gece

2 /
sabahsız sabahsız
iyi bir günün ardından insanı en mutlu eden saatler. iş çıkışı, ders çıkışı ve evde geçirilen saatler sonrası alilenizin eve dönme saati. bunlar insanlara en fazla huzur veren saatlerdir. konuşabildiğimiz, kendimize zaman ayırabildiğimiz, kitap okurken en rahat olduğumuz, günün o yıpratıcı yorgunluğunu atabildiğimiz o muhteşem saat dilimcikleri. hepinize mutlu geceler...
gülümsün gülümsün
bazen geçmek bilmez, inadına yavaş yavaş geçer. kafanı kurcalayan bir şey varsa sabah olmak bilmez, döner durursun yatakta. bir ara gözlerin kapanır ama bu sefer de rüyalar bırakmaz peşini. ama bazen de ertesi günün heyecanıyla yatar yatmaz uykuya dalarsın, gece ne zaman geçmiş anlamassın. gece işte, sessiz, sakin, uykulu, geçmesi gereken zaman dilimi. geçmesse insanı bunaltan karanlık, geçerse odaya yeni doğan güneş kadar iç açıcı. keşke hava hep güneşli olsa...
palantir palantir
anne şevkatiyle sarar sarmalar kusurları örter...belirli saatten sonra sadece şehrin ışıkları vardır...yalnızlığı en derinden hissedip sarsılma anıdır...ölümün küçüğünü tadmak yerine hayata bağlanmanın verdiği hazdır belki de...bazen hasrettir, bazen cevabı verilemeyen sorulara cevaptır...
palantir palantir
yalnızlığı emanet ettiğiniz tek dostunuzdur...kaybetmenin verdiği burukluğu içerisine gizlersiniz...hele ki geçmişteki yaralardan -bu gönül yarası ise apayrıdır- birisi kanamaya başlarsa gece ile sararsınız...göz yaşlarınızı o siler...keşkelerin boğazınıza düğümlendiği anların birleşimidir gece...
aqua aqua
gündüzün gürültüsü, gereksiz kalabalığı, telefonları olmadan yalnız başına veya dostlarla zaman geçirmek için; çalışmak, dinlenmek, yaşamak için en güzel zaman dilimi.

ayrıca hoş bir bayan ismi.
palantir palantir
haramdır kimi zaman uyku...zehir gibi gelir...o an tek dostunuz gecedir ya da en büyük düşman...ölümü getirir akla hep umutsuzluk selinde boğuşuluyorsa..yalnızlık geceyle koyun koyunayken sizi de sarmalar..bir hüzün çöker omuzlara..o kadar ağırdır ki yükü..
palantir palantir
nöbetleri olan insana zamansızlık kavramının varlığını yaşattıran yanında gündüzün sadece güneşiyle varlık bulabildiği, hüzünlerin sahibidir...onda ölüm her andır...hayallerin yıkılışının; yeniden var edilişinin simgesidir...kimsenin görmediği gözyaşlarının varlığında hayata sorulan en büyük soruların sahibidir gece...anadır en güzel yardır..sıcacık bir gülüştür ölüme açılan kapıda...ölümün küçüğünü tadanlar için ruhun bedenden ayrılışıdır...büyüğünü tadmak isteyenlere yoldaştır...ruhun özgürlüğüdür, bu dünyaya bağlanmışlığın bitişidir...bedenden ayrılamamış ruhların gel-gitleridir...aşktır gece dibe vurarak yaşanılandır..özlemdir gece asla kavuşulamayandır, hasrettir gece yaşama ve ölüme bağlanmışlığın son demine...
marla singer marla singer
özellikle kışın, gün ışığını görmemi engelleyen, insana kendisini kötü hissettiren zaman dilimi. seher vakti denen zamana kadar uyumamaya alışmış olan bünye, yatağa yatıp kendi etrafında 80 kez dönse de uyuyamaz. özellikle de gece kabus görmek gibi bir alışkanlığı varsa. sabaha kadar oturur, günün ilk ışıklarıyla uykuya dalar. gündüz insanı uykusunda korur gibi gelir insana. gece uyumaya korkar bünye. sonra akşamüstüne yaklaşınca zaman uykunuz çözülür. uyanır bir duş alırsınız, tam kahvaltıya oturursunuz ki hava kararmaya başlar ve o kahvaltının da tadı kaçar. özellikle gece yüklüce alkol de alınmışsa, bu durum insana kendini b.k gibi hissettirir. kıyafetlerin sigara koktuğunu, midenin de hafif sancılandığı hissedilir. gene bilgisayarın başına geçilir. birşeyler yenilir, müzik açılır, çizim yapılır, bir bira açılır, ara sıra işemeye gidilir, camdan bakılır istanbul'un ışıkları görülür, 12 olmadan sipariş vereyim de kapanmasın mekanlar diye düşünülür, oda arkadaşları uyanmasın diye duş aldıktan sonra saç kurutulmaz, onların bekçisi gibi hisseder insan kendini. budur gece. alışanların kendisini kendi çöplüğünde öten horoz gibi hissetmelerine sebebiyet verir. geceye alışan insan gündüz dışarı çıkmak ister hep. merak eder. nasıl dışarıda hayat. bugün erken yatıcam ulan görürsünüz, der. ama hiç bir zaman erken yatamaz. gündüz dışarı çıkarsa da kendisini çıplak gibi hisseder. insanın geceyi yaşaması (sevmesi değil) neyi gösterir bilinmez, belki kendini sevmediğini, belki nefret ettiğii, belki güvensizliğini, belki korkaklığını. sonuçta ilginçtir gece. ve kışın daha da uzun sürer...
artemisia artemisia
güneş ışığı ve kalabalık gibi rahatsız edici etkenlerin ortadan kalkması bakımından dışarı çıkma zamanı. yalnızlığın tadını acı çikolata gibi hissettiren zaman dilimi. çirkinliği örten, hiç olmazsa bulanıklaştıran karanlık.
2 /