haluk kırcı

2 /
lumpen proleter lumpen proleter
darbe karşıtlığının artık bir ayrım noktası, bir turnusol olmadığını göstermiş katildir. alın işte o da sövüp saymış askere.

ee kontgerillaya karşı mı çıktı şimdi haluk kırcı? anti-militarist mi oldu? gömleğini mi değiştirdi yoksa? izin versek demokrasi getirir mi bize? gıcır bir takım elbiseyle miting meydanlarında nutuklar falan... eski camlar bardak mı artık? katil kim?

sorular, sorular...
umut taciri umut taciri
bize türkiye cumhuriyetinin adalet anlayışını gösterek katildir!


devlet başkanı bir katliamcıyı kullanmak için pazarlık yapıyor


- bir yanda yaşları büyütülüp idam edilen devrimciler...
- diğer yanda, pazarlık yapılıp idam edilmeyen faşist katiller...
- evrenler'den erdoğanlar'a hepsi aynı yöntemleri kullandı...

8 ekim 1978'de ankara bahçelievler'de türkiye işçi partisi üyesi 7 öğrenciyi katletmesi nedeniyle yedi kez idam cezasına mahkûm edilen, cezası pek çok indirim gören faşist katil haluk kırcı, 28 mayıs'ta tahliye edildi.

12 eylül öncesi onlarca katliamın sorumlusu olan kırcı, bahçelievler katliamından 32 yıl sonra sabah gazetesinde çıkan bir röportajında; "asılmamam için kenan evren'le pazarlık yapıldı" diyordu.

"benim idam edilmemi abdullah çatlı engelledi. idam kararım verilmiş, asılmayı bekliyordum... çatlı bazı şartlar ileri sürmüş. bu şartlardan biri de benim idamımın durdurulması imiş. beni, ankara'da mamak'tan ulucanlar cezaevi'ne götürdükleri zaman, idama gittiğimden emindim. çok sonra, böyle bir pazarlıkla hayatımın kurtulduğunu öğrendim. meğer benim idam edilmemi, çatlı pazarlık yaparak engellemiş." (sabah, 7 haziran 2010)

12 eylül öncesi onlarca katliamın sorumlularından birisi olan haluk kırcı'yı idamdan kurtarmak için faşist şef abdullah çatlı devreye girmiştir.

"sağa da sola da karşıyız" diyerek, faşist cuntayı örgütleyen generaller sivil faşist hareketin şeflerinden abdullah çatlı ile pazarlık yapmışlardır...

hem de sivil faşist hareketin şeflerinden abdullah çatlı'nın onlarca katliamın sorumlusu olarak heryerde "arandığı" bir zamanda bunlar olmuştur.


kırcı için yapılan pazarlığın itirafı

"kenan evren'in talimatı ile devletin gizli birimleri asala'ya karşı eylem yapmak için çatlı ile irtibata geçmişler. o günlerde türk diplomatları asala tarafından öldürülüyordu." (age)

faşist katil kırcı'nın devletin "gizli birimleri" dediği "birimler" sır değildir. mit'i, polisi devreye sokulmuş ve doğrudan faşist şef kenan evren ile pazarlıklar yapılmıştır.

bu pazarlıkların yapıldığı dönem, cuntanın devrimcilere ve halka saldırılarını yoğunlaştırdığı, idamların sürdüğü, yüzlerce devrimcinin sokakta, işkencede, dağlarda katledildiği yıllardır...

o koşullarda faşist şef evren, sivil faşist hareketin şeflerinden çatlı'yla pazarlık yapmaktadır. ermeni halka yönelik provokatif saldırılar karşılığında, hakkında idam kararı verilmiş olan faşist bir katilin idamı engellenmiştir.

peki neyin karşılığında idam edilmemiştir kırcı?

tek kelimeyle; ermeni halka ve halklarımıza karşı yürütülen kontrgerilla operasyonları karşılığında idam edilmemiştir kırcı.

12 eylül öncesi onlarca faşist katliamı gerçekleştiren, "yakalanmayan", büyük çoğunluğu yurtdışında olan sivil faşistlerin bir araya getirilerek, cunta tarafından kontrgerilla saldırıları için kullanılması sözkonusudur. pazarlıklar bunun için yapılmaktadır.

ki, faşist katillerin bir kısmı yurtdışında emperyalist ülkelerin gizli servisleri tarafından kullanılırken, büyük çoğunluğu uyuşturucu başta olmak üzere pis işlerin içine boğazlarına kadar batmışlardır.

cunta bu halk düşmanları ile pazarlık etmiş, onları kullanmıştır.

yine o yıllarda sivil faşist hareketin şefi mhp genel başkanı olan alparslan türkeş ve onlarca yönetici faşist için, evrenler yine pazarlık yapmıştır.

cuntanın her türlü komplo ve kontrgerilla saldırıları içinde yeralan faşist katil sürüsünün talepleri kabul edilmiştir. başta faşist şef türkeş olmak üzere faşist hareketin yöneticileri parça parça bırakılmış, katliamların tetikçileri "cezalandırılmıştır."


