güz sancısı

1 /
marjane und eudaimonia marjane und eudaimonia
yılmaz karakoyunlu'nun 6 7 eylül 1955 olaylarını anlattığı romanıdır.

tomris giritlioğlu da filmini çekmektedir.
murat yıldırım, beren saat, okan yalabık, belçim erdoğan, tuncel kurtiz, umut kurt, kenan bal, hüseyin avni danyal, ilker aksum, zeliha berksoy ve avni yalçın gibi isimler filmde yer alacaktır.
beren saat rum fahişe elena rolünü kotarabilecek mi merak konusu.

sonradan gelen haberler doğrultusunda edit: film 23 ocak 2009 tarihinde vizyona giriyor.

"ağlama, ağlarsan sihir bozulur..." şeklinde bir slogan ile geliyor.

edit2: afişe dikkatlice bakınca görülmüştür ki kadroda kadir özdal da vardır.
edit3: zuhal olcay konuk oyuncu imiş.

bu film için epey heyecanlandım...
hobitimben hobitimben
mahvedilecek ikinci yılmaz karakoyunlu romanı,geçen sefer salkım hanımın tanelerinde etyen mahçupyan sayesinde musevi olan nora karakteri ermeni yapılmıştı şimdide ester'i elena yapmışlar bakalım o güzel romandan nasıl bir facia yaratacaklar birde anlamıyorum neden karakterleri bu kadar değiştiriyorlar, ester yada filmedeki elena'yı beren saat'in oynaması ayrı bir olay zaten,ayrıca beren hanım romanı okumadı sanırım ki ester karakterine fahişe diyor. umarım az biraz 6-7 eylul olaylarının yanından geçmeyi başarırlar.
sündüz sündüz
tekrardan tomris giritlioğlu nun dizi ya da filmlerdeki kötü oyunculuk abideleri beren saat ve tuba büyüküstün ısrarını anlayamadığım, daha vizyona girmeden beni dertlere salan yeni filmdir. gerçekten sadece fotomodel olabilecek hatunlara böylesi işlerin fazlalığı bir yana, bu kadar güçlü ve iddalı projelerdede risktir, asi nin fragmanlarına bile dayanamayan izleyici kitlesi içinse önyargı sebebidir. ha bi de ne gerek var, dimi ama..
hobitimben hobitimben
mahcupyan& giritlioğlu ikilisinin üçlü faciasının son dalgası konyalı mevlevilerden ne istediniz yahu behçet kamil i antakya lı yaptınız madam rhea nerde kitabın yarısını naptınız yılmaz karakoyunlu nun o güzelim romanının neden canını okudunuz hadi anladım 6-7 eylül ilk olarak rum asıllı vatandaşlarımıza saldırı olarak başladı ama o gün sinagoglarda yandı ester in yerine elena olmamış bence neyse cumartesi günü gidip izliycem .
ben bugün bunu derim yarın başka bi şey söylerim ben bugün bunu derim yarın başka bi şey söylerim
ye etkileniyorum ya da doğruyu buluyorum. birlikte yaşamanın gerekliliğine ve bunun güzelliğine her geçen gün daha da inanıyorum.

bu filmden nasibimiz bir tokat imiş. ellerine sağlık tomris giritlioğlu.

edit: yukarıdaki tüm olumsuz öngörüleri bertaraf eden beren saat'in ayrıca oyunculuğuna ve emeğine sağlık.
sugibiazizol sugibiazizol
ergenekon tarihi.

film bittiği zaman vicdanıma asılı kalan utanç duygusunu oradan kimin, nasıl indireceğini bilemediğim ruh hali.

hiç bir projeye yakıştıramadığım beren saat'i yadırgamadığım ilk yapım.
stargazer stargazer
--spoiler olabilir--


dizi oyuncularıyla bir yere kadar dedirten ve malesef son zamanlarda çekilen çoğu türk filmi gibi beklentileri karşılayamayan bir film. konusu itibariyle çok daha iyi bir film olabilecekken klişelerle bezeli, mantık hatalarıyla dolu ve hiç sürükleyici değil. ciddi biçimde eli kesilen behçet ertesi gün mitingde avuç patlatırcasına alkış turuyor. rumlar aleyhine gösteri yapan öfkeli kalabalığın elinden o ana kadar sadece pencereden dikizlediği rum kızını kurtarmaya cesaret eden behçet, en yakın arkadaşını pataklarlarken hiçbirşey yapmıyor, ağlayarak kaçıyor. galeyana gelmiş halk rumların evlerini yağmalarken sokağa atılmış tahta dolabı 4 kişi filan sopayla dövüyor, bide kargaşa etkisi yaratmak amaçlı yukardan devamlı konfeti yağıyor, şenlik mi var galeyan mı belli değil. şu içinde rum olan türk dizi ya da filmlerinde rumların birşeyi önce rumca arkasından aynısını türkçe tekrar etme saçmalığından kurtulamadık gitti. ya rumca konuşsunlar altyazı konsun, yada türkçe konuşsunlar, her lafın başı "kale" deseler de razıyım. ayrıca "rum kızına aşık olan türk genci" olgusu zaten gayet klişe iken bide kızın fahişe olması perçinlemiş. torununu pazarlayan babaannenin de iskambil falına bakarak behçet'in kişiliğini oracıkta çözmesi tüy dikmiş adeta.
oyunculuk anlamında tek iyi performans ilker aksum'dan gelmiş. tuncel kurtiz de keşke daha fazla rol alsaymış, göründüğü iki dakikada bile filme bir hava kattığı aşikar.


--spoiler olabilir--
ceza aka keskinkılıç ceza aka keskinkılıç
6-7 eylül olaylarını , sağcılık solculuk ayrımını , ideolojik ve fiziksel çatışmaları anlatan kaliteli bir kadrosu olan tomris giritlioğlu filmi
oyunculuklar gerçekten çok iyi
ilker aksum , okan yalabık ve hüseyin avni danyal gerçekten oyunculuk dersi veriyor
murat yıldırım ve tuncel kurtiz de gayet iyi
aslında hepsi iyi , o kadar ki beren saat bile sırıtmıyor aralarında o kadar fazla...

yalnız sinir bozucu tek bir şey varsa , o da yönetmenin hepimizin rumca bildiğini sanıp çoğu yerde alt yazı bile koymadan rum olan hatun ve bay kişileri sürekli rumca konuşturması , türkçeyi rumcayla karmasıdır.

bunun haricinde konu ve senaryo olarak güzel , mükemmel oyunculukların görüldüğü bir film...
gece ve sancı gece ve sancı
ötekileştirilenleri anlatan film. beğenerek izlediğim lakin o kadar çok güncel dizilerde olan oyuncular oynamış ki sanki dizinin devamını izliyormuş havası hissettiriyor. izlenmesi gereken film.

''aglama, ağlarsan sihir bozulur''
1 /