fatma gülşen koçak

dumrul dumrul
asdfghjkl cehaletin mutlak egemenliği için çırpınan bacımız. yani akademisyen olmak için yabancı dile ne gerek var ki? reyis sağ olsun bizzat kendi öz dilinle kuvvetle yalıyor olmak zaten yetiyor.

o halde dil barajı kaldırılsın. yetmez, dil bilenler tutuklansın. o da yetmez okuma yazma bilme şartı da kaldırılsın. okur yazarlığı olanlar da akademide çaycı bile olamasınlar.




bu arada akp yök'ünde de durum şöyle:


gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
"mevzular çok, meseleler karmaşık. lâkin bu karmaşanın pek basit hal çaresi var. propagandacımız gibilerinin ya asla aklına gelmeyen ya da fıtraten onlara ters bir çare: sizin elemanlar da doğru dürüst dil öğrensinler, barajları geçsinler, fetöcüyü, batıcıyı geride bıraksınlar. nasıl?

olmaz, değil mi? i-ıh. olmaz. niye? çünkü iktidarsan, çalışmazsın. çalışacaksam ben ne anladım o iktidardan! değil mi?

istanbul büyükşehir belediyesi'nin ucuz-sağlıklı ekmek dağıtmasını engelleyenden üniversite eğitiminin kalitesini gözetmesini bekliyorum. ben de batıcı matıcı değil düpedüz şuursuz olmalıyım.

fetöcü meselesine gelince. onlar soruları çalıp elemanlarını biryerlere sokuyorlardı, bugünküler bu kadar zahmete bile girmeden her şeye sahip olma peşinde. evet, en akla gelmeyecek mevzuda bile menfaatinize uygun hadisler bulup çıkarıyorsunuz da, "hep hile yapacaksınız, hep hak yiyeceksiniz" cinsinden bir ulvî laf mevcut olabilir mi yahu, "fetöcü"ye de size de, hepinize yol gösteren? niye mütemadiyen ahlâksızlık peşindesiniz?"

www.gazeteduvar.com.tr









(bkz: islamcılık)
(bkz: suçumuz müslüman olmak)