gerçek işsizlik sayısı 8 milyon 475 bin

tonguç tonguç
türkiye'de hep, ihracat odaklı ekonomik büyüme hedeflenir. fakat ihracat için gerekli olan girdiler ithal edildiğinde bunun işsizliğe etkisi negatif oluyor. üstelik bu ithal girdilerin çeşitliliği her geçen gün arttığı gibi, türk lirasının değer kaybı da işsizliğe olan etkiyi kombo yapmaktadır.

türk lirasının değer kaybı, dolayısıyla enflasyonun ve işsizliğin artışı da ekonomik refahı azaltıyor. siz azalan ekonomik refaha rağmen dışarıdan göç alır, nüfus artışını teşvik etmeye devam ederseniz, enflasyon ve işsizliğin katlanarak artışına da engel olamazsanız. bu işin ekonomik boyutu.

işsizliğe sebep farklı bir konu ise eğitim sisteminin niteliksizleştirilmesi. siz eğitim sistemini tüketim odaklı bir hale getirir, insanların para vererek mezuniyet diploması almasını sağlarsanız, artan diplomalı daralan ekonomide işsiz kalacaktır. alın size diplomalı işsiz ordusu. dahası eskiden, üniversite sınavını kazanamayanlar bunu kendine dert edip, en azından meslek sahibi olayım diye, liseyi bitirdikten sonra bir işe girerdi. artık böyle bir yönlendirme de yok, diplomalı olanlara iş beğendiremiyor, iş görüşmesine getirtemiyorsunuz. yani eğitim planlamasındaki yanlışlıklar da işsizlik artışının bir sebebi.

teknolojinin belirli meslek gruplarının akıbetini olumsuz etkilemesi ise işin diğer bir ayağı. mesela amerika'da veya uzak doğuda teknoloji, garsonluk mesleğini yakın zamanda tarihe gömecek. bizde buna benzer olarak yaklaşımlar finans sektöründe görülecek. bizde en kuvvetli görülen sektörlerden biri finans sektörü. dijitalleşme ilk burayı etkileyecek. ilk önce bireysel bankacılık tarafında çalışanlar işsiz kalmaya başlayacak ve başladı bile. bankalarda işten çıkartma zaten çoktu, bu artarak devam edecek.

yani hem ülkenin yönetilmesine ilişkin yanlış uygulamalar, hem insanımızın keyfi yaklaşımları hem de değişen dünya bu işsizliğin artışına olumsuz etki etmeye devam edecek. bu sebeple her alanda seferberlik ilan etmek şart.
jitemci astsubay jitemci astsubay
daha fazla bile olabilir. neyse ki bizim kültürümüzde 18-20 yaşını geçen gençleri sokağa bırakma yok bazı batı toplumlarında olduğu gibi. anası babası, askere gidip geldikten sonra iş bulana, evlenene kadar bakıyor evlatlarına. aksi türlü, ciddi sosyal problemler ve patlamalar olabilirdi.
hurrianes hurrianes
devlet istatistik enstitüsü'nün açıkladığı işsizlik oranlarında payım var mı, yok mu bilmiyorum. üstelik benim durumumda olan birçok insan tanıdığımdan, her açıklandığında beni şaşırtan bu işsizlik rakamlarının biraz iyimser olduğunu düşünürüm. tanıdığım insanların yarısından fazlası, resmi olarak bir yerde çalışmaz. birçok insan sigortasız çalışır. işverenler sigorta yaptırmak istese, buna yanaşmayacak olanlar yok değil aralarında. işveren için çok bir şey değişmez ama bu sefer, bizim adamın aldığının yarısı ssk primine, gelir vergisine gider. elde, çıplak tabir edilen asgari ücret kalır. bu tabiri beğeniyorum; çıplak ücret, normal bir insanı hayli hayli çıplak bırakır.
tanıdığım insanların yarısından fazlasının işsiz olmasına rağmen işsizlik oranının %50'ye vardığı bir istatistik görmedim hiç. ama şüphesiz ki, herhangi bir diğer şey olmadığım, olamadığım gibi istatistikçi de değilim. ve sayılarla başım oldum olası dertte olduğu için hiç anlamadığım bu konulara girmesem sanırım daha mantıklı olur."