hakan gülseven

3 /
anabacı vokke anabacı vokke
elbette ekonomipolitik okumuş bir abimiz olarak görüşleri önemlidir, bir de buradan bakalım vizyonu katar icraatın içindeki gence. ama abicim sen icraatin içine sızmaya çalışıyorsun olmuyor. ha şu yazıdan tesadüfen taymlaynıma düşmese benim bile haberim olmayacaktı. o zaman sızma girişimlerinin de eskisi kadar ilgiyle takip edilmiyor demek ki:


Günü provokasyonla kurtarmak… Ve gerisi…


şimdi benim bu yazıyı gündem etmemin sebebi şu, birincisi yediğiniz boklar unutuldu sanıyorsun. unutturmayacağız... ikincisi kendini hala muhalefete ben haklıydım diye pazarlama peşindesin, sana tarihi işine geldiği gibi yazma fırsatı da vermeyeceğiz. üçüncüsü yumuşak karın olarak tip'i bulmuşsun ki tip'te senin modelden çok var ve tip şu an onlardan kurtulup hafiflemeye çalışıyor. ha tabi sen baya özgün bir modelsin ayrı konu da yazıda bahsettiğin ana akımdansın işte... tip şu anda o ana akımdan kurtulmaya çalışıyor gördüğüm kadarıyla.

"ağır saldırı altındaki partisini terk etmekle kalmayıp partiye yeni saldırı malzemeleri sağlayan altan tan konusunda hdp'lileri defalarca uyarmıştık"

abicim siz hdp'yi uyarmadınız ya... keşke uyarsaydınız. siz uyarı yapmak, hdp ile tüm eleştirilerinize rağmen aynı cephede mevzilenmek yerine küçük burjuva sidik yarışına girdiniz hdp ile. bu sidik yarışında sosyal medya vazgeçilmez silahınızdı. altan tan da bu küçük burjuva sidik yarışında sadece lehinize bir malzemeydi. ki altan tan'ın hdp'den kopuş süreci türkiyelileşmeyle birlikte köh'ün yönünü kürt burjuvazisinden türkiye soluna döneceğini keskin bir sınıf içgüdüsüyle hissetmesiyle başladı. o andan itibaren bütün çabası hdp'yi boşa düşürmek oldu. o yüzden hdp içindeki türkiyeli sosyalistlere sürekli "bebek sosyalistleri" diye saldırdı. kürdün oyuyla vekil seçilen marjinaller muamelesi yaptı. allah aşkına siz de aynı muameleyi yapmıyor muydunuz hdp çizgisindeki türklere? velhasıl türkiyelileşme sadece altan tan'ın değil sizin gibi sosyal şovenlerin de ayarını bozdu. çoğu zaman hdp ile seçim ittifakına girmemenin en geçerli bahanesi yaptıüğınız yae'cilerin varlığı da sizin hdp'ye karşı hasmane tutumunuzun bir sonucuydu. adam sol'dan başka ittifak bulamadığı için batı yakasında vicdan solculuğuna kalıyordu sonunda... siz müsebbibi olduğunuz sorunu bile hdp'yle sidik yarıştırma argümanı olarak kullanıyordunuz. küçük burjuva rekabetçiliğinden bu kadar gözünüz dönmüştü. şimdi hiç "biz dostane çok uyardık ama bizi dinlemediler" ayağına yatmayın...

şu anda adamakıllı bir radikal demokrasi tartışmamasının dönmemesinin başlıca sebebi "ana akım" olarak sizin sol adına aldığınız oldukça sakat, utanç verici ve rekabetçi tutumlar. yoksa radikal demokrasi projesinin iflasına dair birçok doneyi sırf altan tan'ın dtk'dan çekilmesi üzerinden yakalayabilirsiniz. ama buna dair ne konuşacak yüzünüz kaldı ne de kalem oynatacak vizyonunuz... çünkü kürt siyasetinin eleştirisini oldukça kısır, tamamen fav almaya dayalı, 140 karekterlik bir platforma sıkıştırdınız. şimdi de "dostane uyarmıştık" diyorsunuz, siz feleğin çemberinden geçmiş kürdü aptal mı sandınız gözüm ya?

