haddini bil ekşi sözlük

müsait bir yerde lütfen müsait bir yerde lütfen
twitter'da gündem olan başlık.
milli eğitim bakanı'nın yeni dönem tatil çizelgesinde yaptığı değişikliklerden sonra bir ekşi yazarının girdisi üzerine öğretmen camiasının tepkisi.



milli eğitim bakanlığı, tatil ve okul zamanlarının daha dengeli ve verimli hale getirilmesi için yeni bir eğitim-öğretim çalışma takvimi modeli hazırladı.

yaz tatili süresi 11 hafta olacak

13 haftalık yaz tatili süresi, öğrencilerin öğrenme motivasyonlarını kaybedecek kadar okuldan uzaklaşmamaları için 11 hafta olarak düzenlendi. yaz tatilinden alınan 2 hafta ise nisan ve kasım aylarında birer haftalık ara tatil olarak verilecek. yeni modele göre artık okullar bir hafta erken açılacak, bir hafta daha geç kapanacak. ancak bu durum toplam tatil süresini kısaltmayacak.

"nisan ve kasım'da ara tatil

• 2019-2020 eğitim öğretim yılı 9 eylül 2019'da başlayacak.

• 18-22 kasım 2019'da ilk ara tatil yapılacak.
(hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün)

• 25 kasım'dan 17 ocak'a kadar birinci dönem devam edecek.

• yarıyıl tatili 20-31 ocak 2020 tarihleri arasında olacak.
(hafta sonu tatilleri ile birlikte 16 gün)

• ikinci yarıyıl eğitim-öğretim dönemi 3 şubat 2020'de başlayacak.

>
• 06-10 nisan 2020 tarihleri arasında ikinci ara tatil verilecek.
(hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün)

• 13 nisan'da başlayacak ikinci dönemin ikinci yarısı 19 haziran'da tamamlanarak 11 haftalık yaz tatiline girilecek.

yeni çalışma takvimi ile öğrenciler, ara tatillerde dinlenme fırsatı elde etmenin yanında, öğrendiklerini kontrol edecek ve öğrenmelerini derinleştirecek. ara tatiller öğrencilerin olası öğrenme eksikliklerinin derinleşmeden ve yeni konular eklenmeden telafi edilebilmesi için uygun bir zaman olarak planlandı.

öğretmenlerin tatil takviminde değişiklik yok

öğretmenlerin tatil takviminde ise değişiklik olmayacak. sadece eğitim yılı kapanışı ve açılışındaki seminer dönemlerinin birer haftası yıl içerisinde alınacak. öğrencilerin tatilde olduğu ara dönemler, öğretmen ve okulların kurumsal işleyişe yönelik ara değerlendirmelerle gerekli iyileştirmeleri yapabilmeleri için de bir fırsat olacak. ara tatillerde veli toplantıları, zümre toplantıları, mesleki gelişim çalışmaları, kişisel ve sosyal gelişim etkinlikleri, okulların fiziki yenilenmeleri yapılacak.

etkinlik planlamaları arttırılacak

bunun yanı sıra bir ana tema başlığında; bilim, kültür, sanat ve spor alanında etkinlikler planlanacak. çocukların ara tatillerde huzurevleri ziyaretleri, yardımlaşma faaliyetleri, aile ziyaretleri, okul kulüp çalışmaları gibi toplumsal fayda çalışmaları yapmalarına imkân tanınacak. okul öncesi, ilkokul 1.sınıf, ortaokul 5. sınıf ve ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerine uygulanan oryantasyon eğitimi okul açılmadan önceki hafta hayata geçirilmeye devam edecek."


bu açıklamayı anlamayıp bizim yaz tatilimiz ile kafayı bozanlar diye ağlaşan twittler okudum bugün ve bundan sonra öğrencilerime sözcükte anlam ve cümlede anlam konusunda yoğun eleştiri getirmemeye karar verdim.
dumrul dumrul
öğretmen olmuş ama sosyal medya platformlarının ne olduğu hakkında bir malumatı bulunmayan kişilerin sözüdür.

düşünsenize twitter'da doktorlar hakkında bir şey paylaşıyorum ve bir takım doktorlar "haddini bil twitter" diye tag açıyorlar.