bir itiraf, bir suç; akp kenan evren'i gözaltına alabilecek mi?

oligarşinin temsilcileri her fırsatta, "devlet kimseyle pazarlık yapmaz" derler. devletin güçlülüğünü, yüceliğini, kanun devleti edebiyatı ile bol bol yalanlarla anlatıp dururlar.

oysa devletlerinin durumu ortadadır. o çok güçlü devletlerinin halini işte yaptıkları bu pazarlıklar ele vermektedir. devletleri ne "yüce", ne de bir "hukuk devleti" dir.

her tür pisliğe bulaşmış bir avuç faşist güruhtan medet umacak kadar aciz ve zayıftır devletleri.

halkı faşist terörle yöneten evren, mit'i çankaya köşküne taşımış, doğrudan mit personelinden olan damadını faşist karargahın işlerini yürütmekle görevlendirerek, bizzat her konuda kendisi devreye girmiştir.

böylesine bir devlettir o çok "yüce" ve "güçlü" devletleri!.. böyle yönetmektedirler. kendi yasalarını çiğnemekten çekinmeyerek her tür kuralsızlığı yaparak yönetmişlerdir yıllarca!..

yalana, kelime oyunlarına gerek yoktur. tıpkı osmanlı padişahları gibidirler. iki dudakları arasından çıkan herşey yasa, talimat ve genelgedir.

kendi yasalarına göre ortada bir suç vardır. kırcı, sabah gazetesinde bu pazarlığı açıkça da ilan etmiştir. bir itiraf, bir suç vardır ortada!

akp iktidarı kırcı'nın itirafını suç duyurusu kabul edip, evren'i gözaltına alacak mıdır?

ortada geçiştirilemeyecek kadar açık ve büyük bir "suç" vardır. akp iktidarı, parasız eğitim isteyen, bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele eden, incirlik üssü'nün kapatılmasını isteyen, uyuşturucuya, yozlaşmaya karşı mücadele eden devrimcileri gözaltına alıp tutuklatmakta, onyıllara varan ağır hapis cezaları vermektedir.


akp kimlerle hangi pazarlıklar içindedir?

çatlılarla yapılan pazarlıklardan bu yana tam 28 yıl geçti. o günden bu yana, hangi iktidarlar, hangi katliamcılarla ne pazarlıkları yaptı?.

kimlere neyin karşılığında, neler verildi? her devletin bir derin devleti vardır diyerek, kontrgerillayı açıktan savunan süleyman demirel'in iktidar yılları boyunca kimlerle ne pazarlığı yapılmıştır?

kurşun yiyen de, kurşun atan da şereflidir diyen tansu çiller, faşist katillerle hangi pazarlıkları yapmıştır?

susurluk döneminde bir kısmı açığa çıkan ilişkilerde, 1000 operasyon yapmakla övünen mehmet ağar, kimlerle hangi pazarlıkları neyin karşılığında yaptı?


akp, kimlerle hangi pazarlıklar içinde olmuştur?

akp'nin 8 yıllık iktidarı döneminde devrimcilere ve halka yönelik olarak onlarca linç saldırısı gerçekleştirildi. linççiler güle oynaya, saldırılarını gerçekleştirdikten sonra da televizyon kameralarına pozlar vermekte, dokunulmaz olduklarını herkese göstermektedirler.

akp'nin bugüne kadar yaptığı hangi pazarlıklar sonucunda linççiler serbest bırakıldı? hangi pazarlıklar sonucunda katliamların sorumlularına dokunulmuyor?..


kırcılar hep kullanıldılar! hala da kullanılmaya devam ediyor!

faşist katil kırcı, söz konusu röportajda 12 eylül öncesi kimi eylemleri örnek vererek, şunları söylüyor: "...ordu içinde birileri hakkında dosya açıldı, kapatıldı gitti", "bu saldırıları yapanların asker kökenli oldukları tespit edildi", "kimler bu arkadaşlarımıza silah ve mermi getirmiştir?", "yüzde doksan dokuz asker." (sabah, 6 haziran 2010)

kırcı, bir yandan "kullanıldıklarını" söyleyip bundan "pişmanlık" getiriyor ama hala da kullanılmaya devam ediliyor.

yukarıdaki demeç, tipik bir kullanma ifadesidir. herşeyi asker yapmış o zaman.

mit masum, polis masum, mhp masum... kırcı, bugün de oligarşi içi it dalaşında akp'nin duymak istediklerini söylüyor. bugün de akp'ye kullandırtıyor kendini..

kırcı o zaman kendilerini kullananları açıklamıyor elbette. kendilerine halka saldırı için kimlerin nasıl emirler verdiğini gizlemeye devam etse de bunlar bizler için sır değildir. kırcı istediği kadar asker asker deyip dursun, biz halk düşmanlarının hepsini tanıyoruz.

