frp anıları

1 /
markrenton markrenton
genelde ciddi geçmesini tercih ettigim oyunun anıları.
ama bazen gülmekten yerlere yattıgımız da olur.

-elf bir gözcünün kulenin altına gelen bizlere bakarken, dm'nin cüzdanını düşürdügünü farkedip "anaa cüzdan buldum lan" demesi.

-köylü karakterimin, köylü kardeşinin ilk kez elf gördükten sonra "elf gördüüm, elf gördüüüm" diye festival meydanını turlaması (daha sonradan bir herif daha geçti yanımızdan aynı şekilde ve direğe gömüp bayıldı)

-(başka bi arkın vampire oyununda) karakterlerden birinin "sabah ola hayrola" demesi

gibi
zeus zeus
dm: evet, tahta bir kapı, tozlu, yıllardan beri açılmamış gibi duruyor..
player1: kapıyı aralıyorum..
dm: zorlanmadan açıldı kapı..arkasında geniş bir avlu var..ortasında da bir gazebo var.. (bkz: gazebo)

durum analizi: oyunculardan hiç biri gazebo nedir bilmemektedir..olay yaşanmış bir olaydır ve şans eseri ise "gölge amaçlı üstü kapalı çardak" anlamına gelen gazeboyu bilmemektir oyuncularımız..dm de ukelalık olsun diye öyle demiştir..belli bir süre gazeboya takılan oyuncular dm'in dikkatini çekecektir..çünkü oyuncular gazeboyu özel bir karakter ya da özel bir yaratık zannetmektedir..

player2: gazebo mu?? dikkatlice uzaktan inceliyorumm..
player1: dikkat ederek ben de bakıyorum..
dm: *napıyor len bunlar!??!?!,neyse devam edeyim bari* gazeboda bir hareket yok, öyle ortada duruyor..
player2: abi, gazeboda bir hareket var mı??
player1: yavaşça okumu yayıma takıyorum..ama yavaşça, fazla dikkat çekmesin..
dm: *bunlar iyice sapıttı,aahahaha* ...
player1: napıyor abi gazebo??
dm: bişey yapmıyor size bakıyor hareketsizce..
player3: (uzun süre sessiz kalan büyücü karakterimiz) ben fireball hazırlıyorum..
dm: tamam..
player2: abi dikkat et, tepki olmasın..
player3: pelerinimden sakladığım asayı çıkarıp, fireball'u atıyorum..
dm: *ulan adama bak, gazeboya karizma yapıyor* tamam tam göbekten vurdu fireball'un..
player3: ee??
dm: bişey olmadı, hala orda gazebo *dayanamıcam*..
player2: yavaşca yaklaşıyorum, usulca ama..
player1: dur abi, ben hide in shadows yapayım..öyle yaklaşıyım ben..
dm: *offff çatlıcam* ..
player2: tamam abi ama dikkat et, biz kapının arkasına saklanacağız..
player1: tamam, abi ben hide in shadows yapıp yaklaşıyorum..
dm: *tamam buraya kadarmış* at zar bakem sen..

zar atılır..20lik zarda 3 gelmiştir..

dm: gazebo seni yuttu sinan *ohh be rahatladım,ne salak adam yaa*..
player2: nee??!?!! nasıl olur yaa!?!?
player3: hemen lightining hazırlıyorum, belki fire immune vardır..
player2 evett, evettt..
dm: yok yok hiç kasmayın, biraz ara verelim ben kopacam..ahahahahahaha

olay süre gider, dm kahkalar içinde yerde kıvranırken, oyuncular mal mal ona bakar..
katil sincap katil sincap
görev icabı girdikleri bir mağrada gruba birden dev yarasalar saldırmaya başlar.grubu en arkada takip etmekte olan çelimsiz thief olanları farkeder farketmez ortamdan sıvışmaya çalışır ve;

thief: ben hide in shadows yapıyorum, gölgelere dalıyorum.

dm: hide in shadows yapıyosun...yarasaya...hide in shadows...
favorius favorius
arkadaşlar oyunu uzun süre oynamış ve hepsi epey seviye atlamıştır, karakterlerine bir zeval gelmesi onlar için epey üzücü olacaktır...