ablam, babam, teyzem, babamın amcası komple öğretmen... babamın amcası diyorum bak... milattan önce öğretmenlik yapan adam akp döneminde ortaya çıkan vasıfsızlar sürüsünden çok daha moderndi. dünyayı okuyabiliyordu. gidişata uyum sağlayabiliyordu.
3
ya umutlar da biterse ya umutlar da biterse
eğitim-öğretim programını sendika belirler o sendika da siyaset ile iç içe olursa daha her şey görürüz.öğretmen kutsaldır argümanını dilimize almışız ve öğretmenler dokunulamaz-eleştirilemez bir konuma çekildi ki bu çok tehlikeli. öğretmenlerimiz kendilerini durmadan finlandiya'da öğretmenler şu kadar maaş alıyor bu kadar maaş alıyor diye kendilerini kıyaslamaktan başka bir şey yapmamakta bu eleştiriler karşısında ha bir de '' bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum'' cümlesi var ki o en temel savunma silahı.

kral çıplak demek lazım bazen. ülkedeki eğitim ve öğretim kalitesi ortadayken bu başarısızlığı sadece öğrenciye ve sisteme yüklemek saçma olur. günümüz öğretmenlerinin yeterliliğinden ya da bu işi sadece para için yapanlar olduğunu kabul etmezler..( istisnalar var elbette )

öğretmenler odasının para konuşulan bir yer dışında bir yer değil maalesef.gönül ister ki şu öğrencimin böyle sorunu var bunu nasıl öğretebiliriz gibi konuşmalar geçsin ama ne yazık ki esamesi okunmuyor çoğu kez.

-sana ne kadar ek ders yattı
- kaç saat ek ders alıyorsun
-kurs parası yattı mı
-kaç saat kurs veriyorsun
-dolar al-bozdur altın al-bozdur


bu sohbetler öğretmenler odasının en temel ve eksiksiz sohbeti.öğretmenlerimiz 40 dk lık derste snap atsın,story paylaşasın,öğrencisinin söylediği komik bir şeyi tekrar söyletip videoya alsın falan fistan işte.

elbette ki bu tür olaylar öğretmenlere saygısızlığın yolunu açmıyor ama öğretmenlerin eleştirilmesinin de yolunu kapamıyor.

olur da sadece 1 günlüğüne ülkede söz söyleyecek bir konuma gelirsem ilk yapacağım şey milli eğitimi özelleştirmek olacaktır. özel okullarda-dershanelerde verilen eğitimin yüksek ve daha iyi olmasının tek sebebi öğretmenlerin sürekli kendilerini geliştirmek ve daha iyi olmak için çabalamalarından başka bir şey değildir. bu yüzden milli eğitimin acilen özelleşmesi gerekmektedir.

neyse bunları bazılarınız okurken yine öğretmenlere hakaret ediliyor mesleğin içini bilmiyorsunuz diyecek ama bunları yazan da bir öğretmen.

özetle : bloom'un da dediği gibi ön koşullar oluştuktan sonra "öğrenemeyen öğrenci yoktur, öğretemeyen öğretmen vardır.''

ön koşulları da oluşturmak bir öğretmen için çok da büyük bir sorun değil zira yapabilen bir çok değerli öğretmen arkadaşımız var.
4
sor bana pişman mıyım sor bana pişman mıyım
saçma bir örgütlenme yapmışlar. bir kişi üzerinden tüm siteye yüklenmek resmen bu işin altında başka bir şey aramaya iter insanı.
öğretmenler çok fazla tatil yapıyor. hakkını vererek öğretmenlik yapan çok az kişi var. sosyal medyada tatiline laf edince bir anda toplanıp hücum eden öğretmenler sokakta selam verip konuştuğunda kanka yatıyoruz işte tatil falan rahat bayağı diyorlar.
ancak sanırım bu öğretmenlerin tatili yüzünden değil öğretmenleri fahişelere benzeten bir yazar yüzünden oldu.
ama yine de öğretmenler hakkında bir şeyler söyleyeceğim.
öğretmen olmak için öğretmen olan çok fazla insan var. çoğu ilk başladığında bir heyecanla nasıl katkı sağlayabilirim öğrencilerime nasıl daha iyi olabilirim diyor ancak yaptığı şeyler aslında yetmiyor.
ilkokul, ortaokul,lise, üniversite, yüksek lisans ve dershaneler..
zibilyon hocadan ders aldım bu süreçte. kaçı aklımda kaldı?
kaçı için çok iyi hocaydı her şeyi öğretti dedim.
bir sınıftaki öğrencilerin yarısı sizin için ilerde iyi konuşmuyorsa sınıfın çoğunun ilerde aklına gelmiyorsanız kusura bakmayın ama ne eğitmiş, ne öğretmişsinizdir.
bir de şöyle derler normalde anlatıp giderim ama bir şey öğretmeye çalışıyorum. iyi de öğretemiyorsun ama? yeteneğin yok.

