festival

jassmine jassmine
tadımlık orhan veli şiiridir.

ekmek karnesi tamam ya,
kömür beyannamesi de verilmiş;
düşünme artık parasızlığı;
düşünme yapacağın yapıyı;
el tutar, ömür yeter;
yarına allah kerîm;
dayan hovarda gönlüm!
zagnem zagnem
tam olarak 4:39'da boyut değiştiren sigur ros şarkısı. biraz daha zorlasalarmış zaman-mekan sürekliliği kırılıyormuş. şahsen ben inceldiğini hissettim bu sürekliliğin.

edit: niye eksiliyorsun? ben mi çığırıyorum şarkıyı? te allaam.
henderson henderson
insanların normal hayatta pek tepki vermeyecekleri olaylara (balon görmeleri, anlamsız bir gitar sesi duymaları, birisinin bir anons yapması, üstlerine su sıkılması, bir kapının açılması..) -huuu- şeklinde gırtlaktan ince bir tonla bağırdıkları aktivitelere festival denir.
jouissance jouissance
bir festivale katıldığımızda ortama karşı olan mesafe duygumuz öylesine azalır ki, oradaki her etkinlik bir haz aracına, gösterilen her film ince duygularımıza hükmetmeye başlar. böylece, bir festival katılımcısı oradan oraya koşarak her etkinliği takip etmek zorunda hisseder kendini. kelimenin kökeninde ki "ziyafet" ve onun getirdiği oburlukla festivali an be an yaşayan kişinin evine geri döndüğünde yaşadığı his çok yemekten midesi şişen bir insanınkinden ya da mide genişliği yüzünden daha fazlasını isteyen oburunkinden farksızdır.
1643 red 1643 red
el oğlu hakkını veriyor!

rio karnavalı : brezilya'da köleliğin yaygın olduğu dönemde kölelere yılda 5 gün tanınan izin sürecinde, kölelerin gönüllerince eğlendikleri günler, köleliğin kalkmasının ardından da bir gelenek halini alarak bugünlere kadar geliyor. festival brezilya'nın en sıcak günlerinin yaşandığı şubat ayında gerçekleşiyor ve tam gününe paskalya'ya göre karar veriliyor.
aslında brezilya'nın en ünlü dans okullarının bir yarışması olan geçit sambodromo denilen meydanda yapılıyor ve her sene binlerce turisti buraya çekmesi ve bedava dağıtılan prezervatiflerle tanınıyor.


san fermin festivali : her sene haberlere konu olan ispanya'nın efsane festivali. 7 temmuz da başlayan festivalde, her gün boğaların önünde hayatını hiçe sayarak koşanlar 825 metrelik bir ölüm koşusuna çıkıyor.
her gün sadece 1 koşu yapılan festival 9 gün sürüyor ve bu 9 gün boyunca 7/24 devam eden bir açık hava partisi aslında san farmin.
koşular sırasında önden yer tutabilmek için birkaç saat ayakta dikilmek istemiyorsanız da festivale balkon kiralayan şehir sakinleriyle önceden bir anlaşma yapabileceğinizi unutmayın.


mardi gras : fransızca kökenli olan festival aslında yağlı salı anlamına geliyor ve oruç tutmadan önce doyasıya yemek yenilen son gün demek. festival tarihleri ise paskalya'ya bağlı olarak 2 şubat ve 9 mart tarihleri arasında belirleniyor.
avrupa'dan amerika'ya taşınan festivalin en coşkulu geçtiği yerlerden birisi ise new orleans. farklı eyaletlerden bile binlerce amerikalı'nın geldiği new orleans'da kutlamalar günlerce sürebiliyor. festivalin en ilgi çekici yanlarından birisi ise; festival başlangıcında dağıtılan kolyelerden kadınlara verdiğiniz zaman öpücük alma ya da göğüslerini görme şansınızın olması.


la tomatina : ispanya'nın çok bilinen festivallerinden birisi olan domates festivali, ağustos ayının son bir haftasında düzenleniyor. valencia'ya oldukça yakın olan bunol şehrinde düzenlenen festivalde domates dolu kamyonların geçtiği 11:00 ve 12:00 saatleri arasında sokakta dizlere kadar domatese gömülmeniz mümkün.
ben kirlenmek ve kalabalığa karışmak istemiyorum derseniz, yüksek bir binadan balkon kiralayıp sokaktakilere nişan alıp domateslerinizi fırlatmakta özgürsünüz.


oktober fest : almanya, münih'te düzenlenen festivale her sene 6 milyondan fazla kişi katılıyor. festival tam anlamıyla bir bira festivali. belediye başkanının büyük bir bira fıçısına çeşme çakmasıyla başlayan festival tam 16 gün boyunca devam ediyor. festivalde sadece münihli bira yapımcılarının hazırlamasına izin verilen özel biralar litrelik bardaklarla festivale gelenlere sunuluyor ve bu bu biralar için tüm avrupa'dan binlerce turist geliyor.