"nitekim, fethullahçılar deyince, chp'ye ve yetmezamaevetçiler üzerinden sosyalist sola bile musallat olmuş bir şebekeden söz ediyoruz"

mücteba kılıç seni azizleştirmiyor hakan. senin akıl hocan yavuz alogan, kankan deli gaffar'dı. ilk taşı günahsız olanınız atsın bir zahmet... hadi dsip'liler "yoğun uyuşturucu etkisi altındaydım" diyebilirler de sen ayık kafayla yedin bu bokları hakan ya, nasıl unutturabileceksin?

"chp'nin üye ve seçmen profili içinde, yükselen dinci gericilik karşısında paniğe kapılan ve mustafa kemal figürünü bir çeşit 'pop yıldızı', kendilerini ise 'fan' haline dönüştüren bir kesim var. bu kesimi provoke eden ve bunun üzerinden parti içi kariyer planları yapan unsurlar olduğu gibi, doğu perinçek ve aydınlık ekibi de sürekli aynı kesimi hedef alarak iktidar namı hesabına chp'nin içine oynuyor. güncel 'görev'leri budur"

abicim kusura bakma da doğu perinçek kimden yüz buldu? bugün senin yumuşak karın olarak tip'i seçmen gibi sol'un içinde kimi yumuşak karın olarak seçti de sızabildi? ama ergenekon mağduru diye ulusal kanalı ziyarete gidenler, devrimciler üniversitelerde tgb'ye engel olurken çeşitli bahanelerle o mücadeleyi bölenler mi şimdi aydınlık ekibini chp içine kama sokmasından yakınıyor? hakan açık konuşayım, üniversiteler üzerine ilk saldırı başladığında biz de sizinkiler gibi "aydınlıkçıları ve seküler ülkücüleri tırnak içinde kullanabiliriz" türünden oportünist hesaplara girseydik, odtü de düşmüştü! akıl hocası yavuz alogan olan birisinden zaten aydınlıkçılara karşı uyanık olmasını beklemiyorduk. ama zamanında aydınlıkçılara yol vermiş adamların bugün chp'yi uyarması da ne bileyim... uyaracaksan dışarıdan gene uyar da "bak ben bunların hepsini en baştan söylediydim" diye direksiyona geçme hakan, gözünü seveyim. sen devirdin bir kere o arabayı... ama unuttukları an direksiyona geçmek için fırsat kolluyorsun, unutturmazlar!

"sosyalist solu yakından tanıyan herkes, 'ana akımlar'ın mevcut süreci kazasız belasız atlatma kaygısıyla, 'tam siper' halinde, bir şeyler yapıyormuş gibi görünerek geçirmeye çalıştığını fark ediyor"

kimmiş bu ana akımlar? tkp, ödp, emep, tkh, fkf ve benzerleri... yani emep hariç eski hazirancılar. sen de geçmişte baya baya bu ana kımdandın. tgb'ye karşı tavır konusunda olduğu gibi birçok konuda bu arkadaşların pasif tutumunu paylaştın. ana akımın pasifliği sokaktan geçen pop atatürkçüye tatlı gelirken iyiydi de şimdi mü kötü oldu hakan? hata samur kürk olsa üzerine alınmıyorsun maşallah...

"saldırıya uğramak bir göstergedir

.....

bunların ötesinde, iki milletvekiliyle parlamentoda boyutundan büyük ses getirmeyi beceren bir türkiye işçi partisi (tip) örneği var: tip saldırılara uğruyor"

aslında burayı yukarıda bahsettiğin hdp'nin prestijinin artışıyla beraber okumak zorunlu. belli ki ana akımın pasifizminin prestiji kalmayınca prestiji yükselen yerlere entrizm yapmaya çalışıyorsun. o cepheye sızmak için keşfettiğin yumuşak karın da tip. marifet bunu şimdi demek değildi hakan, 2015'te diyebilmekti. siz orada cepheyi böldünüz, solcu insanları birbirine düşman ettiniz. şimdi de sosyalist sol'un güçsüzlüğünden yakınıyorsunuz. yemezler hakan, yemezler. nitekim gelenek dışından onca insana kapılarını açan tip sana açmıyor... iyi de yapıyor. bak ben evde otururken arada aklımdan tip'li olmak geçmedi de değil. ama her seferinde eski sorunları ve mevcut orta sınıf bunalımımı oraya taşımaktan vazgeçtim. sen ne yüzsüz bir adam çıktın arkadaş ya? ki ben sizin ancak söyleyebildikleriniz ta 2013'te söylemiş bir adam olarak orada kafa açıcı bir rol oynayabilirdim, ona rağmen bırak dedim otur oturduğun yerde...

sonunda baklayı apğzından çıkartıyor...

