gazete kuponu biriktirmek

1 /
rahmetli baskan kennedy rahmetli baskan kennedy
bir dönem insanların kontollerini kaybetmelerine sebep olduydu. yurt dışı seyahatten arabaya, cep telefonundan devremülk'e kadar her bi boku dağıtıyolardı zira. çekirdek ailenin parçalara ayrılarak kupon takibi yaptığını gördü bu gözler misal. mega kupon peydah olduğunda, o güne kadar deliler gibi kupon biriktiren babanın "sizin allahınız var mıı" zılgıtlarını işitti fütursuzca.

o değil sikindirik şeyler için bile teşvik eder hale geldiydi bu gavur icadı. evde 4 farklı markanın bilmem kaç cilt ansiklopedisi olduğu halde, bilgiye doymayan pederin "ouuv bak kağıt kalitesine bak kennedy, bak bak 32 ciltmiş hemide. bunu da alalım" deyu telkinler vermesini sağladı. o sabah gazetesini almayı unuttuğum anamın "nolacak şimdi o kadar kupon, boşa mı biriktirdik? ha? git bul o gazeteyi nerden buluyosan, beni delirtme çocuuuk!" deyu çığlıklar atmasına vesile oldu. anamı babamı keseceğidim dostlarım. halım yamanıdı velhasıl.

kupon biriktirmeyen, kuponların yanındaki makas işaretini gözünün önüne getiremeyen anlamaz hissiyatımı. anlayamaz.
su kusu su kusu
hayatımda bir kez kupon biriktirdim onda da çok güzel bir vcd seti veriyordu gazete.o gazete kötü olduğundan demiyorum ama aynı basın kuruluşuna ait başka bir gazeteyi çocukluğumdan beri okuyor olmamın bende yarattığı aradığını bulamama ( en azından yazar bazında ) sendromu nedeniyle kupon biriktirme işi biter bitmez gazete almaktan da vazgeçtim.kupon biriktirirken diğer gazeteyi de alsam diye düşünmedim değil ben de ama öğrenci bütçesi hepsini kaldıramıyor maalesef.velhasıl artık okumaya alışık olduğum gazete bile çok makul şeyler veriyor olsa, sanmıyorum biriktireyim o kuponları.
anti tartar anti tartar
işkencedir... hele de benim gibi kuponları 10 günde bir kesiyorsanız...

49 kupona vcd seti alacağız bakalım.. 49'unu almasam da en azından 42-43 tanesini düzenli olarak aldım. geçenlerde toplayayım kuponları götüreyim alayım belgesellerimi de kültürüm artsın dediydim. itinayla saydım kuponlarımı 35 çıktı.. bir daha, bir daha... yine 35. ulan ben düzenli olarak gazetemi aldım neden 7 kuponum eksik ? işte bu soru gizemini koruyor. artık bayiye aynı günün kuponlarını götüreceğim. umuyorum ki incelemez kuponlarımı..
vuvuzela çalan masum köylü vuvuzela çalan masum köylü
bir 15 sene öncesinde gazeteler ufak tefek şeylerden ziyade bir televizyon bir buzdolabı bir bisiklet falan veriyorlardı, hatta şu anda bile gazete kuponlarından biriktirip almış olduğumuz televizyonu kullanmaktayız. ancak başımıza şöyle bir talihsiz olay gelmiştir ki onlarca kupon biriktirdikten sonra malum gazetenin batmasıyla buzdolabımıza kavuşamamışızdır. o gün bugündür reklamlarda ne zaman sadece bilmem kaç kupona şeysini duyduktan sonra aklıma yaşadığımız bu cenabet olay gelir, hey gidi günler hey...
lullyby lullyby
90'lı yıllarda çocuk olan birisi olarak sıkça yaptığım eylem. neredeyse bütün gazeteler kuponla armağanlar veriyordu o dönem. sayelerinde hala kullandığım güzel eşyalar elde ettim. sağolsunlar.
taşımasu taşımasu
doksanlı yıllarrın nostajisinde bütün insanların akıllarında tam sayfa olarak kalan anıdır.her şeyin verilmeye çalışıldığı o dönemde(boş mezar da dahil.hem de 99 kupona) gazetelerin kuponlarının normal kupon, süper kupon, mega kupon, süper mega kupon, ultra kupon (`yok artık lebron james) gibi sınıflara da ayrıldığı ve gazetelerin tam sayfa kupon da yayınladığı görülen hadisedir.
savunmada sertlesme sorunu var savunmada sertlesme sorunu var
ilk dönemlerinde meydan larousse , el işi dergileri, yemek kitapları hatta tv ve radyo veren kampanyadır. son dönemde elektronik sözlüğe kadar geldiler.

kupon biriktirmek heyecanlıydı. alınan kuponlar, kitapların arasında saklanır. her gün tek tek sayılırdı. ilk üç kupon başvuru kağıdı ile bayiye verilirdi. kupon bittikten sonra sık sık bayiye gidip sorulurdu. özledim be...
muslukbasi muslukbasi
90'lı yıllara damgasını vurmuş olaydır.

ne günlerdi ama. önceleri masumane bir şekilde başlamıştı bu iş. gazeteler promosyon olarak ilim ve kültür ekleri vermeye başlamıştı. ben de çocuk aklımla asla okumayacağım hale bir heves girmiştim bu işe. misafir odalarındaki vitrinleri süsleyen, asla okunmayan, evin öğrencilerinin arada bir karıştırdıkları ansiklopediler bu zamanlar edinilmiştir.

sonraki yıllarda işin boku çıktı. arcoroc tabak takımı vermeye başladı gazeteler. televizyon, buzdolabı, hatta araba bile...

daha sonraki yıllarda devlet işe el attı ve gazetelerin ilim ve kültür yayınlarından başka bir şey veremeyeceğini açıkladı. fakat zeki türk milletinin fertleri olan gazete yöneticileri, gazeteyle tabak vermek yasak olduğu için tabak alana gazete hediye etme yöntemini keşfettiler.

güzel zamanlardı. kuponla televizyon veren ilk gazete ılıcakların sahibi olduğu akşam gazetesiydi. gazete -hatırladığım kadarıyla- kısa zamanda fiyatını 4 katına çıkarmıştı.
lordthataintright lordthataintright
bazı yaşı ilerlemiş insanlarda hastalık boyutundadır.zengini fakiri farketmiyor. amcacım dünyanın parasına sahipsin git nerde satılıyorsa ver parasını al altın varaklı kuranı kerimini. ne gerek var 24 kupon biriktirip kendine eziyet etmeye ama yok illa onlar hergün takip edilecek, özenle kesilecek, o sayfayı yırtan torunlara kızılacak. işsizliğin gözünü seveyim.
sinestezya sinestezya
sabırlı olan her insanın gerçekleştirebileceği eylemdir.ama düzen hastası olan bir insansanız ve kupon biriktiriyorsanız dikkatli olmanız gereken bir nokta var o da gazetenin sürekli kupon boyutlarında değişiklik yapmasıdır.örneğin 39 kuponluk bir şey biriktirirken 39 gün boyunca kuponlar en 4-5 farklı boyutta basılarak biriktirme işlemini zorlaştırabilir.
1 /