grup terapisi

bunu yazan tosun bunu yazan tosun
üniversitelerde, psikolojik danışma ve rehberlik bölümü öğrencilerine yana döne gönüllü insanlar aratır bu terapi. kimsecikler de katılmak istemez, yazıktır onlara. üç beş kişi bulabilenler biyerde toplanıp grup terapisi yaparlar. pdr'de okuyan öğrenci konuşmaları kaydeder. bildiğim kadarıyla daha sonra derste bu konuşmalar analiz edilir.
bir de bu öğrenciler gönüllü ararken ilginç muhabbetler ortaya çıkar:

+ abi üç beş kişi lazım, bulabilir misin sizin sınıftan?
- buluruz. da niye?
+ grup yapacaz.
- hönk!
+ grup terapisi yauv. kalacam dersten yoksa.
- ona kimse gelmez koçum.
+ ühüü.

nedense korkulur böyle şeylerden. ülkemizde yaygınlaşmadığı için olsa gerek. doğruya bizde psikoloğa gidenlere deli diyorlardı dimi? unutmuşum.
ankalavinka ankalavinka
yaşadığım topraklarda, bireysel terapiye giden insan sayısı bile hala bu kadar azken, nasıl yapılacağını merak ettiğim terapidir.
daire şeklinde(bana kalırsa çember;ancak sanırım o çemberin içini konuşmalar doldurduğu için daire diye geçiyor) , 8-10 kişi ile yapılması makbuldür. insana iyi gelen bir yanı vardır. aktif olarak katılmasalar bile grup içinde olmanın kendilerine iyi geldiğini söyleyen grup üyeleri vardır.
cognitive therapy cognitive therapy
dönüp dolaşıpyine (bkz: yalnızlık) temasında yer bulduk.
grup psikoterapisi de aslında insanlara yalnız olmadıklarını hissedecekleri bir ortam sunar. benzer durumlar yaşayan insanları bir araya getirip, paylaşımın ve tanıklıklığın yaşanmasını sağlar.

-kişiyi gerçeklikten koparıp, kişiye salt telkin ve gazlama içermiyorsa önyargılı yaklaşmamak gerek.

grup terapisi "gökyüzüne öpücük yolluyoruz eller havaya " kafası değildir. profesyonel yapıldığında kişiye kendisini iyi hissettirir , kalıcı değişiklikler oluştururduğu durumlarda da kişinin iyi olmasını sağlayabilir.

herşeyi düzeltmek ve mükemmellik iddiası yoktur olmamalıdır da.