fizik

8 /
qm qm
cok zordur, anladim sanarsiniz 1 saat sonra akliniza bir soru gelir anlamadiginizi anlarsiniz.
edit: bunu eksileyenler acaba tek okuyusta herseyi anlayan nobel sahipleri de mi inanmiyorlar bana?
karsinoma karsinoma
hiç şunu duydunuz mu?

"bu fizik denen uğraş çok zararlıdır. bu uğraşı icra edenler atom bombası yapmışlar, hiroşima'yı ve nagazaki'yi büyük ölçüde yok etmişlerdir. bu bombanın sırrına erişmeye çalışan karşı grubun fizikçileri, kazakistan çöllerinde yaptıkları nükleer bomba denemeleri ile dünyayı radyasyona boğmuştır. fizik ile alakalı olan nükleer santrallerde meydana gelen felaketlerde, binlerce insan doğrudan ölmüştür. ölenlerden daha çoğu ölümcül hastalıklara yakalanmışlardır.

fizik insanlık için zararlıdır. uğraşılması kesinlikle yasaklanmalıdır."

kulağa çok saçma geliyor değil mi? işte haçlı seferlerinden, ışid'den falan yola çıkıp "din dünyanın başına gelen en kötü şeydir" demek de en az bu kadar saçma.
importtester importtester
fizik, fizikçinin doğru orantılı olmasını istediği nicelikleri eşittir işaretinin iki yanına koyduğu, ters orantılı olmasını istediği nicelikleri ise alt alta yazdığı, olayların istediği doğrultuda gitmediği durumlardaysa eşitliğin muhtelif yerlerine deneysel sonuçlarla bulduğu bir k sabiti kondurduğu bir bilim dalıdır. fiziğin olağanüstü(!) matematiksel yapısı bu olaydan ibarettir.
marstakibalon marstakibalon
hayattan nefret etme sebebimdir tüm çatlak hocaların beni bulduğu 48 ile beni bırakan derstir.hayatım boyunca nefret edeceğim,gerçekten bilgisini aktaramayan hocaların bu branşın hocası olmaması gerekendir.
nickiburayamiyaziyoruz nickiburayamiyaziyoruz
ben de bir fizikçiyim. lisede ne severdim ne nefret ederdim, üniversitede ise bir noktaya kadar benim için zorlayıcı oldu o noktadan sonra da hem derslerde çılgın attım hem de olaylara birkaç farklı açıdan bakmayı öğrendim.

bu bilim dalının eğitimini almak sadece dersleri geçmeyi sağlamaz size yeni bir kimlik de kazandırır.

ayrıca fizik dersini anlatamamak diye bir şey olamaz. anlatamıyor dediğiniz öğretmen fiziği yeterince bilmeyen, kendini geliştiremeyen öğretmendir. nerede anlatamayan bir fizikçi görürseniz emin olun ki ya bilmiyor ya da fizik eğitimi konusundaki gelişmeleri takip etmiyor.
rose whisper rose whisper
fizikçiler büyük adamlar, dünyayı baya ileri taşıdılar. onların omuzlarında yükseldi teknoloji.

ama keşke onlardan başkaları bu bilimle ilgilenmek 'zorunda' olmasa.

fizik dersinden hiç hazzetmiyorum.

diferansiyel denklemleri bu dönem ders çakışması olayından kaynaklı bi mühendislikten alıyorum. önceden fen edebiyattan gelen hocanın anlattığı difle burda gördüğüm uygulama kısmı bakımından farklı.

orada bildiğin matematik görüyorduk. şimdi resmen diferansiyeli fizik kanunlarını doğrulama ve problemlerini çözmede kullanıcaz. bana faydası olsa da diğer arkadaşlarıma göre işim zor olacak ve baya sıkacak beni tahminimce.

fiziği başarması zevkli ama o süreç bazen adamı çıldırtıyor.
ambarda darı yok evde karı yok ambarda darı yok evde karı yok
bilmekten zevk alan, bilmediğinden acı ve ızdırap duyan insanlar için şifadır. gördüğüm ve ne olduğunu bilmediğim bir çok şeyi açıklayan beni feraha erdiren bilimdir. tanışmamız babam sayesinde olmuştur. kendisi fizik mühendisidir, bu sayede çok erken yaşta tanışmış ve sistemini kolayca kavramışımdır. ben çocukken babamla aramızda geçen bir diyaloğu bırakayım.

