futbol ve kadın

uykulu uykulu
futbol ve erkek kavramlarının arasındaki orantıya ters orantı ile eşlik eden ifadedir. her ne kadar futbola ilgi gösteren kadınlar olsa da genel anlamda futbol, erkek hegamonyası ile paralel seyir izleyen, içerdiği şiddet, küfür ve estetik kavramından yoksunluk ile kadınlara uzak bir spor dalıdır. türkçemizde karı gibi oynamayın türü ifadeler ile kötü oynayan sporcunun suçlandığı ortamda aksini de beklemenin gereksiz olduğunu düşünüyorum. öte yandan istisnai durumlar da olup futbola derin ilgi duyan kadınlar da bulunmaktadır. cinsiyet ve alışkanlıklar arasında ayrım olduğunu göz önünde bulundurur isek futbol ağırlıklı olarak bir erkek sporudur, bu sebeple futbol ve kadın birbiri ile bütünleşmesi genel anlamda güç olan iki kavram olarak ortaya çıkmaktadır.

(bkz: ukte dolması)
hasta etmeyin insanı hasta etmeyin insanı
tamamen şahsımın naçizane mütevazı bi fikridir, diyerek söze başladıktan sonra fütursuzca "birbirinden uzak tutulması" değil "uzak olması" gereken spor ve cins diye tabir edeceğim şey.

kaç milenyumdur bilinmez, ipleri olduğu gibi erkeğinin eline vermiş "kadın kısmı"nın öylesine çember dışında tutulduğu, öylesine yabancılaştırıldığı, içten "sen anlamazsın" türevleri olarak geçenlerin öylesine "ama hayatım kadınlara da hiç yakışmıyo ki, haksız mıyım allahaşkına?"larla aklandığı, öylesine yüzsüz bi hipnotize olmuşlukla izlenip, gerekirse sevgiliye gol esnasında "idiot box"ın önünden geçti diye günlerce trip attıran bir husustur ki bu futbol ve kadın; ortalıkta "ehe, fenerbahçe yuppi!", "galatasaray şampiyon, heyo!", "ahahaha psikopatız güçlüyüz ankaragüçlüyüz! -bu kadınların hepsi de böyle bi şebekler kadar şen oldu; neyse kusura bakmayın artık- " diye gezen kızcağızların bu durumları bana zavallılık olarak görünmektedir.

halbuki hakikaten değersiz bulduklarını belli etseler; babaları/ sevgilileri bi takımı izliyo, seviyo diye o takımın hayranı oluvermeseler; boşverseler; hatta ukalalık yapıp 22 kişi bi topun peşinden koşuyo çok mantıksız diye özetleyiverseler durumu, futboldan -anlamaya gerçekten çalışmadıkları için- anlamasalar, hem türkiye'de hem de dünyada futbolun hangi amaçlarla bu kadar revaçta tutulduğundan dem vursalar, "sizi stadyumlarda bağırtıp çağırtıp enerjinizi oralarda harcamaya sevk ediyolar, 12 eylül 1980'den beri aynı depolitizasyon numarasını yutuyosunuz" diye ahkam kesseler; azıcık da "ben bilirim, evet"çi olsalar çok daha şık olacak bence. futbol lan hepi topu.
tembel tembel
ortalama erkeğin başlıca üç ilgi ve sohbet alanından ikisi. kişinin mezhebine göre yanına otomobiller, politika veya... otomobiller gelebilir. ama futbol ve kadın sabittir. değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.
v v
ülkemizde birbirinden uzak olan iki kavramdır. beyler; eğri oturup doğru konuşalım. siz maça birlikte gidelim diyen sevgilinize otur oturduğun yerde senin ne işin var maçta derseniz, maç izlemeye bir mekana gidip takımınız yenilince ana avrat küfrederek mekandan ayrılırsanız, maça giden kadını taciz ederseniz olacağı bu. hadi tüm bunları da geçtim, bu iki kavramın uzak durmasından yakınan da sizsiniz. kısacası beyler; size yaranılmıyor.
blonde blonde
futbol sevmeyen erkekler olabildiği gibi futbol seven kadınlar da olabilir. tabi sevmeyenin, ilgilenmeyenin, anlamadığı halde anlıyormuş gibi kasması manasızdır.
blackslimbright blackslimbright
son yıllarda iyicene pohpohlanan ve pr'ı yapılan bir alan oldu kadın futbolu. neden? çünkü futbol piyasasının büyümesi gerekiyor ve bu büyümeyi de kadınları işin içine dahil ederek yapabilir. o yüzden spor haberlerinde artık sürekli kadın futbol haberleri dönüyor, araplar kadın futboluna yatırım yapıyor ve kendi kadın süperstarlarını yaratmaya çalışıyorlar.

tutacak mı göreceğiz.
the red queen the red queen
küçükken babamla bütün maçları seyrederdim ama üniversiteye başlayınca futbola olan ilgim yok oldu. hatta futbolla ilgilenen erkeklerle bile ilgilenmiyorum, o derece.