bir ayağım akademik kariyerde. bir arkadaşı görmüştüm. çok çalışıp çabalıyordu. o gün dedim ki ben hiç çalışmıyorum öyle olsa da bitsek havasındayım. ilerde hoca olsam ne yapacağım? öğrenciye ne katabilirim ki? niye yapıyorum ki akademik kariyeri? üniversiteye kapak atıp hayatını öylece bitirmek için. birine bişey öğretmekmiş, dünyaya bir şey bırakmakmış kim takar. sırf benim bu düşüncemde olup bu çarka girenler yüzünden akademik kariyerde bitti.

sürekli cami açma okul aç diyorlar. şehirdeki cami sayısı ile okul sayısını karşılaştırıyorlar.
bunlar hikaye. ne okul ne cami. kalite istiyorsan iyi bir hoca yetiştir önce. her yere okul üniversite açarak sadece okuma yazma öğretirsin.
en tipsiz ördek yavrusu en tipsiz ördek yavrusu
özel okullardaki başarıyı özel okuldaki öğretmenlerin başarısına yükledi haspam!
eğitimde öğretim ailede başlar, sonra öğrenci, sonra öğretmen ve en son okuldur.

özel okul öğrencileri ya bursludur(kesin başarılı öğrenci), ya ailesi eğitimlidir(çok yüksek ihtimalle başarılı öğrenci) ve zengin ailelerin çocuklarıdır( özel ders ve iyi bir eğitimle başarı şansı çok yüksek). öğrenci kalitesi bariz üstün, zaten puan ile öğrenci alan devlet okulları fen ve anadolu lisesilerinin başarısı ortada, iyi öğrenci olunca başarı da artıyor. ama ilkokul mezunu ve asgari ücretle gecinen bir evde on kişi yaşayan abilerinin çoçuklarının yoğunlukta olduğu bir okulda kollellektif olarak başarı hiç bir zaman uzun süreli olmamıştır olmayacaktır. bana istisnalar ile gelmeyin. sen bağcılar'da ki bir okulu özelleştirdiğinde okulun başarısı aynı öğrenciler ile artmaz. ama bağcılar'da bir kaç tane özel okul başarılı olur, çünkü eğitimli ve zengin ailelerin çocukları o okullara gidecektir.

denklem şunu gösteriyor eğitim kalitesi ailelerinin refahını ve eğitiminin artması ile artar, bunlar olmadan özelleştirme ve öğretmen ile uğraşma sonucu değiştirmez. ve tabi eğitime verilen önem, eskiden oku çalış adam ol vardı. şimdi üniversite okumakta işe yaramıyor bu da sosyoekonomik durumu iyi olmayan insanların okumaya olan inancını daha da yitirmesine neden oluyor.

ülkende adalet olursa başarılı olanlar bir yere gelir, ailelerin eğitim ve bilinçleri artarsa, ve insanların refah düzeyi artarsa eğitim seviyesi yükselir. öğretmen burada en küçük oyuncu.

kırk elli kişilik sınıflarda ders anlatan öğretmen ile yirmi kişilik ortamda ders anlatan öğretmeni kıyaslayıp, özel okul öğretmenini başarılı bulan arkadaş. devlet okulu özel olduğunda seviye aynı olacak eminsin dimi?
2
ravenhow ravenhow
okumayanların protestosudur. ülkemizdeki eğitim sisteminin durumu ile alakalı da güzel bir özettir aslında. çoğunun ekşi sözlük'ün ne olduğundan habersiz olduğuna eminim. tenezzül edip birkaç satır okuma girişiminde bile bulunmamışlardır. zamanında şafak sezer isimli yalaka ekşi sözlük ofisini basmıştı. aynı o cahillikte ve medeniyetsizlikte bir "protesto" işte bu da.
clitor eastwood clitor eastwood
"şu menfaat çok garip şey azizim" dedirten hadise.

en küçük bir sıkıya gelince hemen herhangi bir devlet kurumunu eleştiri yağmuruna tutan kişiler, eleştiri kendilerine olunca "haddini bil, çen bunu yapamaççın taam mı, yakarız, asarız, kapatırız..." karakterine bürünüyorlar.