***


haluk kırcı; kod adı idi amin

idi amin, uganda devlet başkanlığı yaptı. ünlü bir zalimdi. ülkesini bir işkencehaneye çevirmişti. ama asıl ünü, muhaliflerini katlettikten sonra "kanlarını iç-mesinden" geliyordu.

faşist katilin kendisine seçtiği isim işte böyle bir isimdi.

ellerinden gelse, aynısını ya-pacağından, aynısını yapacakla-rından hiç kuşku yoktu. haluk kırcı'nın seçtiği bu isim, tüm faşist camiada "sempatiyle" kullanılıyordu.

***


halk düşmanlığının özeleştirisi olmaz!

faşist katil kırcı, 32 yıl sonra katliamının "özeleştirisi"ni yapıyor güya. "kullanıldıkları"nı açıklıyor. "haluk bey" diye diye röportaj yapan burjuva basın, neredeyse onu günümüzün en demokratı ilan edecek.. bir katilden, bir demokrat yaratacaklar! katliamın, halk düşmanlığının özeleştirisi olmaz. halk düşmanları halka karşı işledikleri suçların hesabını er geç verecekler!

***


devrimci katilliği onların asıl 'mesleği'dir!

"onun [abdullah çatlı'nın] yurtdışındaki operasyonları 1990'dan sonradır. özellikle dev-solcu dursun karataş ile ilgili bir çalışması olduğunu biliyorum. çünkü bir gün onun adına şirkete fakslar gelmişti. tesadüfen gördüm. adresler, çizilmiş krokiler, birisinin giriş çıkış saatleri gibi şeylerin bilgileri vardı. ben dosyalayıp kendisine teslim etmiştim." (sabah, 7 haziran 2010)

oligarşi faşist katillere bir görev daha vermişti. faşist katiller devrimci hareketin önderini bulacak, katledeceklerdi.

dayı'ya, devrimci hareketin önderine karşı, mit'inden mafyasına kadar... kimleri harekete geçirmemişlerdi ki?

devlet öylesine zavallı bir durumdaydı ki, devrimci hareketin önderine karşı faşist mafyacı alaattin çakıcı'yı bile görevlendirmişlerdi.

anlaşılıyor ki, abdullah çatlı ve haluk kırcı da oligarşi tarafından bu konuda görevlendirilenler arasındadır. faşist katil kırcı, yıllar sonra bunu itiraf ediyor. itiraf ederken hala kendini korumaya çalışıp, kendisinin bu işin dışında olduğu imajını vermek istiyor. devrimci katilliği, kırcılar'ın asıl işidir. bütün ömürleri böyle geçmiştir. ama işte devrimci hareketin önderine ulaşmak, kahvehaneleri, otobüs duraklarını taramaya benzemiyordu.

bugüne kadar onlarca devrimciyi, anti-faşisti, demokratı kalleşçe katleden bu katiller, devrimci hareketin önderine bırakalım ulaşmayı, bunu rüyalarında bile göremezlerdi. nitekim göremediler. yok faks gelmiş de, faks da herşey ayrıntılarıyla yazılıymış da; hepsi yalan, hepsi hikaye... o kadar bilgileri var idiyse, niye beklemişler acaba?

oligarşi devrimci hareketin önderini bulmak için tüm güçlerini seferber etmiş, bunun için çatlı gibi, çakıcı gibi faşist katillerden medet ummuş, ama her seferinde eli boş kalmıştır.


yürüyüş.com
timbuktu timbuktu
abdullah çatlı'nın patronajında oral çelik, mehmet ali ağca ve bu şahıs, devrimcileri, demokratları, aydınları öldüren ülkücü çeteydi. derin devletin mihmandarıdır bu zatlar. yeni nesil faşistlerin idolü. abuzer uğurlu, bekir çelenk gibi silah kaçakçılarının, uyuşturucu baronlarının finanse ettiği bütçelerle veli küçük, mehmet ali ağar abilerinin himayesinde vatanı devleti kurtardılardı zamanında. ardından yeşil kod adlı kontrgerilla mahmut yıldırımlar, mitten özel izinli, kırmızı pasaportlu mafyozo ülkücü alaattin çakıcılar, sedat pekerler geldi. derken jitemin kurucusu cem ersever gibi, tetikçi polis memuru ayhan çarkın gibi, mafya mı emniyet amiri mi ayırtedilemeyen ibrahim şahin, korkut eken gibi devletin huzur ve güvenlik tesis etmek üzere yetki verdiği kimselerce teşekküllenen yeni oluşumlar peyda oldu. sadece bahçelievler katliamı ile bilinir bu zat ama takipçileriyle, ardıllarıyla ülkeye verdiği zararlar düşünüldüğünde - elbirliği ile hukuk devletinin amına koymaları mesela- bu abilere hasıl olan milliyetçilik nasıl bir anlayışıdır, ne menem bir vatanperverliktir akıl sır emez.
2 /