-baba bu ne ?
-beko loder oğlum
-o ne demek ?
-kazmak, düzeltmek, kum yüklemek için kullanılır
-o borular ne ?
-hidrolik boruları, içinde yağ var, motorun gücünü kepçesine iletmek için kullanılıyor.
-nasıl ?
-borunun bir ucundan hidrolik motoru yağı iter, yağ da diğer uçtan kepçeye bağlı o parlak demiri iter, o demir de pistondur, piston da kepçeyi iter.
-ben bunun iplisini (çelik halat) gördüm bunda neden yok ?
-onlar verimsiz tehlikeli şeyler, hidrolik güvenlidir.
-halat ne işe yarıyo ?
-oğluuuum yeter be hadi işine bak. git oyun filan oyna hadi.
-halatı da söyle bi daha sormucam.
-hidroliğin yaptığı işi yapıyor hadi oğlum hadi git legolarınla oyna sen ya da sokağa çık arkadaşlarınla oyna ben de kafa dinliim.
-taaam
fark ettim fark ettim
arada diğer sözlüklerde ve liste yapan internet sitelerinde doğru-yanlış ufak ufak bilgi paylaşımları yapılan, bilim dalı.

doğru yazıların çoğunu anlamak için belli başlı temel prensipleri bilmek gerekli ki çoğu insanın bilemeyeceği ve özellikle anlaşılması zor terimlerdir. yanlış bilgilerin çoğu çeviri hataları yüzünden ve özellikle ingilizce ve arapça bildiğini sananların (biliyordur ona lafım yok demek istediğim terimlerin türkçesi üzerine bilmeden çeviri yapanlar), insanların akıllarını daha da beter karıştırmasına yol açmakta.

işin ehli değilim, bir yoldur fizik ilerlemekteyim; ama en azından neyin ne olduğunu ve neden o kelimelerin kullanıldığını uzunca süre tartıştım ve okudum. şimdi sizlere en basit temel iki kelimeyi açıklayacağım. malumunuz arap aşıkları türedi ve durmadan saçma sapan laf salataları ile türkçeye ve türkçe çalışmalara hakaret etme niyetindeler.

nedir bu kuvvet ve güç?

güya arapçada ikisi de aynı anlama geliyormuş. banan ne! daha doğrusu fiziğe ne! newton, doğa bilimlerinden fiziğe uzanan o uzun yolun mimarisini tasarlarken iki olay üzerinde durdu: birincisi kelime tanımları, ikincisi bunların matematikte nasıl ifade edileceği (meşhur kalkulus veya limit-türev-integral buradan çıkma işte).

tanım nedir? fizikte tanım, bir fiziksel olayı ifade etmek için üzerinde anlaşılan kelimedir. örneğin fizikte şöyle bir olay yaşanmıştır: yeni bir parçacık bulmayanı dövdükleri yıllarda birisi çok uçuk bir fikirle parçacık arar ve araştırmalarına "sen delisin yahu" denilir ve kaderin cilvesi adam o parçacığı bulur ve ismine "insane-deli" denir.

kuvvet, en kaba tabirle zorlama demektir. bir parçacığı veya cismi zorlamaktır. elinizle önünüzdeki bir nesneyi ittirin, işte bu zorlamadır yani siz o cisme kuvvet uygulamış olursunuz. klasik fizikte kuvvetin iki türlü etkisi vardır: birincisi öteleme, ikincisi döndürme.

bir cismi bulunduğu konumdan başka bir konuma, ister düz bir yol boyunca (bir doğru boyunca da denir zeminde bir cismi kaydırdığınızı düşünün) ister havadan atarak ötelediğiniz zorlamaya kuvvet denir. siz o cisme bir kuvvet uygulamışsınızdır. meşhur büyük "f" ile gösterilir. "x ve y" koordinatlarının havada uçtuğu, serbest düşme, atış hareketleri hep öteleme içerisindedir.

döndürmeyi biliyorsunuz, hayal edebilirsiniz. çemberi döndürdüğünüzü hayal edin. bu kuvvete tork denir, özel bir ismi vardır ve büyük "n" ile göterilir.

