felatun bey ile rakım efendi

portakallı haribo mahmut portakallı haribo mahmut
ahmet mithat efendi, rodos’ta sürgün hayatı yaşarken yazdığı bu romanında batı uygarlığını özde kavrayamayan ve biçimde kalan “züppe” tipi felatun bey’i anlatır ve onun karşısına da erdemli insan tipini, rakım efendi’yi çıkarır. bu karşıtlık romantizmin bir özelliğidir. yazarın yer yer romanın akışını keserek bilgi vermesi, romanın olumsuz yönlerinden biridir.
mehpeyker mehpeyker
ahmet hamdi tanpınar'ın dediği gibi,tanzimat dönemi medeniyet krizinin yaşandığı bir dönemdir.bu kitap, tanzimat dönemininin alaturka , alafranga insan tipini en iyi yansıtan; bunların arasındaki çelişkiyi bize gösteren en ulvî kitaplardan biridir.
felatun bey;yanlış batılılaşmanın etkisiyle ukala bir insan tipinde görünür bu kitapta.rakım efendi ise;geleneklere ve ailesine bağlı,düzgün bir insan olmaya çalışan insan tipindedir.
kitabın sonunda da her iyi ve kötü olayda görülen sonuçla karşılaşırız.
felatun bey,aptallığıyla kalmıştır.insanlara attığı palavralar meydana çıkmıştır.rakım efendi ise;sevdiceğiyle,yaşamını birleştirmiştir.
peggy peggy
felatun bey batıyı çok yanlış anlamış, özenti hırtın tekidir. rakım efendi ise batının kültürünü ve özünü bünyesinde harmanlamayı başarmış bir osmanlı beyefendisidir.*

bu romanda ahmet mithat efendi maydonoz olmak suretiyle olayın akışını bozup parantez içlerinden 'bak sen sakın böyle yapma emi, yapınca n'oluyomuş gördün.' minvalinde öğütler vermektedir.
teknik açıdan da çok kusurlu bir eserdir.
elizabeth bennet elizabeth bennet
ahmet mithat efendi tarafından yazılan tanzimat dönemi romanlarından biridir. o dönemin romanlarında sıkça görülen alafranga ve alaturka hayat tarzının karşılaştırması vardır ve yine her zamanki gibi alafrangalık eleştirilir. romanın adı felatun bey ile rakım efendi olsa da, felatun bey'den çok az bahsedilir, rakım efendi ise romanın tek başkahramanı gibidir ve insanüstü bir varlıktır. çoğu yerde yazar, romanın akışı sırasında araya girer, turp sıkar. "bakın felatun bey'e ne kadar züppe, oysa rakım efendi'ye bakın o öyle mi, ne kadar efendi, aklı başında bir genç, bir melek sanki" tarzında okuyucunun kanına girer. okuyucunun inanası gelmez tabi, çünkü yazarın yere göğe sığdıramadığı rakım'ın da işlediği bir günah vardır aslında, o günahı niye sokmuş araya anlaması zor tabi. bahsettiğim günah, gayrimüslüm bir kadınla düzenli olarak yapılan zinadır ki döneme göre gerçekten de her iki taraf için de bilinmesi hiç de hoş olmayan bir olaydır.
son olarak bu iki karaktere de bey ile efendi denildiğine bakmayın. bey alafranga, efendi ise alaturka hitabında kullanıldığı için konulmuştur. kaldı ki, felatun bey 27, rakım efendi ise 25 yaşında iki gençtir.
baterd baterd
ahmet mithat efendi'nin 1875 yılında yazdığı romandır. isim sembolizasyonundan da faydalanılan eser romantizmin etkisindedir. tekniği zayıf ve gevşektir. okullarda ödev olarak incelemeniz istenebilir, milli eğitimin bu iş için belirlediği kitaplardandır
oztokyolu oztokyolu
edi ile büdü ayarında osmanlı kankaları.
benim adım felatun olsa, ben de kendime rakım isminde birinden kanka seçerdim.

felatun isminde birini recep ya da osmanların anlaması mümkün değil.
aşklaryalandöngelbebeğim aşklaryalandöngelbebeğim
yazar isimlerle bile olay kurgusunu karakter tiplemelerini göz önüne sokmuştur.

felatun bey eflatunla bağdaştırılmış bir isimdir. bey diyerek de osmanlı devrine ait üç tip insan arasındaki (reaya)- (bey, efendi ,zade) farklılığı koymuştur. rakım efendi ise rakamlarla uğraşan anlamında kullanılmıştır.

bir karakter çok çalışkan ve ismini rakım olarak almışken
diğer karekter yalnış alafrangalıkta olduğu için adı bey olarak sonradan görme olarak konulmuştur.

hakkında uzun uzun yazardım amma velakin ne desek boş. tavsiye makale olarak belki bir bilge kayagil ya da ali ihsan kolcu okunulabilir.
çondur suerte çondur suerte
osmanlı'nın batılılaşma sürecinde giriştiği eski düzen ile yeni düzen arasındaki gel gitleri zaman zaman mizahi şekilde anlatan ahmet mithat romanıdır. romanın ismi bile bu gel gitleri açıkça ortaya koymaktadır. ''bey'' ile ''efendi'' çatışması desek hiçte yadırganacak bir cümle kullandığımız söylenemez.
nymph naiad nymph naiad
üst ölçekten bakınca klasik bir ağustos böceği ile karıncanın hikayesidir aslında. aşina olduğumuz bir hikaye olmasına rağmen tiyatro oyunu versiyonu uzun zamandır izlediğim en sempatik ve eğlenceli oyunlardandı.

harbiye muhsin ertuğrul sahnesi'nde oynamakta bu ay. bence mutlaka izleyin.
hilde hilde
ibb şehir tiyatroları kapsamında izlenebilecek müzikal, izlerken çok eğlendiğim oyunlardan. 2 saat 40 dk sürüyor ama nasıl geçti anlayamadım gerçekten. başrollerde mükemmel sesli adam arda aydın* ve çiçek taksi bekir aksoy* var. birkaç ufak eleştiri olarak bazı yerlerde orkestranın gürültüsünden şarkı sözlerini duyamadım, bir de arda aydın, ayşegül işsever ve aslı aybars'ın güzel performanslarının yanında bekir aksoy'un, gizem akkuş'un berbat performansları vardı.
psikopatpapatya psikopatpapatya
felatun bey ile rakım efendi kitaba adını da veren iki karakter üzerinden yanlış batılılaşmayı anlatıyor. felatun bey müsrif, keyif düşkünü, kibirli biri. batılılaşmaya önyargıyla bakan biri felatun bey'le tanışmış olsa olayı çok yanlış anlayabilir. ama rakım efendi'ye bakınca hayattan zevk alarak, ilimle uğraşarak aslında yozlaşmadan batılaşmanın mümkün olduğu görülür. bu batılılaşma meselesi, çok istirmar edilebilir. iyi veya kötü algı yaratılabilir. 
ben bir dönemi direkt anlatan kitapları sevmiyorum, tarih kitabı tarzında yazılmış kitapları. ama böyle romanın içinde oraya buraya serpiltilmiş vurguları çok seviyorum. bunun için o döneme ait birçok kitap okumanız gerek, okuyun ki analiz edebilesiniz, öyle mi, böyle mi, anlatılanlar ne kadar objektif vs.