gülten akın

1 /
whisper whisper
yorgun savaşçılarız, yengiler eskitti bizi
utanırız tadına varmaktan içkilerimizin
biri bütün güneşleri toplar, vermeye bekletir
üşümekten değil korku, ısınır olmaktan
yorgun savaşçılarız, sevgiler ürküttü bizi

tutulmuş dağ yolları oklar ve tuzaklar
biri dostluk adına bağışlar çirkinliğimizi
düz yollara düşeriz yeniden oksuz ve tavşansız
yılgın savaşçılarız, sevgiler ürküttü bizi
müellif müellif
seni sevdim


seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim
"uyandım bir sabah" gibi değil, öyle değil
nasıl yürür özsu dal uçlarına
ve günışığı sislerden düşsel ovalara



susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim
mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü
yitik ceren arayı arayı anasını buldu
adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek
soludum, üfledim,yaprak pırpırlandı ağustos dindi
seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi

...tanrı parsellenip kapatılmadan önce
seni sevdim. artık tek mümkünüm sensin

diyerek başka söze hacet bırakmayan usta şair.
bimekan bimekan
"ah ey musa, ah ey muhammed
tanrı çocuklarını unuttu mu?"

2007 yılında, celaliler destanı ve kuş uçsa gölge kalır isimli iki kitap yayınlarak biz okurlarını sevindiren şair.

en sevdiğim...
ben ruhi bey nasılım ben ruhi bey nasılım
kimi çok iyi şiirleri olsa da türk şiiri adına önemli bir sayfa açtığını düşünmediğim şairdir. belki de "bu ülkede neden kadın şair yok" sorusuna cevap olarak sunulmuştur biraz da, çünkü yazdığı şiirleri bir erkek yazsaydı çok dikkat çekeceğini sanmıyorum. zaten sırf bu ülkede değil dünyada iyi kadın şair olarak gösterilecek isimler çok azdır. çünkü şair güzellik anlatıcıdır, kadınsa güzelliğin ta kendisidir... ayrıca gülten akın bu yıl ilk defa verilen erdal öz edebiyat ödülü'nü kazanmıştır.
tembel tembel
kan bağım olsun istediğim, akrabammışçasına sevdiğim şair. görmüş, geçirmiş, kırılmış, hüzünlü, hoşgörülü, sevgi dolu, mesafesiz bir anneanne. şunları da diyebilmiş, dedirtmiş bir bilge aile büyüğü:

ittim kapıyı girdim içeri, cesurca ya da aptalca
o ve çocuklardı dünya
yalnızlığım yitti
karşılığında
bir saksı beyaz siklamen
siyah güderi eldiven, renkli camlar
acıdan bir ayla ortasında
açmaya korkulan mutluluklar, gizli keyifler
girdi hayatıma

sıcak bir bakış, bir yadsıma
salim bir öfke girdi hayatıma
hatalarım kesinleşti yüzüme vurulduğunda
savunmadım kendimi, artık çok geç
şen elmalar gibi yuvarlandı ortalığa
titizce sakladıklarım
durdum
lekeli bereli güneşin tam ortasında
bimekan bimekan
çok farklı bir şair. kesinlikle öyle. sanki dertleşir gibi hissediyorsunuz okurken, yetmiyor ne kadar okursanız okuyun, daha çok kelime, daha çok şiir istiyorsunuz, şefkatli geliyor çünkü.
kuş uçsa gölge kalır'ı okuyorum da şimdi, ne kadar yalın ifade etmiş, "korku en alışılmadık, alıştırdılar..."
bu kadar işte şiir, sadece dört kelime ve dört dünya anlatıyor sanki. korku imparatorlukları, korku dünyası, korkuya bile alışmış, korkmaktan laçka haline gelmiş insanlar...

