gök gürültüsü

2 /
photographer photographer
an itibari ile bütün ankara'yı sallayan gümbürtülerdir efendim. eşlik eden şimşekler ve sağanak yağmur da cabasıdır. işin güzel tarafı da insan kendini bir korku filminin tam ortasında hissediyor. nasıl bir gümbürtüdür o arkadaşım öyle?

(bkz: tanrılar çıldırmış olmalı)

yazarın iç sesi: lan yavaş gümbürde gök müsün bulut musun ne karın ağrısısın... hem korkuyorum, hem de kulaklarımda olumsuz etki yaratıyorsun. gelmiyim oraya ha!
aller anfang ist schwer aller anfang ist schwer
korku gibi.. annesinin en sevdiği vazosunu evde top oynarken kıran küçük masum bir çocuğun durumu annesine masumca açıklayışından sonra gelen bağırışlar gibi..
hiç bir yağmur ıslatmadı beni. oysa yağmurdan kaçmadım hiç öyle köşe bucak. içinde yağmurun sesi geçen hiçbir nota da çalmadım oysaki. ıslatdıysa da beni, yağmurun sesine kapıldığım için hissetmedim hiç ıslanan saçlarımın rüzgarda üşümesini. bir müzikmiş gibi onu dinledim sadece.
ama bazen kaçtım yağmurdan. o yağarken bir sesti beni ondan uzaklaştıran.
işte o da gök gürültüsüydü. yağmurun eli sopalı annesi gibi..
oysa o bunu hiç bilmedi. hep ondan kaçtım zannetti ve her gök gürlediğinde olabildiğince ıslatmaya çalıştı beni. oysa yağmur küçük masum bir çocuk. düşünemedi ondan kaçmamın imkansız olduğunu. gökgürültüsünün korkunçluğuydu beni ondan uzaklaştıran.
gök gürültüsünü ne zaman duysam yağmur sesini unutur kaçarım köşe bucak. olur olmadık yerlere saklanmaya çalışırım hep. ama ben kaçtıkça o daha çok korkutur beni. saklandıkça bir yerlere daha şiddetli kızar yağmurlara. bulur beni saklandığım yerden; sesini daha çok duyarım.
oysa benim sevgim yağmuraydı. gökgürültüsünü duymadıkça da yağmurlardan kaçmadım hiç. kaçamadım..
fantastik fantastik
dün çok korktum sözlük. gerçi ben hep korkarım ama dün daha çok korktum. kulaklarımı kapatıyorum duymayayım diye içimde yankılanıyordu resmen. o derece korktum. elim böğrümde kalakaldım öylece. öyle böyle derken uyumuşum fakat daha bi fazlalalaşarak gürlemeye başladı sıçradım tavana doğru.
yağmur yağsın aksın gitsin, gök gürlemesin, şimşek çakmasın. çok şey istemiyorum ki.

bu arada gök gürütüsüne şimşek neden olur otomatikman şimşekle de aram pek yoktur.
sadakatsiz sadakatsiz
şimşek çakmasının peşinden hızla yer değiştiren havanın hareketinden meydana gelen sestir. gök gürültüsünün çeşitli sesleri vardır. ağır ve derinden gelen bir ses, gök gürültüsünün uzaklardan geldiğini gösterir. çatırtılı gök gürültüsü, yıldırımın birçok kollara ayrıldığında duyulur. şimşek çakmasından sonra duyulan en kuvvetli sesi, yıldırımın asıl gövdesi; arkadan gelen sesi, ayrıldığı kollar meydana getirir. ses hızı, ışık hızından çok küçük olduğundan, gök gürültüsü daima şimşek görüldükten sonra duyulur.
ptt ptt
sabahın dördünde yirmili yaşlardaki insanı yatağıma almama sebep olan gürültü.

hadi yatağıma geldin anladık korkuyosun da be kardeşim itikleyip durmasaydın da ben de uyusaydım dimi? gök gürültüsünden korkan insan rahat rahat uyurken, korkmayan ben gözümü kırpmadım, kırpamadım.
sayenizde sayenizde
''evleriniz çürük sizin '' demek ister gibi kapı-pencere-balkon sallanıyor mütemadiyen, bir yandan da yağmur ha bi yanda da hüzün...daha ne olsun.
oehh oehh
şimşekten sonra gelen.

bu gelme süresi, şimşeğin meydana geldiği yerle sizin bulunduğunuz yer arasındaki mesafeye göre değişir. formülleri de var ses hızı, ışık hızı falan filan. böyle bir şey yani, abartmamak lazım.
siyanür siyanür
istanbul küçükçekmece'de tam şu anlarda kendi hatırlatan doğa olayı. ardından gelen şimşek de kapkaranlık odamın içini apaydınlık bi hale getirmektedir. yaz ayında da muhteşem olmuştur ve balkonda içilen sigaranın hazzını en az iki katına çıkarmıştır.*
pikolata pikolata
doğanın dile gelişi; yağmurun habercisidir. sonrasında yarattığı bir felaket olmadığı sürece; evde geçirilen güzel bir günde; dinlemesi kulağa hoş gelen sestir; gürültü değildir üstelik.
2 /