dm:evet, şimdi bir mağaraya giriyorsunuz...
kamil:biraz bilgi verir misin?
dm:hmm, gölgeler içinden bir tane büyük altın ejder geliyor...
kamiller:hsktr!!!baba kaçııın!!!
dm:üzgünüm hiç şansınız yok, hepiniz artık meftasınız(auzhauhzuahz)
kamiller:+$%s^'!! a.q.
dm:şimdi gözlerini açıyorsunuz, ve gözlerinize vuran sabah güneşi size güzel bir gün müjdeliyor ama gördüğünüz bu rüya içinizde hep bir soru işareti olarak kalacak.
kamiller:hem topsun, hem şerefsiz
zeus zeus
ultra geyik bir dm'in yaptığı açıklama..

dm: evet, ayağın kaydı be yere düştü..elindeki kutu da yere düştü..şannggııırrr!!!..
oyuncu: abi tamam da kutu saman dolu değil miydi??
dm: haa, evet yaa..pardon arkadaşlar..

zaten 4 saatlik bir oyundan bayan grup dağılır gülmekten..
zeus zeus
başka bir bön olayda, gaza gelmiş bir barbar hakkında olmaktadır;

dm: evet abi, köyün ortasında baya geniş çaplı, alışılmamış boyutlarda bir taş kuyu var, baya büyük böyle, herhalde içinden olması gerek, uzaktan bir yardım edin sesi geliyor..

yine küçük bir durum analizi: ne gerekse, ne hikmetse kuyunun içinde bir minotaur vardır, ve köyün küçük çocukları bizim elemana şaka yapmaktadır..bakın olaylar ne boyutlara gelecektir..

gaza gelmiş barbar: kuyunun yanına gidiyorum koşarak..
dm: evet abi..
ggb: sesler geliyor mu hala?
dm: at bakayım zar bi sen..

ilginç bir sisteme göre oyun oynattıran dm'mimiz, çocukların uzaktan "yardım yardım" diye taşşak geçerek bağırmalarını acaba oyuncumuz nasıl irdelicek, nasıl yargılacak ya da sesin nerden geldiğini anlayabilecek mi diye zar attırmaktadır..zarda okunan rakam da 2'dir..vah zavallı..

dm: yaa sesleri duyuyorsunda sanki böyle kuyunun içinden mi, yoksa başka bir yerden mi geliyor bilemiyorsun, anlayamıyorsun..
ggb: kuyunun içine bakıyorum..
dm: bir gölge gördün, dolaşıyor, hareket ediyor..

gaz barbarımız hiç bir tedbir almadan, sanki yardım bekleyen birisi varmışcasına kuyuya atlar..ne gerekse diyoruz yeniden..

ggb: abi ben kuyuya atlıyorum..
dm: höö???!?!..
ggb: atladım abi ne var, ne görüyorum aşağıda?
dm: birşey görmüyon abi, öldün!..allahı görüyon böyle, cennet cennet hah!..saflar cennete gidiyormuş..(dm kopar vol#1)
ggb: niye öldüm abi yaa??
dm: niyesimi var ya salak adam, bir kuyuya atladın, hadi ölmedin diyelim, ayakların kırıldı, yerdesin kaçamıyorsun..ikincisi aşağıda koskocaman baltası ile bekleyen azgın bir minotaur var..o kafanı yardı..ahahahaahah (dm kopar vol#2)
ggb: ne biçim oyun yaa,niye kuyuda minotaur olur??
dm: ne biçim oyuncu yaa,niye kuyuya atlarsın ak?..
gblack gblack
`http://www.frpnet.net/komikolaylar.html` adresinden alıntıdır. sandalyeden yuvarlanmama sebep olmuştur.

oyun bir campaign şeklinde devam etmektedir. playerlardan bir tanesi her yeni şehre geldiklerinde kerhaneye gider. bu artık oyunda devamlı olan bir muhabbettir. bir gün utangaç karakterimizin kız arkadaşı oyunu izlemeye gelir. tam da o zamanda parti o dünyadaki en büyük şehirlerden birine gelir. player kerhaneye gittiği zaman 50 xp alır ama gitmediği takdirde 500 penaltı yer.

