genç subaylar rahatsız

earendill earendill
23 mayıs 2003'te, üst düzey generaller üzerinde siyasete müdahale etmeleri için baskı oluşturmak üzere cumhuriyet gazetesinde mustafa balbay tarafından atılan bir manşet. amacı 1960 darbesinin erdelhun paşa'sını ima ederek bir korku süreci başlatmaktır. bilindiği gibi erdelhun paşa darbe sırasında genelkurmay başkanıdır ve 1960 darbesini en üst rütbelisi albay olan, kimileri yüzbaşı rütbesinde genç subaylar yapmıştır. iktidarı ele geçirince hem erdelhun paşa'yı, hem de kendilerinin üstü olan bir sürü generali kelepçeletmişler, önlerinde yürüterek hapse atmışlardır. türk askeri geleneklerine de tamamen aykırı, aşağılayıcı ve saygısızca olan bu tutum o günden sonra tüm genelkurmay başkanları için bir korkulu rüya olmuştur. bu yüzden buradan sonra aşağıda kaynamalar başladığında genelkurmay başkanları, bekleme yanlısı olsalar bile, isteseler de istemeseler de müdahaleler yapmışlardır. 12 mart muhtırası böyle bir darbeyi önlemek içindir, 12 eylül darbesi'nin doğrudan tsk'nın kendi emir komuta zinciri içerisinde yapılmış olması da bu sebepten kaynaklanır.
1960 darbesini yapanlar sonradan bu kötü görüntüyü düzeltmek için aralarına darbeden bir kaç ay önce emekli olmuş orgeneral cemal gürsel'i almış, kendilerini de orgeneral ilan etmişlerdir.
panait ıstrati panait ıstrati
mustafa balbay'ın 23 mayıs 2003'te altına imza atarak cumhuriyet gazetesinde manşet yaptığı haber. şimdi pişman mıdır? eh herhalde pişmandır. neticede bu bir haber değil çok ciddi tarihi çağrışımları olan bir mesajdı. bir takım mahfillerle ortaklaşa kotarılmış, özellikle de hilmi özkök'e gönderme yapan bir mesajdı. ve yıllar sonra bunun hesabının (doğru veya yanlış) kendisinden sorulacağını bilse herhalde bu mahfillerle iş tutmazdı balbay. sonuçta ne oldu? bu manşet için destekleyenler öyle böyle dediler, gatakulli falan derken dışarı çıktılar. balbay hala içeride. bu durum isyan ettirici elbette. ama şunu da sormadan edemiyorum. bu sistemin bazılarının daha eşit olduğu olgusuna (herkes eşittir ama bazıları daha eşittir) dayandığını bile bile niye destek çıktın balbay? bak daha eşit olanlar bir yolunu buldu. o vatana ihanet diye yaftaladığınız ab sürecine destek verseydiniz, doğru düzgün bir yargı reformu yapılsaydı bunlar başına gelir miydi?
chixculub chixculub
artık bu ifadede türk basınınıda haber başlığı kalıbı olarak yerini tescil ettirmiş görünüyor. şöyle ki;

"israil ordusunda genç subaylar rahatsız!

israil donanması yedek subaylarından 10'u, israil başbakanı binyamin netanyahu ve savunma bakanı ehud barak'ın geçen hafta mavi marmara gemisine düzenlenen baskının yöntemini eleştirerek, olayın incelenmesi için dışarıdan soruşturma komisyonu çağrısında bulundu
"

israil ordusunda genç subaylar rahatsız! - #dünya israil donanması yedek subaylarından 10'u, israil başbakanı binyamin netanyahu ve savunma bakanı ehud barak'ın geçen hafta mavi marmara gemisine dü... radikal
sevinç dölleyen adam sevinç dölleyen adam
hop oturup, hop kalkıyor bu camia. 1876'yı miras alarak meydana çıkan jön türkler. o rahatsızlığın verdiği dürtülerle, iktidara kadar yürümüşler fakat daha sonra bu seferde rahatsız olan genç subaylara karşı, rahatsız olan daha genç subaylar ortaya çıkmış ve halaskaran zabitan grubu iktidarı ele almıştır. yaklaşık üç aylık hüküm sürdürdükleri iktidarlıkları zamanında balkan harbindeki yenilgi bahane edilerek, rahatsızlıkları bitmeyen subaylar iktidarı tekrar ele geçirmiştir, derken cumhuriyet yıllarına geldik onlar erdimi bilmiyorum muradına ama biz çıkalım mürüvvete.
anarşistkedi anarşistkedi
türkiye'de yakın dönem politikasını ciddi biçimde etkilemiş olan ve yaşanmakta olan balyoz ile ergenekon davalarının tetikleyicilerinden olan haberdir. mustafa balbay imzalı habere göre, dönemin genç subayları siyasal süreçten rahatsızlık duyuyordu ve her an her şey yaşanabilirdi. bu kalıp basınımıza ve halka ciddi biçimde sirayet etmiş olacak ki; farklı varyasyonları sık sık kullanıldı ve kullanılmaya da devam ediyor.

şimdi haberin içeriğini kenara bırakıp, şekli olarak incelersek birçok şeyi tahlil etmiş olacağız. bugün mustafa balbay'ın yargılanmasının arkasındaki ana etkenlerden birisidir bu haber. mustafa balbay'ın böyle bir haber yapmış olması onu darbe çığırtkanı statüsüne getirdi. ancak şunu hatırlatmak isterim ki, gazeteci her zaman istediği haberi yapmaz. örnek vermek gerekirse geçtiğimiz pazar günü, istanbul boğazı'nda düzenlenen çevreci eyleme katıldım ve zerre katılmak istemiyordum ve o eylemin haberini bir tek ben yaptım, bütün günümü o habere harcadım. haber ne benim görüşlerimi yansıtıyordu, ne de istediğim eksendeydi.

haydi diyelim mustafa balbay tamamen kendi siyasi fikirleri ve çıkarımları doğrultusunda bu haberi isteyerek yaptı. bunun suç teşkil etmesi yine sıkıntılı, zira birey darbe isteyebilir. birey bölünmeyi de isteyebilir, birey orduya da karşı olabilir ve bunları da açıklama hakkı vardır. aihs bunu düşünce özgürlüğü çerçevesinde garanti altına alıyor.

bugün mustafa balbay'a siyasi olarak karşı olabilirsiniz, haberciliğini beğenmiyor olabilirsiniz; fakat içeride tutulmasını eleştirmiyor / eleştiremiyorsanız kusura bakmayın vicdansızsınız.