felicita mehmet

benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
perde arkası programında öldüğü söylenmişti felicita mehmet'in ancak daha sonra bir düzeltme yapıp ölmediğini açıklamışlar ve özür dilemişlerdi program yetkilileri.şimdi kim bilir napıyor ne ediyor sokaklarda..
ilaç ilaç
hatırladığım kadarıyla, henüz 5 yaşlarında adana da ailesinin yanından kaçıp, istanbul'a gelmiştir.
annesini mi kaybetmişti ,yoksa başka bir sebeptenmidir hatırlamıyorum, bir kaç kardeşi daha vardı ,son zamanlarda ,bilhassa bayramlarda ailesinin yanına gidip geliyordu.

istanbul'a geldiğinde, sene 80'ler hali hazırda cihangir semtinde bir çok sokak çocuğun yaşadığı izbe binalar var, memet de onlara katılır.dolmabahçe ışıklarında sinyal çeker, mc donalds'ın çöplerini karıştırır.

günün birinde bir walkman edinir, tesadüfen aldığı kasetlerden birinde albano,romina pover çiftinin feliçitası vardır.günlerce bu şarkıyı dinlemiş, nasılsa o zamanlar çok sevmiş.sonrasında trt de yayınlanan artık adını hatırlamadığım uğur dündar kıvamında gerçeklerin afişe edildiği bir programda bu şarkıyı söyler.

son bildiğim kabataştaki balıkçı barınağında yaşıyordu, en son gördüğüm yer de bakırköy kadın çocuk cezaevinin karşısında ,sokak çocukları ilk adım istasyonu idi.

saçlarına kırlar düşmüş ve artık yaşlanmış olan memet'e hadi son bir kez söyle demiştim.
tekil kişilik tekil kişilik
adana'da yaşıyormuş,
üstelik çoktan sokaklardan kurtulmuş,
kendi halinde bir yaşam da sürüyormuş çok şükür.
bu ay mayıs ayında gazetelere konu olmuş araştırıp bulursunuz.
kendisine belediyece bazı yardımların yapılacağı hususu yer alıyor haberlerde.
biz bir vakitler sokak çocuklarının halini televizyonda izler ve mevcut halimize şükrederdik.
o bizi sokağa düşmekten korkutan ama sokaktaki insanı sevmemizi sağlayan kişilerden biriydi.
allah yardımcısı olsun.
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
geçmişin sokak çocuklarındaki diksiyon, şimdiki üniversite mezunu kırolardan daha iyi lan. vallahi bu ülkenin ayakta durması bir mucize.

yine buna benzer 70'lerde zengin üst tabaka gençleriyle bağdat caddesinde yapılan bir röportaj vardı. gençlerin herbiri son derece mütevazı, bir trt spikeri edasıyla sorunlarını ve isteklerini çok güzel bir anlatımla dile getiriyorlardı. orada da çok şaşırmıştım.

artık çok homojen bir toplum haline geldik. aydınlarla cahiller, zenginlerle fakirler arasında bir fark kalmadı. herkes elele, birarada, kardeşçe bir yumruk gibi yozlaşmış durumda. yaşasın halkların bok çukuru.