galip munzam

çiçekböcek çiçekböcek
odtü kokan sol yazarı...

siyasetsiz siyaset ve faşist anti-faşizm bundan bir kaç sene önce gelenek'te siyasette belagâtin sonunun geldiğini yazmıştım. bu sözün değil tutarlı, bütünlüklü söylemlerin etkisizleşmesi ... sol haber portalı | güne sol'dan bakın


"..dolayısıyla akp programının ve akpnin yürütmüş olduğu dönüşümün kapsamlı bir eleştirisi yapılmadan atılan her adım mevcut iktidarın şekilsiz ve bundan dolayı çekim gücü yüksek ideolojisine eklemlenmektedir ve onu kuvvetlendirmektedir. (*) sonuç, liberal demokrasinin sığ sularında çırpınmaktan ötesi değildir.

bir de bu atmosferden beslenen ;siyasal doğruculuk;, pek moda tabirle söyleyecek olursak ;politically correct; olma hali var. solun bir hastalığı da diyebiliriz; siyasal doğruculuk, bir yandan bu atmosferden beslenirken, bir yandan da siyasetin depolitizasyonuna katkıda bulunmaktadır.

sanki böyle bir zorunluluk varmış gibi her siyasal gelişme karşısında en doğruyu söyleme gayreti, giderek her gelişme karşısında bir otorite, bir hakem; olarak konumlanmayı beraberinde getirmektedir. oysa böyle bir konum siyaset yapmayı imkansız kılmaktadır. hemen her olayda karşımıza çıkan akıl almaz mantık silsilesinin sebebi, bana kalırsa, bu siyasal doğruculuk merakıdır. fazlalıkları atarak söyleyecek olursam, soldaki siyasal doğruculuk merakından şöyle bir mantık silsilesi çıkmaktadır:

1. (birinci tespit) akp, şunu yapıyor. ve bu kötüdür.
2. (birinci sorgulama) akp, zaten burjuva partisi. ne bekliyoruz?
3. (ikinci tespit) diğer burjuva partileri de zaten aynısını yapardı.
4. (ikinci sorgulama) zaten bunları esas olarak genelkurmay yapmadı mı?
5. (ara sonuç) bugün askeri vesayete karşı bunlar yapılıyorsa, bu mevcut vesayetçi yapının etkisinden kaynaklanmaktadır.
6. (üçüncü tespit ve sorgulama) sol da zamanında şu hataları yaptı.
7. (bonus puan getiren argüman) sovyetlerde de şöyle yapılıyordu.
8. (sonuç) yeni bir sol tarifi gerekir..."
bar filozofu bar filozofu
bu adamın özeti şudur, 1 mayıs'ta liseli yoldaşlarının polis gözünü morartırken ydys bursu yanmasın diye kafeden kafasını dışarıya çıkartamaz. ama değil ydys bursunu, ışid'le savaşmak için geride eşini, çocuğunu ve bütün hayatını bırakan ulaş bayraktaroğlu öldüğü gece twitter'da dil pabuç kadardır. aslında çok psikolojik bir şey bu. gericiliğe karşı bildiri dağıtmaktan öteye geçemeyen, devrim için yurtdışı doktorandan vazgeçemeyen kendi pespayeliğinle yüzleşemeyince çareyi öyle veya böyle ışid'le silah elde savaşanları itibarsızlaştırarak buluyorsun. bu itibarsızlaştırma o adam orada ben neden buradayım sorusundan kurtarıyor da daha büyük mevzulara kapı açıyor be aytek. sonrasında neler olduğunu ve partinin geri vitese takmasıyla sorunun nasıl çözüldüğünü hepimiz biliyoruz. ulan madem arkasında duramayacaksınız, doldurmayın o zaman elinizdeki sabi sübyanı solculara karşı. bu kadar basit...

biz birkaç eski tanıdık olarak iyi küfretmiştik aytek'e o gece. sülalesinden kurtulan olmadı sanırım. o meşum geceden elimde pek bir belge kalmamış ama kısa bir arama sonucu mesaj kutumda şu capsi buldum:





ondan sonra küfredince "eril eril konuşma heval" diyorlar :)))
skadi skadi
bunu yaptıktan sonra kendime çok küfredecem muhtemelen de , ne bitmez yaraymış arkadaş. gecenin bi yarısı durup dururken aklıma kate upton değil de aytek gelse, ne bilim durur bi düşünürüm sanırım.ha bi de şu tabi


4