françois rene de chateaubriand

spyder spyder
tam adıyla françois-rené vicomte de chateaubriand. 18. louis'nin dışişleri bakanlığını yapmış yazar ve diplomat. napoléon döneminden itibaren birçok sefirlik ve üst düzey diplomasi görevlerinde yer almış. académie française'e seçilmiş. birkaç önemli eseri:
atala, rené, génie du christianisme, mémoires d'outre-tombe
kiya kiya
fransız yazar, politikacı ve diplomant. fransız edebiyatı'nda romantizm'in kurucusu kabul edilir.

ilginçtir bazılarının hayatları ergenlik yaşlarında hayal ettiklerinden daha canlı, maceralı, tehlikelerle ve iniş çıkışlarla geçebiliyor..

belkide chateaubriand bunun böyle olacağını önceden hissediyordu kim bilir?

halbuki bretagne da combourg şatosunda her türlü tehlikeden uzak soylu bir ailede yaşıyordu ancak dönem fransanın en karmaşık ve korkunç olaylarına gebe bir zamana aitti.
fransız devrimi, amerika'nın bağımsızlık hareketlerine katılış, bitmez tükenmez iç savaşlar, soylu ve sivil katliamları, sürgünler, aile fertlerinin tümünün katledilmesi veya kahırdan ölmesi, tüm maddi varlığının elinden alınması, dağınık ülkelerde yaşam, aşklarının darmadağın olması, ruhi ve maddi sefaletin korkunç bir kabus üstüne çökmesi ve tüm bu kaos içinde tek sığınağı olan yazılarına sığınmak..

yazmak, yazmak ve yazmak...

chateaubriand böyle biriydi ama bir fazlası daha vardı o da inanılmaz duyarlılığı, ifade gücü ve fransız kültürünün en kaymak tabakası denebilecek dile ve edebiyatına hakimiyeti..

17 yaşındayken bir tüfekle intahar etme girişimini başaramaması belki de kaderin bir cilvesiydi..
milliyetçi sosyalist milliyetçi sosyalist
fransa tarihinin önemli yıllarını hayatına sığdırmış romantik yazar. şüphesiz edebiyatını yaşadığı hayattan bağımsız düşünemeyiz. devrimler, askerlik, savaş, sürgün hayatı kendisinin düşün dünyasını oluşturdu. özellikle devrimden sonra sürgüne gönderildiği ingiltere'de ingiliz edebiyatına ilgi duyması kendisinin edebiyatını etkilemiştir. bu etkilenme bir apaçıklıktan çok sentezdir. öyle bir sentezdir ki fransız romantizminin en önemli yazarlarindan biri yapmıştır bu onu. döneminin ve daha sonrakilerin üzerinde bıraktığı etki büyüktür doğal olarak.

"rene olmak ya da olmamak"

v. hugo.
jouissance jouissance
"bile bile, isteyerek kan kusturduğum madame de chateaubriand".. diye yazmış "mezar ötesinden anılar"ında. kötü evlilikler yazarların kaderi; edebiyat, evlilikleri imkansızlaştran şey. alıntıladığım chateaubriand cümlesinin geçtiği kitap ise "cüzamlı kadınlar", bir başka bekar daha, montherlant; bekarlık etikası sayılabilecek kitapların yazarı.
dale nunes dale nunes
pragmatist bir politikacı yönü olsa da, asıl olarak koyu bir muhafazakardı. hatta 1815 sonrası fransa'da kurulan yeni düzende yerini alan ve iktidara getirilen aşırı muhafazakar ''ultra kralcı '' harekete de destek verirdi. eski kültüre verdiği değer ve önem, onun muhafazakar hatta tutucu yönünden kaynaklanmaktaydı. fransız edebiyatında romantizmin kurucularından birisi olduğu kadar, eserlerinde de bu muhafazakarlık ve eskiye biçilen önem görülmektedir. fransız ihtilali sonrası oluşan ortamda, de maistre ve bonald, fransız muhafazakarlığının kültürel ve siyasi yönlerini belirlerken, o da işin edebi yönüne katkılar sunmuştur.