player1: abi ben kütüphaneye gidiyorum
dm: tamam abi gidiyosun. eee sen napıyosun emre?
player1: olm anlamadın sen beni kütüphaneye gidiyorum.
dm: tamam işte. dünyadaki en büyük kütüphane bu şehirde zaten. git bak. deli etme adamı.
player1: yaa abi anlamadın sen. ben hani hep gidiyorum ya kütüphaneye (!) yine gidicem.
grup: heeeaaa
dm: heee anladım…
player1: var mı abi kütüphane?
dm: var birkaç tane gidilebilecek kalitede kütüphane.
player1: abi ilk önüme gelene giriyorum. içerde gözüme çarpan, kabı iyi görünümlü, güzel bir kitap arıyorum.
dm: kitaplardan biri çok güzel abi.
player1: hiç pazarlık felan yapmıyorum, alıyorum kitabı parasını verip.
player’ın kız arkadaşı: kütüphanede kitap da mı satılıyor?
grup: muhahahaa
dm: evet abi, alıyorsun. napıyosun?
player1: kütüphanenin arka taraflarında bir yere geçip kitabı okumaya başlıyorum.
dm: okuyosun.
player1: abi kitabı ters çeviriyorum bi de tersten okuyorum.
dm: kııh kıh kıh
player1: abi okurken dikkatimi çekiyor, bazı sayfalara şarap dökülmüş, kitabı yalıyorum.
dm, grup: muhahahaha
player1: abi kitap çok güzelmiş, dayanamayıp bi daha okuyorum.
grup: zuhghahahahaaja

grup ve dm kopmuştur, player’ın kız arkadaşı da bize mal mal bakmaktadır. dm bu role play sonunda player’a 1500 xp vermiştir…
mavio mavio
henüz oyunun başı.
arkadaş olan level 1 rogue, level 1 paladin ve level 1 druid birlikte ilerlemektedirler.
rogue, hırsızlıklarını paladinden saklamaktadır zira paladin hırsızlıktan hazetmez.
bizimkiler kasabadan tanıdıkları 2 kişiyi sıkıştırmış döven 5 korsan görürler.
zaten tüm kasaba korsanlara gıcıktır ve bunun sırf level için bir yan görev olduğu aşikârdır
mekân genişçe bir marina iskelesidir ve sandıklar vardır
(olayı bir film gibi anlatayım)

paladin kılıcını çekip koşmaya başlar. druid de okunu çeker.
canının azlığından endişe eden rogue gidip sandıkların arkasına geçer.
yalnız başına koşan paladin, ıslak tahtada ayağı kayınca 2 korsanla birlikte denize düşer.
druid iskeledeki korsanlara ok atar ama ok kasabalı adama saplanır.
kasabalılar korkup kaçar.
korsanlardan biri sandıkları devirerek rogue'u ezer.
kılıcını denize düşüren paladin gırtlağını sıkan korsanın hayalarını tekmeler ve kurtulur.
druid 3 korsanla yalnız kaldığı iskelede durmaktansa denize atlamayı tercih eder.
bu sırada rogue bir korsana sandıkların içinden çıkan bir balıkla vurur!
sinirlenen korsan rogue'u denize atar.
paladin boğuşmaya devam eder. druid ve rogue paladine yardıma giderler.
iskeledeki korsanlar bizimkileri tehdit eder ve
bizimkiler denizdeki korsanları bırakarak yüzerek uzaklaşırlar.
ertesi gün druid'in babasının eczanesi, korsanlarca haraca bağlanır
my dying bride my dying bride
oyunu öğrenmeye yeni başlayan azimli kişiye alignment olayı anlatılır. işte lawful good şu neutral bu gibi..