"arap bilim adamları zamanında döndürme kuvvetini, öteleme kuvvetine dönüştürmeyi başardı yaaa" diyenlere; bu kuvvetlerin denklemlerini ve iki hareketin birbirine matematik olarak nasıl dönüştürüleceğini arap bilim adamları buldu mu, diye sormak isterim! bulamaz; çünkü bu işin matematiğini newton yazdı! bu dediğim olayın en meşhur örneği motor pistonlarıdır. pistonlar yukarı aşağı hareket eder, bir çarka bağlanmıştır o çark dönme hareketi yapar ve o hareket tekerleklere iletilerek arabanın hareket etmesini sağlar. çok sayın araplar motoru buldu mu? hayır! petrol coğrafyalarından çıktığı için zenginler, bu işin matematiğini yazanlar olmasa zengin olamazlardı.

kuvvetin yaptığı hareket boyunca bir cisim yer değiştiriyorsa buna iş denir. önünüzdeki ufak bir cismi alın ve başka bir yere koyun "ta taaa fiziksel olarak iş yaptınız" demektir. bu işi yapma süresine bölerseniz güce erişmiş olursunuz.

hayal edelim. kuvvetle güç aynı yhaa diyenler için özellikle! bir merdivenin en alt basamağındasınız ve önünüzde bir kitap yığını kolilenmiş. yanınızda bir kişi daha var ve onun önünde de koli var. şimdi ikinizde o koliyi alıp en üst kata çıkarttınız. ikinizde o koliyi kaldırmak için kuvvet uyguladınız ve taşıdınız. yanınızdaki ademle siz aynı işi yaptınız; fakat siz daha hızlı çıktınız, bu demek oluyor ki "fizik açısından" siz daha güçlüsünüz. ikinizde kuvvet uyguladınız, ikinizde aynı yolu aldınız, ikinizde iş yaptınız; ama zamanlamanız farklı olduğu için ikinizin gücü farklı.

şimdi türkçe olarak ve türkçe fizik açısından kuvvetle güç tanımlarını ve bu kelime anlaşmasını öğrendiniz. bu anlaşma asla ve asla türkçenin yetersiz olması veya arapçanın çok süper dil olmasından kaynaklı değil. şu arapça diyenleri dövesim geliyor o derece yıldım! iki farklı kavram vardı ve iki farklı kavrama iki farklı kelime koyduk bunu newton'dan sonra yaptık. arapçadaki aynı anlama gelmesi bizim problemimiz değil, newton'un getirdiği "yahu şu durumları açıklayan kelime koyalım" mantığıdır.

son sözüm ingilice "force" kelimesini güç olarak çevirenlere. ingilizce bilebilirsin; ama fizik metni çeviriyorsan seve seve force için kuvvet, power için güç diyeceksin. star wars çevirisi yaparken "may be force" kalıbını "güç" diye çevir; ama fiziğe bulaşma!

"yurttaşlarım, az zamanda çok iş başardık" işte güç tanımı! atam, güçlü bir ülke olmanın yolunu bize sen anlattın. istedikleri kadar başka şeyler denesinler; her zaman ellerine, yüzlerine bulaşacaktır.
nerede la bu antigone nerede la bu antigone
arkadaşlar,kaçınız bu dersten geçti?
geçemeyenlerimiz kimler?
bizim anne babalarımız hayat sınavında ezilmeyip sınavlarını dereceyle tamamlıyorsa fizik dersinden sınav olsa 80-100 arası alır.o zekaya sahipler.
sen,
1-temiz bir insan değilsen
2-düzenli bir birey değilsen
3-aklın gözün ile beraber müthiş bir şekilde çalışamıyorsa
4-sosyalliğin sıfırsa
kusura bakma,sen fizikçi değilsin!
git ya tm'yi seç,ya da ts'yi seç ve kitabını oku.rahat et.fizik zeka ister.
***
albert einstein fizik alanında çığır açan,dünyada fizik dersini en iyi başarabilen bu insanın şöyle bir günümüzdeki sayısalcıların bir haline baksa,yüzünüze tükürür.
o insan fizikçiyse,sizin sayısalcı olmanız fene en büyük darbe ve hakarettir.
yapamayan zorlamasın,yapan diğerlerini küçümsemesin,diğerlerinin beynini çalıştırmadığını da zannetmesin!
fiziği zayıf olup sayısal seçenler!
e,yuh yani!
8 /