fransız devrimi

1 /
anosias anosias
1789de meydana gelen,yeni çağı bitiren yakın çağı açan siyasal olay.özgürlük, eşitlik gibi fikirlerin ortaya çıkmasıyla dolaylı yoldan osmanlının yıkılmasına ve birinci dünya savaşı'nın çıkmasına neden olmuştur.
my dying bride my dying bride
ingilterenin dokumacılık ve madencilik alanında makineleşmesinin ardından avrupada oluşan fakirleşmenin sonucunda olmuştur. kendilerine göre anadüşüncesi olmayan dünya için, kurgudan yoksun felsefi kurgular yaratmış ansiklopedi bilginlerinin sayesinde başladığı büyük bir saçmalıktır. özgürlük ve eşitlik dolaylı yoldan gelmiştir, ana düşünce fakirliği engellemektir. dönemin ingiliz emperyalizmine ve kapitalizmine karşı bir savunma mekanizmasıdır denilebilir.
sifirdankucuk sifirdankucuk
alman düşünür hegel'e * göre tarihin sonunu getiren olaylar silsilesidir. hegel'in bu iddiası kabaca şöyledir;

fransız ihtilali ile ortaya atılan kavramlar "liberte - egalite - fraternite ( özgürlük - eşitlik - kardeşlik)" insanoğlunun açlığını çektiği kavramlardır dolayısıyla da dialektiğin iki kutbunu da bunlar ya da bunların alt kolları oluşturacaktır. sonuç olarak tarihin sonu bu konuların evrimi ile gelecektir her şekilde ki bu yol sonsuz bile olsa..
zeus zeus
ihtilal öncesi fransa..

sosyal durumda halkı sınıflandırmadan dolayı oluşmuş bir huzursuzluk var idi..bir de buna eklenen düzeysiz vergi yükümlülüğü eklenince iş biraz daha karışmıştı..ihtilal öncesi halk 3 ana sınıftan oluşuyordu..bu sınıflar asiller, rahipler ve halk idi..bu üç grubun birbirinden sahip oldukları, ya da olmadıkları haklar ve sorumlulukları bakımından ayırmak oldukça kolaydı..

asiller en şahane klasman idi..kendileri bir gram vergi vermiyorlar idi..rahipler ile beraber fransa topraklarının 2/3'ü elleride bulunduran bu toplum segmenti, topraklarında köylüleri çalıştırarak gelirlerin büyük bir kısmını kendileri alıyorlardı..üstüne üstlük bir de vergi vermeyince para onların köpeği oluyordu..yüksek memuriyetler ve ordudaki yüksek rütbeler onlara aitti..resmen krallar gibi hayatları vardır..

diğer bir imtiyazlı grup ise rahipler; asiller gibi kilisenin elindeki topraklardan yararlanıyordu ve 5 yılda bir baya az bir miktar vergi ödüyorlardı..bazıları ödemiyordu bile..öyle işte göstermelik bir olaydı..fakat alt kesim rahipler bazı imtiyazlara sahip değildi, yani ruhban sınıfı içinde de aslında hiyerarji vardı, tam olarak eşit bir hak, hukuk ayrıcalığı yoktu kesimlerde..dediğimiz gibi alt kesim rahipleri fazla takan yoktu..bir nevi isyanlara ön ayak olan ve halkla birleşen kısım da bunlar olmuştur..

son olarak ahali..her tür işle uğraşmakta olan halk temel olarak toprak ile uğraşıyordu..büyük burjuvazi ve küçük burjuvazi diye temel bir ayrım bulunuyordu..kısacası fransızlar resmen kavga çıksın diye klaslara ayrılmış idi..neticede her tür haktan mahrum bırakıla bu grup, üretim sorumluluğunu ve vergi yükünü omuzlayarak fransayı fransa yapan, bütçeyi canlı tutan kesim olmuştu..
zeus zeus
ekonomik durum..

1763 yılında imzalanan paris antlaşması ile son bulan yedi yıl savaşları fransayı ekonomik açıdan önemli etkilemişti..fransa her tür konuda hem avrupa’daki üstünlüğünü ilgiltere’ye kaptırmakla kalmamış, aynı zamanda kanada ve hindistan’daki sömürge kolonilerini de kayberek tabir-i caiz ise ayvayı yemişti (amerika ile de savaşmışlar)

her ne kadar zararın neresinde dönersek kar mantığı ile davranıp, yakın komşuları ile ittifak olup, ingiltereden öc almaya çalışsa da, bunu başaramayacaktır ve ülkenin daha da kaos’a gitmesine engel olunamayacaktır..

arka plandan, 1776 yılları sularında, amerika’ya silahsal destekte bulunaraktan gizlice amerikan-ingiliz savaşında amerikanların yanında bulunmuş, kaybettiği toprakları geri almak istemiş idi..her ne kadar amerikanın savaşları kazansa da, fransa istediğini başaramamış, zaten pek içaçıcı olmayan hazinesini daha da ayaklar altına almış idi..

tüm bunların yanı sıra, fransızların ihtilale sürükleyen diğer bir önemli neden ise 18yy.’da sanayi alanındaki gelişmelerin fransa’yı da etkilemiş olması idi..zenginleşen halk burjuvazisi, yönetimde söz sahibi ve haklarda imtiyaz istiyorlardı..haklılardı da..ama istediklerini elde edemediler..bu da ayrıca sinir bir durum teşkil ediyordu büyük burjuvazi adına..
zeus zeus
ihtilal’in çıkışı..

