıyor, kaleyi yerle bir etmek yeterli oluyor.)

fatih ise xiv lui'den bir kaç asır önce "devlet benim, ben devletim" diyerek diğer tüm osmanlı padişahları gibi devleti demir yumrukla yöneten tarihi bir karakterdir. islam hukukunca dokunulmaz olan vakıf mallarını kamulaştırmış bu yüzden dini cenah tarafından sevilmeyen bir kişi olmuştur zamanında. tahttan indirilmesi de bu yüzdendir. oğlu ii. bayezid tahta geçince (yeni çeri ve dini tayfanın desteği ile önce yayılmacı politikadan vazgeçiyor yeni çeri baskısı ile sonra da dini tayfaya vakıflarını geri veriyor destekleri karşılığında...) . fatih vakıfları bozunca "ok", atatürk siyasi, kültürel, maddi her anlamda yıkılmış hukuken bitmiş bir devletin boşluğunu doldurup yeni kurduğu devlette osmanlı'dan kalma kaidelerin bir kısmına son verince "ooooo" olmaz öyle (ki yeni padişah tahta geçince öncekinin tüm kanun, düzen ve uygulamaları iptal oluyor. yeni padişah kendi kurallarını koyuyordu. misal size maaş bağlayan padişah ölünce yeni padişah "bana ne ben buna maaş vermiyorum" diyebiliyordu maaş dediğim günlük birkaç yüz akçe ayda 50-60 hatta yüz bin akçe geliri olan kişi var ve her padişah değişiminde ondan onay almak zorunda. izni aldı, yola çıktı padişah daha evine varmadan değişikliği oldu... hop, aldığı belge geçersiz. neden? çünkü sabık padişahın mührü var geri dönüp aynı belgeyi bir daha almak zorunda [alabilirse]).

osmanlı'dan demokrat bir şey çıkarmaya çalışıyorlar işte sened-i ittifak ile fatih kanununnamesi ile buradan ekmek çıkmaz. hatta 21. yy da osmanlı'nın hiçbir uygulamasından ekmek çıkmaz. yarın osmanlı kurulsa ve ülkenin yönetimine fatih gelse ikinci gün bu arkadaşlar (özellikle zengin osmanlıcı tayfa) "bir daha gel, gel samsun'dan sarı saçlım mavi gözlüm..." diye evlerinde (tabii evleri kalmış olursa) o vakit gizli gizli ağlarlar. o nefret ettikleri cumhuriyet ve demokrasin kazanımlarından "kurtulup" kul olmaya bu kadar arzulu olmak akla zarar. hepinizin mi köle fantezisi var? herkes mi kul olmak için yanıp tutuşuyor anlamıyorum...

gerçi iyice osmanlı olduk "evim basıp oğulumu (oğul burada evlat olarak kullanılan bir tabir kız çocuk için de kullanılıyor) dağa kaldırıp ırzına geçtiler. kadı bir şey yapmadı, haydutlar yakalanmadı" diye bir sürü şikayet var mühimme kayıtlarında aynı bugün olduğu gibi. neredeyse transkripsiyonu yapılmamış mühimme kalmamış, kimi yüksek lisans tezi olarak kimi arşiv idaresi tarafından çevrilmiş. açın okuyun resmi kayıtlarından osmanlıyı ve işlenen suçları... kadı ile birlik olup aynı kadını bir çok kişiye nikahlayıp evleri soyan organize suç örgütlerini okuyun... oğlumu nerede bulursanız anında bana gönderin ki hal (öldürmek) çaresine bakayım; ona su verenleri bile bana gönderin ki onların da hal (öldürmek) çaresine bakılsın. diyen padişahları okuyun. belki biraz demokratik ve insancıl osmanlı kurgunuza ara vermiş olursunuz...