görüyorum

akayzers akayzers
görüyorum çabaları, kararsızlıkları
görüyorum duyguları, hayranlıkları.
titreyen kukuyu görüyorum. nemlenen dudakları. maceracı bir dilberin sancıyla kıvranışını görüyorum. görüyorum o an cesaretinin pamuk ipliğine bağlı olduğunu. derinlerine gömdüğü ürkek kız çocuğunu görüyorum. görüyorum biriktirdiği şehveti. ona sahip olmamı istediğini görüyorum. görüyorum çaresizliğini. küçük oyunlarını görüyorum. zihnindeki soyut mekanlarda koşarken ayağının takıldığı çukurları görüyorum. görüyorum orada tek başına olduğunu. kendini çıkmazlara soktuğunu görüyorum. görüyorum benliğini saran dikenli kafesi. oradan çıkamadığını görüyorum.

biliyorum çok konuşur ama konuşamaz. tüm bunları bildiğimi bildiğini biliyorum. tutkulu bir sevişmenin ardından göğsümde uyumak istediğini biliyorum. biliyorum diğerleri gibi olmak istemediğini. "gel ama gitmeyeceksen gel." dediğini biliyorum. oynadığı bahisi görüyorum.

yüz metre ya da yüz bin kilometre farketmez. bir şeyi hissedebilmek için mesafenin niceliği önemli değil.

akayzers her şeyi bilir. her şeyi görür.

...ama işine geldiği gibi davranır.