1783 yılı itibari ile iyice iflas bayrağını çekmiş fransız ekonomisi ve boşalan hazine (savaşlar ve yanlış stratejilerin bedeli) halkın üzerinden tekrar geri kazanılmaya çalışılıyordu..yüksek vergi oranları ve iç borçlanma taamül edilmez boyutlara ulaşmıştı..18. yy fransası siyasal liberalizmin öncülüğünü yapan pek çok filozof ve aydının yayınınları ile de zenginleşmişti..bu yayınlar, montesque, jean jacques rousseau, diderot, voltaire gibi isimlerin eserleri idi..genel anlamda sosyal, siyasal ve dini müesseseleri, mutlakiyetçi monarşinin prestijini yıkacak biçimde hazırlanmış, siyasal eşitliliği, özgürlüğü, haklı bir sistemi, özgürlüğü ve aydınlığı temel fikir edinen eserler idi..bunlardan da resmen gazı alan halk iyice homurdanmaktaydı..

maliye bakanı en sonunda asillerin de vergi vermesi gerektiğini düşünmüştü..doğal olarak asiller bu fikri desteklemediler ve kabul etmediler..fransız büyük meclisi 5 mayıs 1789 tarihinde olağan olağanüstü bir şekilde toplanarak mali konularda bir çözüm yolu bulmaya çalıştı..

çözüm üretmekten cok sorun yaratan bu meclis, tansiyonun iyice artmasına neden olmuştu..iş giderek bir hükümet darbesine ardından da meşruti fransız yolunda atılmış büyük bir adıma dönüşüyordu..çözüm getirecek yeni bir anayasa hazırlıkları başlanmıştı..kralın müdahaleci otorotesine kısıtlama getirecek bu yasalar kralın gözünü korkutmuş olacak ki, 16.louis fransanın başkenti paris’e asker getirmeye başlamış idi..iyice galyana gelen halk, 14 temmuz gibi bir gazeteci-muhabirin yaptığı halk konuşması ile iyice çoşmuş ve bastille hapishanesini ateşe vermişler idi..taşrada ise halk asillerin şatolarına karşı harekete başlamış idi bile..

(bkz: bastille hapishanesi)
zeus zeus
ihtilalin hemen ardından..

kurucu meclis 4-5 ağustos gecesi asillerin tüm ayrıcalıklarını ellerinden almaya ve feodalite sistemine bir son vermeye karar vermişti..nihaet 28 ağustos 1789 yılında insan ve vatandaş hakları demeci kabul edildi ve genel prensipleri ile özgürlük, eşitlik ve adalet konularına değilinildi..köklü değişimleri beraberinde getirecek konular bunlardı..10 nisan 1790 tarihinde ise kilise anayasısı kabul gördü ve kilisenin (rahiplerin) mallarına devlet tarafından el konuldu..

fransız anayasası ise 17 eylül 1791 tarihinde ise artık başka birseceneği kalmamış boynu bükük kral tarafından kabul edildi ve onay gördü..yeni kuramlar ile donatılmış bu dünyanın kaderine değiştirecek ve çağ değiştiren kanunlar, kraal artık fransa kralı değil, fransız kralı ünvanını vermişti..
zeus zeus
avrupa ne dedi?..

her zaman olduğu gibi herşeye burnunu sokan avrupa bu sefer bu gelişmeleri ilgi ile, zaman zaman şaşkınlık içinde, zaman zaman da öfke içinde izlemekte idi..toplum sınıflarının büyük bir isyan ile eşitlenmesi, kilisenin mallarına devlet tarafından el konulması, milli egemenlik fikri ile coşmuş bir akımın mutlak monarşinin haklarına sınır getirmesi avrupanın tepkisini çekmişti tabi..1792 yılına doğru avrupa bu gelişmelere kayıtsız kalmadı ve fransa’da gelişen bu duruma karşı bir cephe oluşturdu..1793’e doğru iyice birbirlerine açık açık tehditler savuran devletler kızgın bir döneme girileceğinin habercisi gibiydiler..dış tehditlere karşı kenetlenen fransa halkı kendilerini 16. louis’den daha iyi bir yöneticiye layık görüyorlardı..21 ocak 1793’de idam edilen 16. louis hemen akabinde fransa için (fazla uzun sürmeyecek) bir cumhuriyet dönemi başlamış oldu..iç ve dış savaşlar ile iyice çalkalanan bu dönem ise 1802 yılındaki napolyon’un hayat boyu cumhurbaşkanlığı ilanına kadar sürdü..bundan sonra napolyon 1804’de imparatorluğunu ilan edecektir ve 1815’e kadar fransızları belki de hayal ettikleri, belki de nefret ettikleri başka bir döneme sürükleyecektir..

not: şerife özkan’ın notlarından derlenmiştir..
tutkinjsh tutkinjsh
1789 yılında oldu denilsede o yıl ancak başlangıcı olabilir bu devrimin. aydınlanma çağının devamı olarak amerikan ve ingiliz devrimlerinin körüklemesiyle gerçekleşmiştir. amerika'ya verilen mali destek, sarayın hesapsız harcamaları ve toprağı işleyen köylünün artık aldığı paranın yüzde seksenini ekmeğe verir hale gelmesi versailles sarayında esen rüzgarı baya bir soğuttu. 16. louis nin asılmasına ve napoleon savaşlarının başlamasına kadar olan süreci devrim süreci olarak adlandırabiliriz. fransız literatüründe "la revolution française" olarak geçer.
emre1905 emre1905
fransız halkının, devrime karşı çıkanları anarşizimi kullanarak tepki gösterdikleri ve daha sonra anarşizimi yaratanları yani devrimin kendi çocuklarını giyotine gönderildiği ve devrimin fransa içinde sona erip tüm avrupada etkilerinin sürdüğü bir devrimdir
1 /