"türkiye'de sosyalist solun benzer refleksler veren, çok yakın siyasi tutumlara sahip farklı kesimlerinin olduğunu görmeli ve bunun bir lüks sayılması gerektiğini kavramalıyız. benzerler -birleşik değil- bütünleşmiş güçler yaratmalıdır"

evet, sosyalist sol içi gücü bırakmalı ve hakan beye yeniden "bhh myk'sı" taytılı vermeli. eline megafonu alan hakan yeniden bağırıp çağırabilmeli... o megafonu 10 ekim'de ne şekilde kullandığını da unutturmayız hakan, onu da bilmiş ol...

ayrıca senin mevcut zihniyetinle birleştireceklerin-pardon bütünleştirecek- de saldırıya uğramadıkları için eleşltirdiğin ana akımdan başkası değil. bakın sosyalist sol'un en büyük problemi hakan gibi arabayı kırk kere devirdiği halde bir türlü yakamızdan düşmeyen şöförlerdir.
anabacı vokke anabacı vokke
yalan yok, bir müddettir kafamı "bu adam ajan mı" sorusu kurcalıyordu. enine boyuna düşündüm, ajan majan değil. devlet-i aliyemiz kimi içeri atacağını iyi bildiği için her seferinde paçayı kurtaran bir lümpen sadece... adamın aslında hiç de radikal bir çizgisi yok. söylediği her şeyi chp çatısı altında hatta öztürk yılmaz'ın yeni türkiye partisinde söyleyebilir. ama yapacağı ılımlı muhalefeti bile sokak ağzıyla yaptığı için sık sık başını belaya sokuyor. eh devlet de bakıyor, adam eni konu ittihatçı ama dilinin kemiği yok. bari dışarıda tutalım da kabadayı ağızlarına kanan bir kaç devrimci genç terör örgütleri yerine ona takılır diyor. hem bulunduğu ortamda sürekli bir dava sebebi yaratması da cabası...

ajan değil ama gene de buruş buruş kişiliğiyle uzak durulması, hatta yalnız bırakılması gereken bir adam.

1) kendisi burada da yazmış olan pink floyd floyd yaylalar'ı fotoğraf ve ismiyle yayınlayarak ihbar etmiştir. damarlarında akan asil aydınlıkçı kanının hakkını vermiştir. ha bu arada eski örgütünü soranlara "aydınlık" der, demek zorunda kalır. buna sonra değineceğim.

twitter'daki nickiyle derindenkusurlu, itüsözlük ve ekşisözlük'teki nicki pink floyd floyd yaylalar'a ise ondan sonra malum şahsa hakaretten dava açılmıştır. hakan efendi ise hala pişkin pişkin "hiçbir ciddi devrimci faaliyetin içinde değil ben ispiyonlamadım" diyebilmiştir. haliyle bütün twitter taymlaynı troçki'nin anasına söven tweetlerle dolmuştur "hadi bizi e ispiyonla" diye...

hakan beyin iddiası bu arkadaşın troçki'nin ölmüş anasına sövdüğüydü. onun da yalan olduğu ortaya çıktı. anlayın ne kadar buruş buruş bir kişilik olduğunu...

