fizik

9 /
fark ettim fark ettim
arada diğer sözlüklerde ve liste yapan internet sitelerinde doğru-yanlış ufak ufak bilgi paylaşımları yapılan, bilim dalı.

doğru yazıların çoğunu anlamak için belli başlı temel prensipleri bilmek gerekli ki çoğu insanın bilemeyeceği ve özellikle anlaşılması zor terimlerdir. yanlış bilgilerin çoğu çeviri hataları yüzünden ve özellikle ingilizce ve arapça bildiğini sananların (biliyordur ona lafım yok demek istediğim terimlerin türkçesi üzerine bilmeden çeviri yapanlar), insanların akıllarını daha da beter karıştırmasına yol açmakta.

işin ehli değilim, bir yoldur fizik ilerlemekteyim; ama en azından neyin ne olduğunu ve neden o kelimelerin kullanıldığını uzunca süre tartıştım ve okudum. şimdi sizlere en basit temel iki kelimeyi açıklayacağım. malumunuz arap aşıkları türedi ve durmadan saçma sapan laf salataları ile türkçeye ve türkçe çalışmalara hakaret etme niyetindeler.

nedir bu kuvvet ve güç?

güya arapçada ikisi de aynı anlama geliyormuş. banan ne! daha doğrusu fiziğe ne! newton, doğa bilimlerinden fiziğe uzanan o uzun yolun mimarisini tasarlarken iki olay üzerinde durdu: birincisi kelime tanımları, ikincisi bunların matematikte nasıl ifade edileceği (meşhur kalkulus veya limit-türev-integral buradan çıkma işte).

tanım nedir? fizikte tanım, bir fiziksel olayı ifade etmek için üzerinde anlaşılan kelimedir. örneğin fizikte şöyle bir olay yaşanmıştır: yeni bir parçacık bulmayanı dövdükleri yıllarda birisi çok uçuk bir fikirle parçacık arar ve araştırmalarına "sen delisin yahu" denilir ve kaderin cilvesi adam o parçacığı bulur ve ismine "insane-deli" denir.

kuvvet, en kaba tabirle zorlama demektir. bir parçacığı veya cismi zorlamaktır. elinizle önünüzdeki bir nesneyi ittirin, işte bu zorlamadır yani siz o cisme kuvvet uygulamış olursunuz. klasik fizikte kuvvetin iki türlü etkisi vardır: birincisi öteleme, ikincisi döndürme.

bir cismi bulunduğu konumdan başka bir konuma, ister düz bir yol boyunca (bir doğru boyunca da denir zeminde bir cismi kaydırdığınızı düşünün) ister havadan atarak ötelediğiniz zorlamaya kuvvet denir. siz o cisme bir kuvvet uygulamışsınızdır. meşhur büyük "f" ile gösterilir. "x ve y" koordinatlarının havada uçtuğu, serbest düşme, atış hareketleri hep öteleme içerisindedir.

döndürmeyi biliyorsunuz, hayal edebilirsiniz. çemberi döndürdüğünüzü hayal edin. bu kuvvete tork denir, özel bir ismi vardır ve büyük "n" ile göterilir.

"arap bilim adamları zamanında döndürme kuvvetini, öteleme kuvvetine dönüştürmeyi başardı yaaa" diyenlere; bu kuvvetlerin denklemlerini ve iki hareketin birbirine matematik olarak nasıl dönüştürüleceğini arap bilim adamları buldu mu, diye sormak isterim! bulamaz; çünkü bu işin matematiğini newton yazdı! bu dediğim olayın en meşhur örneği motor pistonlarıdır. pistonlar yukarı aşağı hareket eder, bir çarka bağlanmıştır o çark dönme hareketi yapar ve o hareket tekerleklere iletilerek arabanın hareket etmesini sağlar. çok sayın araplar motoru buldu mu? hayır! petrol coğrafyalarından çıktığı için zenginler, bu işin matematiğini yazanlar olmasa zengin olamazlardı.

kuvvetin yaptığı hareket boyunca bir cisim yer değiştiriyorsa buna iş denir. önünüzdeki ufak bir cismi alın ve başka bir yere koyun "ta taaa fiziksel olarak iş yaptınız" demektir. bu işi yapma süresine bölerseniz güce erişmiş olursunuz.

hayal edelim. kuvvetle güç aynı yhaa diyenler için özellikle! bir merdivenin en alt basamağındasınız ve önünüzde bir kitap yığını kolilenmiş. yanınızda bir kişi daha var ve onun önünde de koli var. şimdi ikinizde o koliyi alıp en üst kata çıkarttınız. ikinizde o koliyi kaldırmak için kuvvet uyguladınız ve taşıdınız. yanınızdaki ademle siz aynı işi yaptınız; fakat siz daha hızlı çıktınız, bu demek oluyor ki "fizik açısından" siz daha güçlüsünüz. ikinizde kuvvet uyguladınız, ikinizde aynı yolu aldınız, ikinizde iş yaptınız; ama zamanlamanız farklı olduğu için ikinizin gücü farklı.

şimdi türkçe olarak ve türkçe fizik açısından kuvvetle güç tanımlarını ve bu kelime anlaşmasını öğrendiniz. bu anlaşma asla ve asla türkçenin yetersiz olması veya arapçanın çok süper dil olmasından kaynaklı değil. şu arapça diyenleri dövesim geliyor o derece yıldım! iki farklı kavram vardı ve iki farklı kavrama iki farklı kelime koyduk bunu newton'dan sonra yaptık. arapçadaki aynı anlama gelmesi bizim problemimiz değil, newton'un getirdiği "yahu şu durumları açıklayan kelime koyalım" mantığıdır.

son sözüm ingilice "force" kelimesini güç olarak çevirenlere. ingilizce bilebilirsin; ama fizik metni çeviriyorsan seve seve force için kuvvet, power için güç diyeceksin. star wars çevirisi yaparken "may be force" kalıbını "güç" diye çevir; ama fiziğe bulaşma!

"yurttaşlarım, az zamanda çok iş başardık" işte güç tanımı! atam, güçlü bir ülke olmanın yolunu bize sen anlattın. istedikleri kadar başka şeyler denesinler; her zaman ellerine, yüzlerine bulaşacaktır.
9 /