gondol

1 /
spyder spyder
venedik'le özdeşleşmiş kayık tipi. kayığın bir ucunda ayakta duran gondolcu bey abi tek uzun kürekle kanallarda seyrederken biz de ormantik atmosferin tadını çıkarırız. bu gondolcular iyi aile terbiyesi görmüş, kültürlü insanlardır. siz sevgilinizle yiyişirken oralı bile olmazlar, yengeye yan gözle bakmazlar. hatta şan dersi almış olmaları muhtemeldir. yol boyunca yörenin favori türkülerini seslendirirler.*
mezun mezun
venediğe gidilip de binilmeden dönülmez dediğim taşıt *, lakin tükürdüğümü yalamısımdır, 10 dakikalik turu için 100 euro telaffuz edilmiştir, hızla ortamdan uzaklaşmışızdır.
lightblue lightblue
lunaparkta her binmemden sonra "bir daha asla" dediğim, lakin mide bulantımın bitmesinin hemen ardından koşarak bir bilet daha alarak tekrar bindiğim merettir. tek arızalı ben değilmişim, 4 kişi 3 kez bindik. otobüste topluca kustuk, indirildik, uyuşturucu müptelası muamelesi gördük. ayrıca bir de maçkadaki lunaparkta bir kamikaze faziası var ki anlatamayacağım..
chrystal chrystal
ayrıca ayaklı, oval gümüş kaselere de gondola benzedikleri için bu isim verilir. kız isteme törenlerinde içi çikolata ile doldurulur ve kız evine götürülür. olmazsa olmazlardandır.
benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
ilk kez binenler için hayatta hiç unutulmayacak deneyimler kazandıran eğlence makinası.bir arkadaşın ''bin lan tatilyadaki tren bundan daha beter'' demesi beni gaza getirmesi ve rahatlatması için yeterli olmuştu onca kalabalıkta içimdeki büyük huzur ve rahatlıkla sıraya girmiştim ancak o da ne gondol sallanırken kısa bir süre sonra durmuştu meraklı kalabalığın gonola bakmasıyla herşey anlaşılmıştı bir kadın fenalık geçirmiş ve orta sırada bayılmıştı..kadın götürüldükten sonra gondol tekrar çalıştı bana gaz veren arkadaşıma söylediğim naçizane sövmelerle birlikte..canhıraş bağrışlar içinde gondol ileri geri gidiyordu lakin uca binelim gazlarına gelmemek için babam çağrıyor palavrasına yatan şahsım tarafından gondol da orta sıraya binmiştik evet orta sıradaydık başta değil lakin sevincim gondolun hareketiyle midemde kalmıştı özellikle ileriye doğru giderken mideye yaptığı basınç ve o sırada arkadaşa saydırdığım yine naçizane sövgüler geceyi özetleyen ayrıntılardandı..en sonunda gondol durdu fakat bende 2.5-3 saatlik bir sersemleme etkisi bırakmıştı burdan ilk binecek arkadaşlara seslenmek gerekirse yanınıza size gaza getiren arkadaşınız için en değerli küfürleri almayı unutmayın o ortamda ve gaz havasında binmekten kurtulamıyacağınız için bu çok işinize yarıyacak..
h376 h376
luna park denen eğlence yerlerinde, gondol mudur dondon mudur her sikimse, salıncak gibi yukarı aşağı sallanan bir gemi vardır ki akıllı işi değildir kesinlikle.
bu dondon(gondol) a binersiniz önünüze boklu bir demir koyarlar.

soru:neymiş efendim?
cevap:koruyucu demir.

soru:neyi koruyor ?
cevap:gondola binen insanların canını.

soru:gerçekten koruyor mu ?
cevap:yarraaaaaaaakk koruyor.

oysa gavurun ülkesinde; ayakları bağlarlar, kafayı tutan koruyucu bir sikindirik takarlar, gerekirse üst tarafı bile kapatırlar, ha boklu demir yine eksik olmaz mı? o da olsun artık. kısaca can güvenliği süper bir şekilde sağlanır..sonra da hadi eğlenin

soru:insan bu kadar sıkı güvenlik altında eğlenebilir mi?
cevap: sik eğlenir. hani bunun heyecanı ulan ?

sadede gelirsek türk milleti eğlenmeyi biliyor abi. efsane oyunlarımıza bakarsak zaten bunu anlarız.

(bkz: uzun eşek)
(bkz: taş savaşı)(bkz: suda adam boğmaca)
vs
vs
karamelize ekmek karamelize ekmek
ilk bindiğinizde çığlık çığlığa kaldığınız ve yeteeer bitsin artık diye haykırdığınız gondoldan indiğinizde ise kendinizi bir jeton daha almak üzere gişeye giderken bulursunuz.
los lunes al sol los lunes al sol
sıradan bir cumartesi akşamı arkadaşların gazına gelerek binme gafletinde bulunduğum alet.oysa herşey çok güzel başlamıştı.lunaparka girmiş ve neye binsek diye geziniyorduk.işte o anda arkadaş diye bildiğim caniler gondol diye tutturdu ve binmiş bulunduk.hemde en arkasına ve sikindirikten bir emniyetle.ondan sonrası böğürmelerim,çığlıklarımla geçti.indiğimde kendimi yeri öpmüş olarak buldum.işin ilginç yanı buna rağmen 2.kez binme gafletinde bulunan da bendim(aranmışım bende ama)
şiddetli bir baş dönmesi,mide bulantısı,kısık ses,ayağını yere basmanın değeri...işte bir gondol macerasından arta kalanlar.

(bkz: yere basmanın dayanılmaz hafifliği)
piedra piedra
küçüklüğümdeki lunaparkların (daha o zaman tatilya falan açılmamıştı) en görkemli aletiydi gözümde.binen insanlara özenerek bakar birgün büyüyüp de benim de bineceğim günün gelmesini beklerdim,tabi ortamda annemin bulunmaması şartıyla.yıllar boyu olmadı bu.artık yirmisini geçip kazık kadar olan ben geçen sene gittiğim şenliklerde alana kurulmuş gondolu görünce tüm çocukluk hayallerim canlanıverdi.fırsat bu fısattı,yanımda bulunan arkadaşımdan da güç alarak kendimi sırada sonrada gondolda buldum.kimilerine kısa gelse de bana oldukça uzun gelmiş bir zamanın sonunda duymamış olsa da "durdurun artık şunu!" çığlıklarıma dayanamayan adam bizi indirdi ama ben de birdaha binmemeye karar verdim.daha da komik olanı eve dönüşte büyük bir heyecanla gondola bindiğimi anlatmam onunsa "deli misin,ya suya düşseydiniz!" demesi oldu.önce aradaki bağlantıyı kuramayan ben annemin beni venedik'e gönderdiğini anladıktan sonra yarı gülerek durumu açıkladım,yine de memnun olmayıp tehlikeli işler yaptığımdan yakınıp durdu.

geçen sene birdaha binmemeye karar veren ben bu seneki şenliklerde ilk olarak soluğu gondolda aldım ve tepedeyken yine "durdurun artık şunu!" diye bağırmaktaydım*
1 /