hamlet

1 /
anabasis anabasis
oyunlarını insan duyguları üzerine kuran shakespeare in intikamı ele aldığı oyun. ayrıca bir sahnesinde hamletin ağzından tiyatroyla ilgili düşüncelerini dile getirmiş, döneminin tiyatrosunu yerden yere vurmuştur.
fakespeare fakespeare
to be, or not to be: that is the question:
whether 'tis nobler in the mind to suffer
the slings and arrows of outrageous fortune,
or to take arms against a sea of troubles,
and by opposing end them? to die: to sleep;
no more; and by a sleep to say we end
the heart-ache and the thousand natural shocks
that flesh is heir to, 'tis a consummation
devoutly to be wish'd. to die, to sleep;
to sleep: perchance to dream: ay, there's the rub;
for in that sleep of death what dreams may come
when we have shuffled off this mortal coil,
must give us pause: there's the respect
that makes calamity of so long life;
for who would bear the whips and scorns of time,
the oppressor's wrong, the proud man's contumely,
the pangs of despised love, the law's delay,
the insolence of office and the spurns
that patient merit of the unworthy takes,
when he himself might his quietus make
with a bare bodkin? who would fardels bear,
to grunt and sweat under a weary life,
but that the dread of something after death,
the undiscover'd country from whose bourn
no traveller returns, puzzles the will
and makes us rather bear those ills we have
than fly to others that we know not of?
thus conscience does make cowards of us all;
and thus the native hue of resolution
ıs sicklied o'er with the pale cast of thought,
and enterprises of great pith and moment
with this regard their currents turn awry,
and lose the name of action. - soft you now!
the fair ophelia! nymph, in thy orisons
be all my sins remember'd.

bu kısmıyla insanı düşünceden düşünceye sürükleyen mükemmel ötesi eser.ara vermeden oyananırsa yaklaşık 6 saat sürer ayrıca
fakespeare fakespeare
oyunun çok sevilen başka bir kısmı:
sevgili ofelya, ben vezin-mezin bilmem.
ben oflarımı sokamıyorum kafiyeye.
lakin seviyorum seni, sen, ofelya’yı of! of! of! elveda! ... hamlet hamlet kaldıkça senin hamletin olan hamlet.”


“canım ophelia, beceriksizim şiir yazmakta,

içimdekini kalıba dökme sanatım yok,

ama çok, her şeyden çok seviyorum seni,

inan bana ve tanrı’ya emanet ol.

canı teninde kaldıkça sevginle yaşayacak,

hamlet.”
odaman nehapak odaman nehapak
acı çekmek ya da kendi hayatına son verip bu acıyı bitirmek arasında kalan hamletin durumunu ''olmak ya da olmamak! işte bütün mesele bu!" dizeleriyle açıklayan shakespeare'in diğer trajedilerinde olduğu gibi kahramanın asıl sorunu kendisidir. prens hamlet her çağda yoruma açık bir kişiliğe sahiptir ve shakespeare' e göre isayla ortak özelliklere sahiptir.

"var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu!

düşüncemizin katlanması mı güzel,

zalim kaderin yumruklarına, oklarına,

yoksa diretip bela denizlerine kaşı

dur, yeter! demesi mi?

ölmek, uyumak sadece! düşünün ki uyumakla yalnız

bitebilir bütün acıları yüreğin,

çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.

uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!

çünkü o ölüm uykularında,

sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,

ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.

bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.

kim dayanabilir zamanın kırbacına?

zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,

sevgisinin kepaze edilmesine,

kanunların bu kadar yavaş

yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine,

kötülere kul olmasına iyi insanın

bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?

kim ister bütün bunlara katlanmak

ağır bir hayatın altından inleyip terlemek,

ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,

o kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya

ürkütmese yüreğini?

bilmediğimiz belalara atılmaktansa

çektiklerine razı etmese insanı?

bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:

düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor

yürekten gelenin doğal rengini.

ve nice büyük, yiğitçe atılışlar

yollarını değiştirip bu yüzden,

bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.

ama sus, bak, güzel ophelia geliyor.

peri kızı ophelia ! dualarında unutma beni,

ve bütün günahlarımı."
punkberk punkberk
gardiyandan gelen: ''nasılsınız'' sorusu üzerine ''fazla iyi olmaktan dolayı mutsuzum'' cevabını yöneltebilecek kapasitede düşünsel, felsefi, bir o kadar da romantik danimarka prensi.
estella estella
hakkında yazılan yüzlerce kritiği okuduktan sonra acaba shakespeare'in bu kadar çok anlam yükleyerek mi yazdığına dair insanın kafasında soru işaretlerinin oluştuğu oyun..
soldier in the army soldier in the army
bir pasaj;

şu öğütlerimi yaz kafana...
düşüncelerinin ağzı, dili olmayacak;
aşırı hiçbir düşüncenin ardına düşmek yok.
teklifsiz ol, bayağı olma.
dostlarını arasında denenmiş olanları
çelik halkalarla bağla yüreğine.
ama her zıpçıktı acemi çaylak arkadaşı da
el üstünde tutup elini kirletme
kavga etmekten sakın, ama ettin mi de
öylesine et ki; korksunlar senden.
herkese kulağına ver sesini verme
herkese akıl danış, kendi aklını sakla.
kesenin elverdiği kadar giyin,
zengin ama gösterişsiz olsun giydiğin.
sakla vücudunun en güzel yerlerini sevdiğine
ne borç ver, ne de borç al; çünkü borç vermek
çok kez hem paranı yitirmektir hem dostunu.
her şeyden önce de kendi kendinle doğru ol.
o zaman, gece gündüze varır gibi,
sen de aldatmaz olursun kimseyi...
dualarım, öğütlerim seninle olsun.

(bkz: william shakespeare)
(bkz: tecrübenin anlatmak istedikleri)
1 /