cebelleşmeden sonra sıra karakter yaratmaya gelir. çöm kişi karakter kağıdını alır, paladindir. alignment kısmına koca koca "loveful good" yazar. iki sene boyunca da daşşak konusu olmaktan kurtulamaz..
nighttimebird nighttimebird
grup baya kalabalık ve karışık (elf, yarı-elf, insan, cüce..vs) bi gruptur
oyunun daha başları fakat dm (ben) oyunun başından beri grubu hiç rahat bırakmamıştır, sürekli engel çıkarmaktadır
henüz ormanda bir çeteden yeni kurtulmuş ve bu sefer bir iki de fire vermiş olan grup görevlerine doğru ilerlemektedir
dm su sesi duyduklarını belirtir grup yaklaşınca bunun bir ırmak olduğunu görür
dm: karşıya geçmeniz lazım yanlız köprü yok napcaksınız?
grubun gerçek hayatta da agresif karakterde olan cücesi sonunda isyan eder: eeeh peki kerhane yok mu kerhane?? o da mı yok?
twinkle twinkle
ultra amatör bir grup frp oynamaya çalışmaktadır. uzun uğraşlardan sonra karakterler yaratılır. görevimiz moria'da orklar tarafından kuşatılmış bir arkadaşımıza rivendell'den yardıma gitmektir. yollarda kazasız belasız gidilir, moria'ya varılır, kapı zorluk çıkarmadan açılır. arkadaş bayram misafiri bekler gibi beklemektedir. selamlaşılır. akabinde orklar gelir. arkadaşlarını kurtarmaya gelmiş fedakar grubun ilk üyesi olan half-elf ranger kılıcının üzerine düşer. bir diğer fighter kılıcını savurur, kılıç moriaya kurtarmaya geldiğimiz arkadaşımıza çarpar, önemsiz bir damage verir. bu kadar salak bir gurubu bulan orklar coşar alayımızı keserler. kurtarmaya geldiğimiz arkadaşımız da orkları keser ve diğer grubu beklemeye başlar. bir daha frp'ye el sürülmez.
zaknafein zaknafein
sabahın bilmemkaçı olmuş artık herkes perişan bir halde ...

eleman kapıyı açar , içeri girer karşısında tam donanımlı bir goblin savaş partisi görür :

- oo nabersiniz kankiler ?
dm : olm düzgün...!!

eleman goblinlere doğru bir adım atar (ilginç , goblinler hala saldırmamaktadır)

- bak dostum , anlaşabiliriz ...

dm : at bakim şu zarı

20 gelir

dm : beyin kanamasından öldün keh keh.

-sie!!
zaknafein zaknafein
ormanda dinlenmekte olan bir maceracı genç birikintisi , nöbetçi diye bir bard elemanı seçerler ve uykuya dalarlar.nöbetçi de dandik bir zar atar ve şimdi göremediği hırsızlar etrafta geziniyorlardır.hırsızın teki çabuk davranıp nöbetçinin üstüne stun yapmış , saving throw yapamayan nöbetçi de oracıkta kalmıştır.

dm : bi fikrin var mı , at istersen şunu
- atıyım abi

dm : oo sağlam attın

- tamam çok güçlü osurmak istiyorum
angelic angelic
elf prensesi angelic, teoda şehrini ork istilasından kurtarırken "daılın la züriyetsizler" diye haykırır,grup pöykürerek kahkalara boğulur.
saçmaladı yine bu saçmaladı yine bu
hırsız, npc baş büyücü, savaşçı ve büyücüden oluşan grup. başbüyücü görev verecektir. hepimizi görev için teleport eder.

dm:büyücü sen teleporta alışıksın, büyü seni etkilemiyor. savaşçı zar at bakiim. hımm, sen de dayanıklısın, bu büyüye karşı koyabildin, çok az başın dönüyor. hırsız at bakiyim zar? hımm, sen mahfoldun, büyüye hiç alışık değilsin hem, midende ne varsa kustun.
hırsız: ehüeheüheüh batırdım ortalığı.

baş büyücü farklı bir yere teleport eder bizi.

dm: burayı dikkatli dinleyin görevi anlata...
hırsız: ve ben yine kusuyorum.
dm: hayır kusmuyorsun bu kez. dinleyin, görev...
hırsız: niye kusmuyormuşum ya? kusucam banane.
dm: kusmayacaksın, görevi anlatıyorum sessizlik...
hırsız: öğk. bak kustum işte ahahaha.
dm: (sinirlenmiştir) baş büyücü büyü yaptı, yerdeki kusmukları geri yuttun. bu da sana kapak olsun!
hırsız:???
grup: ahahasflkjgk ahahhahaha!
1 /