güçlü olmak

2 /
anhedonia anhedonia
biten ilişkinin ardından yapmanız gereken eylemdir. ki bırakın bu fikri eyleme dökmeyi duymaya bile tahammülünüz yokken sorumlu olduğunuz, zorunda kaldığınız davranıştır. bir kere başarınca bir daha yıkılmayacağınız hissini verendir. öyle midir? tabi ki değildir. en büyük yanılgıdır.
kabile reisi kabile reisi
biildiğim en soyut ve anlamsız kavram. güç, elle tutulur bir şey değil, gözle de görülemez. misal, bir fare ışığa yaklaştıkça gölgesi büyür, hatta öyle büyür ki, onu canavar sanabilirsiniz. aslında savunmasız bir canlıdır. güç de öyle, silah askerin elindedir, ancak kral emir vermedikçe asker onu kullanamaz. peki kral çok mu cüsseli, onlarca kişiyle mi savaşmış, hayır. ama insanlar onun güçlü olduğuna dokunulmaz olduğuna inanıyor. mesele insanları güçlü olduğuna inandırabilmek.
hunharca yazarım hunharca yazarım
yalnızlıkla aynı paraleldedir kanımca. insan alışmışsa zorlukları tek başına omuzlamaya, yetiyorsa gücü bunu tek başına yapmaya ısınma turlarının ardından yine tek başına kafa tutar, meydan okur hayata.. zorda kaldığında tututanacak bir dal aramaz artık. zamanında kırmışlardır çünkü tutunduğu o dalları. "ama çok iyi tutunacak dal sığınılacak yuva olurlar." öyle yada böyle ne sebep olursa olsun asil bir eylemdir. güçlü olmakla güçlü olduğunu sanmak arasında ki ince çizgiyi farkedebilmekse kolay değildir. zaman ister.
kahvekolikkayra kahvekolikkayra
yeryüzünde gerçekleştirilmesi en zor eylem aslında,
zayıf olmak kötüdür diye öğretilir,
güçlü ol !
olmalısın ! böyle yetiştikten sonra zorunluluktan
güçlü oluyor bazı zaman insan,
ağlaması gerektiği yerde güçlü oluyor,
pişman olduğu yerde güçlü olup özür dilemiyor,
ama insan en çok da sevdiklerini ya da sevdiğini
kaybedince güçlü oluyor,
dayanmak demek aslında bir şeylere,
katlanmak,
sevgilinin hakkında kötü şeyler söylemesine rağmen,
güven unsurunu ortadan kaldırmasına rağmen,
sizi kötü bilmesi, size değer vermeyip
küfürler etmesinin karşısında susmak
güçlü olmaktır, sevmektir belki ama
güçlü olmayan insan bunları kaldıramaz hiç kuşkusuz.
zor eylemdir yani.
çok zor.
gush gush
küçüklüğümüzde tek parmağıyla gemi iterken dişleriyle de tren çeken amcaları görerek kafamıza kazıdığımızdır.
missipipi missipipi
gezdiğimiz yerlerde gezip içtiğimiz mekanlarda içip beraber oturduğumuz son masaya sırtım dönük oturabilmem.. olacak galiba hı hı bi güç var evet
2 /