haddini bil ekşi sözlük

dumrul dumrul
öğretmen olmuş ama sosyal medya platformlarının ne olduğu hakkında bir malumatı bulunmayan kişilerin sözüdür.

düşünsenize twitter'da doktorlar hakkında bir şey paylaşıyorum ve bir takım doktorlar "haddini bil twitter" diye tag açıyorlar.

ablam, babam, teyzem, babamın amcası komple öğretmen... babamın amcası diyorum bak... milattan önce öğretmenlik yapan adam akp döneminde ortaya çıkan vasıfsızlar sürüsünden çok daha moderndi. dünyayı okuyabiliyordu. gidişata uyum sağlayabiliyordu.
1
antreneur antreneur
başlığı okuyunca "malum kişi" neden ekşiye taktı acaba dedim... öğretmen eleştirisi aklıma gelmedi... aynı dönemin aynı üsluba sahip öğretmeni diyelim...
ya umutlar da biterse ya umutlar da biterse
eğitim-öğretim programını sendika belirler o sendika da siyaset ile iç içe olursa daha her şey görürüz.öğretmen kutsaldır argümanını dilimize almışız ve öğretmenler dokunulamaz-eleştirilemez bir konuma çekildi ki bu çok tehlikeli. öğretmenlerimiz kendilerini durmadan finlandiya'da öğretmenler şu kadar maaş alıyor bu kadar maaş alıyor diye kendilerini kıyaslamaktan başka bir şey yapmamakta bu eleştiriler karşısında ha bir de '' bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum'' cümlesi var ki o en temel savunma silahı.

kral çıplak demek lazım bazen. ülkedeki eğitim ve öğretim kalitesi ortadayken bu başarısızlığı sadece öğrenciye ve sisteme yüklemek saçma olur. günümüz öğretmenlerinin yeterliliğinden ya da bu işi sadece para için yapanlar olduğunu kabul etmezler..( istisnalar var elbette )

öğretmenler odasının para konuşulan bir yer dışında bir yer değil maalesef.gönül ister ki şu öğrencimin böyle sorunu var bunu nasıl öğretebiliriz gibi konuşmalar geçsin ama ne yazık ki esamesi okunmuyor çoğu kez.

-sana ne kadar ek ders yattı
- kaç saat ek ders alıyorsun
-kurs parası yattı mı
-kaç saat kurs veriyorsun
-dolar al-bozdur altın al-bozdur


bu sohbetler öğretmenler odasının en temel ve eksiksiz sohbeti.öğretmenlerimiz 40 dk lık derste snap atsın,story paylaşasın,öğrencisinin söylediği komik bir şeyi tekrar söyletip videoya alsın falan fistan işte.

elbette ki bu tür olaylar öğretmenlere saygısızlığın yolunu açmıyor ama öğretmenlerin eleştirilmesinin de yolunu kapamıyor.

olur da sadece 1 günlüğüne ülkede söz söyleyecek bir konuma gelirsem ilk yapacağım şey milli eğitimi özelleştirmek olacaktır. özel okullarda-dershanelerde verilen eğitimin yüksek ve daha iyi olmasının tek sebebi öğretmenlerin sürekli kendilerini geliştirmek ve daha iyi olmak için çabalamalarından başka bir şey değildir. bu yüzden milli eğitimin acilen özelleşmesi gerekmektedir.

neyse bunları bazılarınız okurken yine öğretmenlere hakaret ediliyor mesleğin içini bilmiyorsunuz diyecek ama bunları yazan da bir öğretmen.

özetle : bloom'un da dediği gibi ön koşullar oluştuktan sonra "öğrenemeyen öğrenci yoktur, öğretemeyen öğretmen vardır.''

ön koşulları da oluşturmak bir öğretmen için çok da büyük bir sorun değil zira yapabilen bir çok değerli öğretmen arkadaşımız var.
4
en tipsiz ördek yavrusu en tipsiz ördek yavrusu
özel okullardaki başarıyı özel okuldaki öğretmenlerin başarısına yükledi haspam!
eğitimde öğretim ailede başlar, sonra öğrenci, sonra öğretmen ve en son okuldur.

