fizik

2 /
halilius halilius
maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı.
thor thor
avrupa ve amerika'da saygıyla bahsedilen, canım ülkemde ise işi gücü olmayan yada yüksekten uçan insanların okuduğu sanılan bilim dalı. potansiyel deli muamelesi görmek için tercih edilebilecek en zor yollardan biri. okurken delirmeseniz bile size tahsilinizi soran birine fizik mezunuyum yada fizikçiyim dediğiniz zaman karşınızdaki insan suratınıza "oto yıkamacısı olsaydın ya" tarzında bir ifadeyle baktığında gerçekten delirebileceğiniz bölüm.
şu da gerçektir ki bir zaman sonra diğer insanlar gibi düşünemediğinizin farkına varıyorsunuz...
options options
sizin saatlerce uğraşıp felanca saniyede felanca cisim nerde olur diye hesap yaptığınız, daha olmadı yerine göre bin değişkenli bin denklemle anca çözülen bir hareketi nasıl olurda bir fasülye tanesi beyni olmadan hesaplayıp gerçekleştirir diye düşündüren ders.
yako yako
şu an için üzerinde ne kadar çok konuşulsa bile geçmişe dönüp bakıldığı zaman ve gelinen noktalar değerlendirildiği zaman sadece ama sadece iki sorunun tam olarak cevabına ulaşabilmiş bilim dalıdır.
1- harmonik hareket
2-hidrojen atom modeli
bu iki konu hakkında hem varsayımlar hem de deneysel sonuçlar birebir tutmaktadır. yine bu iki konu dışında kalan bütün sorunlar, bütün konular tamamen varsayımlar ve kabuller üzerine ayakta durmaktadır.
mina harker mina harker
henüz 17 yaşında öss'ye hazırlanırken bazen kah makaraların ağırlığını ihmal ettiğimiz kimi zamanda o dünyanın en çok zevk veren şeyi sürtünme kuvvetini yok saydığımız ama bir soruyu çözdüğümüzde de arşimet baba gibi 'evreka' diye diye sevinç çığlıkları atmamıza neden olan bir fen bilim dalıdır.
lucubrator lucubrator
doğadaki olayları belirli kurallar çerçevesinde açılamaya çalışan bilim dalıdır. aristo'nun astronomi ile ilgilenmesi ve dünya-güneş arasındaki ilişkiye yoğunlaşması ile ortaya çıktığı öne sürülmektedir. sonrasında gelen bilime meraklı insanların çabasıyla öss öğrencilerine bela olacak bir dal haline gelmiştir. önceleri fizik okuyabilmek için öss'de % 5 lik dilime girmek gerekirken, şu sıralar %70 lik* dilimle bile okunabilecek nadir bölümlerdendir.

(bkz: fizikçi olacağına adam olsaydın)
(bkz: fizikçinin kötüsüne matematikçi derler)
hashus1099 hashus1099
güzide bir dersimizdir kendileri. özellile potansiyel enerji ile kinetik enerli arasındaki ilişkiyi anlamak için, milletimizin üstün fıkra haznesinden yararlanmak en güzel yoldur.

uyarı!!!
birazdan okuyacağınız fıkra, potansiyel ile gerçeklik arasındaki farkı ortaya koymaktadır...
_____________

adamın ilkokula giden küçük oğlu ev ödevi için sorar:
-babacığım potansiyel ile fiili arasındaki fark nedir?
babası karısına döner ve sorar:
-hanım 1milyon dolar verseler robert redford'la yatar misin?
karisi "tabii sorulur mu hayatta kaçırmam."
adam kızına 1 milyon dolar karşılığında brad pitt ile yatıp yatmayacağını sorar.
kızı "vay be tabii ki hep hayalini kurduğum şey."
daha sonra adam büyük oğluna dönerek:
-sen 1 milyon dolar için tom cruise ile yatarmisin diye sorar.
büyük "oğlan evet neden yatmayayım. düşünsene 1 milyon dolarla neler yapılmaz!"
bunun üzerine babası küçük oğluna döner ve "anladın mi oğlum potansiyel olarak 3 milyon doların üzerinde oturuyoruz ama fiili olarak 2 fahişe ve 1 ibneyle yasıyoruz..."