ama adamı tehlikeli ve uzak durulması gerken bir tip yapan kısmı ise bu değil. şahsen ben pink floyd floyd yaylalar'ı sevmezdim, o da beni sevmezdi. ben adamın soytarı olduğunu ta en başından söyledim, bunlara alan açanların ileride üzüleceğini de... nihayetinde "hdp barajı geçsin vurdururum" demesinden 6 ay geçmeden hdp'ye oy atmış bir adamdan bahsediyoruz, nesini ciddiye alacağım? ama adam bize ana avrat söverken de aklımdan en fazla şu geçti, ulan kaşındığınız bir zaman orada olurum da bir yumruk borcum olsun... daha fazlası değil. işte o zamanlar hakan efendiyle dosttu bunlar, bir kaç tane daha gereksiz fenomen tiple veraber tabi... hiç unutmuyorum, içlerinde ekim nehir dışında bir tane elle tutulur adamın olmadığı bir ekip kadıköy'deki bir kebapçıdan rakı fotoğrafı atıp altına "laiklik beaaa" yazmışlardı. aynı sofrada kebap yediği adama bu namussuzluğu yapmış bir adam hakan. o yüzden uzak durulmalı...

2) neyse ki isimsizler hareketi davasında o da gözaltına alındı da ihbarcılığını unuttu muhalefet. ben de dahil bir takım etik değerlerden dolayı sahip çıktık. ama sahip çıkmamak gerekiyormuş. çünkü arkadaşta o etik değerlerin zerresi yok. elbette onun da bir etiği var ama devrimci ethos değil o. ittihatçıların etiği, bugün sahip çıktığın yılanın yarın seni vurması işten bile değil. al işte sınırdışı edilen cem uzun için gizleyemediği sevinci:

https://twitter.com/gulsevenhakan/status/710172017983676416

dediğim gibi buruş butruş bir kişilikle karşı karşıyayız. bütün adiliklerini ancak küfür radikalizmiyle unutturabiliyor. hani komünistler görüşlerini gizlemeye tenezzül etmezdi hakan? delikanlıysan bu tweeti silme...

3) durdu özbolat meselesinde haklı olan taraf olmakla beraber yurt gazetesinin günahlarına o da ortak. yurt gazetesinin şu an afişe ettiği günahlarıyla prensipte bir sorunu yoktu. derya sazak genel yayın yönetmeni olduğunda işleri güöçleri derya sazak'la uğraşmak olmuştu. yurt, durdu özbolat'ın iflastan kurtulmak için çıkardığı bir gazeteydi. iflastan kurtulmak için yapacağı siyasi manevraları yurt üzerinden yapıyordu. o dönem chp içindeki yerini garantilemesi için derya sazak gibi liberal bir isim gerekmişti, onu getirdi. işe yaramayınca tekrar eski yönetime geri döndü. aynı misyonu hakan'lar oynamaya razıydı yani... ama tabi haklarını alamamaları üzücü. ki bu arada durdu'nun kendisini suçladığı tazminat cezası aldıkları manşetler için "ben gazetenin yazıişleri müdürüydüm ama gazeteye gitmiyordum ki" itirafı var ki yıllarını ofislerde çürütmüş basın emekçilerine üzüldüm ne yalan söyleyeyim...

ha bu arada kendisinin sürekli salça olduğu, hatta fanboyu olan ergenlerini üzerine saldığı mehmet ördekçi bile "beni tanıyanlar bilir ben bu oğlanı sevmem ama bu konuda haklı" demişti. eh tkep/leninist döneği olsa bile bir devrimci ethos almıştı adam. ama hakan'da devrimci değil ittihatçı ethosu olduğu için cem uzun sınırdışı edildiğinde zil takıp oynuyordu işte. muhtemelen ördekçi'ye de atıyorum bir karar gazetesi telifini ödemese bir keyif kahvesi içerdi. başka muhaliflerin başına gelen kötülüklerden nasıl bir sırtlan keyfi aldığının belgesi yukarıda. dördüncü madde mehmet ördekçi. yıllar yılı adama niye taktığını anlamamıştım, yeni yeni anlıyorum.