bunun suçlusu asırlardır süregelen toplumsal karakter ne yazık ki.
herkesi eleştirip, kanıtsız davalarda bir adamı katil diye topluma tanıtıp, kıskançlıktan ne yapacağını şaşırıp kendisine yapıldığında ortalıkta vaveylalar atarak koşan, şiddete başvuran kişiler hep toplumun büyük kesimini oluşturdu bu topraklarda. konuşanın dilini kesen, bir erik bile olsa saray malına el uzatanın elini koparan, kendisine tuhaf bakıyor diye adamın evini yaktırıp idam ettiren padişahlar gördü bu topraklar.
hukuka, mahkemeye başvurmaktansa silaha sarılıp kendince adalet sağlayan katiller aramızda dolaşıyorlar her gün.

öğretmenlik gibi meslekler kutsaldır, çocuklarınızı emanet edersiniz, sizinle olduğundan daha fazla eğitici vakti onlarla geçirir çocuğunuz.

ama öğretmenlik "rahat meslek, tatili bol, ek ders falan oh" diyerek seçilen; olamayanlarınsa "oh amk yatın tüm yaz, biz de eşek gibi çalışalım" diyerek bok atılan bir meslek oldu artık ne yazık ki.

her zaman olduğu gibi, kimse çocukları düşünmedi.
biraz bilinç demeyeceğim, zira hepiniz instagramlarınızda güzel vitrinler tasarlayıp "bıkıın hıyıtım mitiş" demek için binbir emek harcasanız da, ufacık bir kızdırıldığınızda hakikat çıkıyor ortaya.
yazık.

gerçek öğretmenlerin ellerinden, beyninden, ruhundan öperek, onları bugün gelinmiş olan erzel durumdan ayrı tutuyorum.
iwouldpreferkalıbındanhoslasmayaningilizceerbabı iwouldpreferkalıbındanhoslasmayaningilizceerbabı
haddini bilme konusunda son mercii olan türk entelijensiyasının gururu türk tipi aydınlanmanın bayrak neferi kutsal rezillerin başlattığı kampanyadır.

bu kampanyaya omuz verenler okullarda öğrencilere "baban ne iş yapıyor" diye sorup el kadar bebelere sosyal ayrımcılığı fiştekleyen tipler

bu kampanyaya omuz verenler eğitim sisteminin anası bellenirken gık demeyip özlük haklarından üç kuruş gitti mi dünyayı ateşe veren tipler.

bu kampanyaya omuz verenler ev hanımlığına ek iş olarak öğretmenlik yapıp 40 sene aynı notla ders anlatanlar.

bu kampanyayı yapanlar memleketteki müfredatı bakkallar,nalbantlar,manavlar hazırlıyormuş gibi her şeyin suçunu sisteme yükleyip 657 gölgesinde iki seksen yatanlar.

evet ekşi sözlükteki bir adet her daim çaylak gerzek haddini çok aşıp öğretmenler hakkında maksadını aşan cümleler kurmuş olabilir.ama ona ya da çatısında bulunduğu kuruma had bildirmeden evvel kendin had bileceksin
elcordobez elcordobez
olaya ve duruma oldukça yabancıyım. fakat anladığım kadarıyla ekşi sözlükte öğretmen camiasına karşı aptalca ezberlere dayanılarak saçma sapan bir şekilde saldırılmış. esas itibarıyla bu cümleyi şöyle yazmam daha doğrudur. ''ekşi sözlükte bir geri zekalı aptalca ezberlerle öğretmen camiasına saldırmış''

nihayet dün ekşisözlüğün pena belgeselini izledim. orada bir yazar çok güzel bir tespitte bulunuyordu. hepimiz bir puzzle'ın parçası değiliz. tamamen bizim ülkemize özgü olan, gençliğe, geleceğe çok önemli hizmetler kattığını düşündüğüm sözlük formatının en güzel yanlarından biri de hep buydu zaten.

bir kısım öğretmen camiasının, testesteron bir dille ekşiye, ekşi'nin ilgili yazarının ahmaklığınca bir dille saldırmasını yadırgadım. sanırım ve yazık ki, eğitim camiamızın da önemli bir kısmı 21.yy medya dilinden ve olayından hiç bir şey anlamamış.
di mi ama di mi ama
amatörce ve etkisiz bir çıkış. aynı sözlükteki kullanıcılar bile diğer bir sözlük yazarı haddini aştığında hukuka başvurup elinden geleni ardına koymuyor. bunlarsa sadece twitter'da başlık açmışlar.