özel okul öğrencileri ya bursludur(kesin başarılı öğrenci), ya ailesi eğitimlidir(çok yüksek ihtimalle başarılı öğrenci) ve zengin ailelerin çocuklarıdır( özel ders ve iyi bir eğitimle başarı şansı çok yüksek). öğrenci kalitesi bariz üstün, zaten puan ile öğrenci alan devlet okulları fen ve anadolu lisesilerinin başarısı ortada, iyi öğrenci olunca başarı da artıyor. ama ilkokul mezunu ve asgari ücretle gecinen bir evde on kişi yaşayan abilerinin çoçuklarının yoğunlukta olduğu bir okulda kollellektif olarak başarı hiç bir zaman uzun süreli olmamıştır olmayacaktır. bana istisnalar ile gelmeyin. sen bağcılar'da ki bir okulu özelleştirdiğinde okulun başarısı aynı öğrenciler ile artmaz. ama bağcılar'da bir kaç tane özel okul başarılı olur, çünkü eğitimli ve zengin ailelerin çocukları o okullara gidecektir.

denklem şunu gösteriyor eğitim kalitesi ailelerinin refahını ve eğitiminin artması ile artar, bunlar olmadan özelleştirme ve öğretmen ile uğraşma sonucu değiştirmez. ve tabi eğitime verilen önem, eskiden oku çalış adam ol vardı. şimdi üniversite okumakta işe yaramıyor bu da sosyoekonomik durumu iyi olmayan insanların okumaya olan inancını daha da yitirmesine neden oluyor.

ülkende adalet olursa başarılı olanlar bir yere gelir, ailelerin eğitim ve bilinçleri artarsa, ve insanların refah düzeyi artarsa eğitim seviyesi yükselir. öğretmen burada en küçük oyuncu.

kırk elli kişilik sınıflarda ders anlatan öğretmen ile yirmi kişilik ortamda ders anlatan öğretmeni kıyaslayıp, özel okul öğretmenini başarılı bulan arkadaş. devlet okulu özel olduğunda seviye aynı olacak eminsin dimi?
2
ravenhow ravenhow
okumayanların protestosudur. ülkemizdeki eğitim sisteminin durumu ile alakalı da güzel bir özettir aslında. çoğunun ekşi sözlük'ün ne olduğundan habersiz olduğuna eminim. tenezzül edip birkaç satır okuma girişiminde bile bulunmamışlardır. zamanında şafak sezer isimli yalaka ekşi sözlük ofisini basmıştı. aynı o cahillikte ve medeniyetsizlikte bir "protesto" işte bu da.
clitor eastwood clitor eastwood
"şu menfaat çok garip şey azizim" dedirten hadise.

en küçük bir sıkıya gelince hemen herhangi bir devlet kurumunu eleştiri yağmuruna tutan kişiler, eleştiri kendilerine olunca "haddini bil, çen bunu yapamaççın taam mı, yakarız, asarız, kapatırız..." karakterine bürünüyorlar.

bunun suçlusu asırlardır süregelen toplumsal karakter ne yazık ki.
herkesi eleştirip, kanıtsız davalarda bir adamı katil diye topluma tanıtıp, kıskançlıktan ne yapacağını şaşırıp kendisine yapıldığında ortalıkta vaveylalar atarak koşan, şiddete başvuran kişiler hep toplumun büyük kesimini oluşturdu bu topraklarda. konuşanın dilini kesen, bir erik bile olsa saray malına el uzatanın elini koparan, kendisine tuhaf bakıyor diye adamın evini yaktırıp idam ettiren padişahlar gördü bu topraklar.
hukuka, mahkemeye başvurmaktansa silaha sarılıp kendince adalet sağlayan katiller aramızda dolaşıyorlar her gün.

öğretmenlik gibi meslekler kutsaldır, çocuklarınızı emanet edersiniz, sizinle olduğundan daha fazla eğitici vakti onlarla geçirir çocuğunuz.

ama öğretmenlik "rahat meslek, tatili bol, ek ders falan oh" diyerek seçilen; olamayanlarınsa "oh amk yatın tüm yaz, biz de eşek gibi çalışalım" diyerek bok atılan bir meslek oldu artık ne yazık ki.

her zaman olduğu gibi, kimse çocukları düşünmedi.
biraz bilinç demeyeceğim, zira hepiniz instagramlarınızda güzel vitrinler tasarlayıp "bıkıın hıyıtım mitiş" demek için binbir emek harcasanız da, ufacık bir kızdırıldığınızda hakikat çıkıyor ortaya.
yazık.

gerçek öğretmenlerin ellerinden, beyninden, ruhundan öperek, onları bugün gelinmiş olan erzel durumdan ayrı tutuyorum.
di mi ama di mi ama
amatörce ve etkisiz bir çıkış. aynı sözlükteki kullanıcılar bile diğer bir sözlük yazarı haddini aştığında hukuka başvurup elinden geleni ardına koymuyor. bunlarsa sadece twitter'da başlık açmışlar.