4) adamda tuhaf bir mehmet ördekçi takıntısı ve kompleksi vardı çözemediğim. tamam, yetmez ama evetçi olması bile ona kafayı takması için yeterliydi. ama onu da aşan bir nefret vardı adamda... bir dönem junior gülseven olarak gezen can gürola'ya "siktirtme ecdadını" dedirtecek bir nefret... hakan'daki sefaleti aştıkça ve anladıkça çözdüm sanırım. ördekçi de yazıyordu hakan da... ikisi de hem anılarını hem gündeme dair politik görüşklerini yazıyordu. ama ördekçi açık ara daha çok okunuyor, daha çok takip eidliyordu.yani adamın siyasi görüşlerine hiç katılmayanlar bile zevkle okuyordu adamı. yani hakan'ın anlatacağı odtü hikayesini bir yetmez ama evetçi hayatta okumaz mesela. ama ördekçi'nin cezaevi hikayelerini de öğrencilik hallerini de okuyan kemalistler, hatta sağ kesimden insanlar vardı. bunda bence iki şey etkiliydi, birincisi hakan'ın hakikaten ördekçi kadar çok anlatacak yaşanmışlığı yoktu. ki o yaşanmışlıkların tamamını anlatması bile eski arkadaşlarının ipoteğinden dolayı mümkün değildi. ikincisi mehmet ördekçi'nin şöyle veya böyle bir devrimci örgüt geçmişi vardı. her ne kadar döneği veyahut inkarcısı da olsa tkep/leninist'liydi adam. o geçmişin altında ezildi hakan. adam ezelden beri türkiye'nin en büyük devrimcisi gibi konuşuyordu ama nihayetinde eski aydınlıkçıydı işte... benzer bir şekilde twitter'da barış yıldırım'a salça olduğunda da barış yıldırım tek bir cümleyle ezmişti: "tamam benim bana hain diyen eski yoldaşlarım var hakan ama senin neden eski yoldaşların yok"... işte orada acımıştım hakan'a, eski dördüncü solcuyum diyemiyordu çıkıp. çünkü demeye hakkı yoktu...

işte geldik kendisiyle tanışanları oldukça şaşırtan bu "eski aydınlıkçıyım" yanıtına. hakan gülseven siyasete doğu perinçek'in gençlik yöneticilerinden birisi olarak girmiştir. kısa süre sonra troçkistinden liberaline alacalı bulacalı muhalefet hareketiyle birlikte kopmuştur. akıl hocası yavuz alogan'la tanışıklıkları bu döneme dayanır. zaten dağılmaya mahkum olan bu çevre kimisi liberal, kimisi troçkist anarşist vesaire olarak dağılır. hakan da morenocu troçkist olur, odtü'de enternasyon bülten'i çıkartmaya başlar. hakan'ın bornova anadolu lisesinden beri karekteristik özelliği üst devre yancılığıdır. barış yıldırım'ın o dalga geçtiği "abilik hukukuyla yaşar abilik hukukuyla ölür" özelliği oradan gelmedir. hakan dönemin soldan esen rüzgarıın da etkisiyle ama biraz da yancılık-abicilik mantığıyla o dönem ankara'nın gecekondu semtlerinde kurulmuş olan, dünyadaki hiçbir seksiyonu tanımayan dördüncü solcular olarak bilinen çevreyle birleşir. bütün o avantür hikayeler de o dönemin eseridir. pratikte beraberdirler ama hiçbir zaman ideolojik olarak tam kaynaşamazlar. hakan hala morenocudur ve onları da örgütleme niyetini alttan alta sürdürmektedir. zaten 2000 sonrasındaki ayrışma döneminde de aralarındaki farklılıklar iyice koyulaşacaktır. özellikle kürt sorunu ve kemalizme yaklaşım konusunda... işin aslı hakan o sürecin öznelerinden olmakla beraber dördüncü sol'un kurucusu değildir. alenen sosyal şovenizm yaparken de örgütün kurucuları kendi adlarını kullanmasına icazet vermezler. o insanı yerin dibine sokan aydınlıkçıyım yanıtı da buradan kaynaklanmaktadır işte... bence iki kişi hayatta olduğu sürece de kullanamaz.

aslında baktığında öyle uzun boylu üzerine konuşulacak bir adam da değil. peki ben bu analizi niye yaptım? adamın bıçkınlığına aldanacak birileri varsa uzak dursun diye. biraz da adamı yerli yerine şimdi tam oturttuk işte... bundan sonra benim için hakan gülseven muhabbeti bitmiştir. bu da son girimdir.
3 /