___________


gayet açıklayıcı.
chris redfield chris redfield
bir oyundur. 4 kuralı ve çeşitli yasaları vardır.

kural 1: güçlü nükleer kuvvet; atom çekirdeğine hükmeder. menizil'i 10^-13 m dir. proton gibi aynı charge'a (elektrik yüküne) sahip parçacıkların birbirini itmesini engelleyerek onları birbirine adeta yapıştırır. muazzam derece de yüksek bir güce sahiptir. bir karıncanın birbirini iten iki tank'ı tutarak birbirine yapıştırması gibi düşünülebilir.

kural 2: zayıf nükleer kuvvet; atom çekirdeğine hükmeder, elementlerin bozunmasını yavaşlatmaktadır kısacası evrenin kaderinden sorumludur. menzil'i 10^-13 m dir.

kural 3: elektromanyetik kuvvet: charge'ı (elektrik yükü) olan bütün parçacıklara hükmeder. menzil'i sınırsızdır.

kural 4: gravitasyon uygulaması: kütlesi olan bütün cisimlerin birbirini çekmesine sebebiyet veren kuvvettir. şu an sizi sandalye ye adeta zamk gibi yapıştıran güç budur. uyguladığı çekim enerjisinin limiti evren'deki madde miktarına eşittir. kısacası limit-sizsiniz.

yasalar: üstte bahsi geçen kuvvetler bazı özel durumlarda etki dışı bırakılabilir, ancak herşeyin bir bedeli vardır, risk alınmazsa asla kuvvetler yenilemez. risk aldıktan sonra da iki sonuç vardır ''cherry cherry cherry'' ya da ''cherry cherry joker''

cherry = saniye'de 14.8 km hız yaparak dünya'nın çekiminden kurtulmak.

joker = galactic area (yıldızlar arası alan ya da halk tabiriyle uzay) ya çıktığınızda uzay çöplerinin kütle çekim düşüklüğü nedeniyle hızla gelerek size çarpıp paramparça etmesi. spacecraft'ınızı dağıtması vs vs.

şans çok önemli... ama unutmayın; fizik her zaman ''chérry , chérry , chérry'' düşürür. ya da 4 as açar diyelim. blöf asla yemez. 3 as 1 papaz açmanız demek: ''game over'' dır.

ya da...

92 proton ve 146 nötron dan daha fazla temel parçacık taşımayacağını ''boynuna astığı tabela'' ile göstere göstere sakin sakin duran bir uranyum'a tutup: ''senin kütleni artırıcaaaaammm neydi lan formülün heh e mc2'' diye ''nötron tabancası'' ile bir nötron daha nucleus'a gönderirseniz yani fiziksel bir yasayı siklemezseniz; cevap şu olacaktır;

uranyum 238: ''4 as bebeğim güle güle...''

ve o an atom çekirdeğinde mutlu mesut yaşayan 92 proton ve 142 nötron aralarında yabancı yeni bir nötron keşfeder...

''aramıza alalım mı almayalım mı'' der nötron'lar,

proton'lar ise ''aslında sağlam çocuğa benziyor bence zararı dokunmaz...'' der.

nötron grubu biraz nazlanır: ''ya bak şimdi biz yazar alımını kapattık bu olmaz hacıııı yaaa'' der.

o sırada güçlü nükleer kuvvet'in bozonu olan gluon'lar bu sıkıcı tartışmaya dayanamaz ve araya girer:

''yeter lannnn !!! hangi birinizi çekeceğim !!!'' der ve sıkıntıdan gümmmmm !!! diye patlar...

ve olaylar başlar:

proton'lar ortam çocuğudur derhal gider baryum ve radyum'u oluşturur...

elektron'lar alfa ışıması yaparak siktir olup gider...

nötron'lar da derhal proton'ları takip eder eee uydusu gibidirler...

ancaaaaaaaak;

bir takım kendini ortama yabancı gören ve dağılan gruba çok üzülen nötron'lar buna daha fazla dayanamaz ve komşu uranyum 238 atomlarının çekirdeğine atlayarak kendini imha eder...

diğer uranyum 238 lerde bu zincirleme reaksiyona katılarak protesto amacıyla birer birer dağılır...

sonunda ortaya öyle bir fisyon enerjisi çıkar ki...

''senin kütleni artırıcaaaaammm neydi lan formülün ? heh e mc2 !!!'' diyen nükleer bomba uzmanlarının köküne kibrit suyunu döker...

işte fizik budur.


not: canım çok sıkkın vakit geçsin diye yazdım evet.
2 /