"korku en alışılmadık" idi bir zamanlar belki, ama şimdi "alıştırdılar" diyor.
çok isterim yeni kelimelerini, yeni şiirlerini görmek, sabırsızlıkla beklerim...
adhamdeva adhamdeva
leke

çağın en karmaşık yerinde durduk
biri bizi yazsın, kendimiz değilse
kim yazacak
sustukça köreldi
kaba günü yonttuğumuz ince bıçak

nerde onlar, her kımıldayışta
çakan tansık, ışıldatan büyü
bir gün daha görülmedi
bir gün daha geçti otları soldurarak

öğrendik de körmüş, sanki yokmuş
ne yol ne bir geçip giden
ne kaydını tutan geçip gidenin
dediler ki
onları kilitle, anahtarı eski yerine bırak
oysa
utanılacak bir şeymiş, öyle diyor camus
tak başına mutlu olmak
sesler ve öteki sesler, nerde dünyanın sesleri
leke dokuya işledi
susarak susarak ...
gaytherıguppak gaytherıguppak
ilk şiirlerinde kendi iç dünyasına ağırlık veren akın'ın sonraki şiirleri, yaşamının büyük bir bölümünü anadolu'da geçirmesinin etkisiyle de toplumsal sorunlara daha da odaklanarak, toplumsal sorunlar karşısında, birey olmanın bilincini yitirmeden ve ajitatif bir söyleme bürünmeden tavır almanın şiirle nasıl mümkün olabileceğini gösterir. anadolu insanının yaşamsal zorlukları, sorunları, çaresizliklerinin sıkça dile getirildiği bu şiirler konu edindiği toplumun sorunlarını sahiplenmekte öylesine samimidir ki akın'ın kimi şiirleri tümüyle yerel söyleyişin izlerini taşır. bu durumun en güzel örneği olan aşağı cinbolatlı musa akbaba nın sağ koluna ağıt isimli şiiri, toprak ve tarım reformu yasası gereği, dağıtılan toprakları elinden alınıp eski sahibine verilen köylülerden musa akbaba'nın bu durumu protesto etmek için oy verdiği sağ kolunu tarlasının ortasında tohum makinesinde kopartmasına dair gazete haberinden hareketle yazılmıştır.

kadınların, toplumsal yapı nedeniyle henüz şiirde önemli bir varlık göstermediği, gösteremediği yıllarda bir kadın olmanın tüm ağırlığını yüklenen dizeleriyle erkeklerin kuşattığı şiir dünyasında yerini almıştır gülten akın. sevmenin, sevilmenin, aşkın en güzel hallerini bir kadının bakış açısıyla sunan dizeleri, gülten akın'a ait olduğunu bilerek ya da bilmeyerek hemen hepimizin hayatında biraz olsun yer almıştır sanırım. deli kızın türküsün'ü kim unutabilir ki? uzun yağmurlardan sonra'yı, yitikler gecesi'ni, seni sevdim'i, orda kaldım'ı kim unutabilir?
polikina polikina
uzun yağmurlardan sonra


sen yağmurlu günlere yakışırsın
yollar çeker uzak dağlar çeker uzak evler
islanan yapraklar gibi yüzün ışır
işırsa beni unutma

alır yürür sıcak mavisi gökyüzünün
kuşlar döner uzun yağmurlardan sonra bir gün
bir yer sızlar yanar içinde büsbütün
her şeye rağmen ellerin üşür
üşürse beni unutma

yeni dostlar yeni rüzgârlar gelir geçer
yosun muydum kaya mıydım nasıl unuttular
kahredersin başın önüne düşer
düşerse beni unutma

gülten akın
polikina polikina
deli kızın türküsü

sana büyük caddelerin birinde rastlasam
elimi uzatsam tutsam götürsem
gözlerine baksam gözlerine konuşmasak
anlasan

elimi uzatsam tutamasam
olanca sevgimi yalnızlığımı
düşünsem hayır düşünmesem
senin hiç haberin olmasa
senin hiç haberin olmaz ki
başlar biter kendi kendine o türkü

yağmur yağar akasyalar ıslanır
bulutlar uçuşur geceleyin
ben yağmura deli buluta deli
bir büyük oyun yaşamak dediğin
beni ya sevmeli ya öldürmeli

yitirmeli büyük yolların birinde ne varsa
böcekler gibi başlamalı yeniden
bu allahsız bu yağmur işlemez karanlıkta
yan garipliğine yürek yan
gitti giden

gülten akın
1 /