hasan kundakçı

panait ıstrati panait ıstrati
1997 yılında emekli olmuş korgeneral. 1993-1995 yıllarında jandarma asayiş kolordu komutanlığı yapmış, devletin güneydoğu'ya yönelik çok sert askeri tedbirler aldığı ve pkk'ya karşı "alan hakimiyeti"ni ön plana çıkarığı dönemde bu politikaların en önemli uygulayıcılarından olmuştur. 1997 yılında emekli edilmesi sürprizdir ve hüseyin kıvrıkoğlu'nun tasarrufu olarak görülmektedir. 1995 yılında silahlı kuvvetlerin tarihinde yaptığı en büyük operasyonlardan olan çelik-1 harekatını komuta etmiştir. sonradan dyp'den siyasete girmiştir. güneydoğuda unutulmayanlar adlı bir kitabı mevcuttur.
karayel karayel
şerefli türk ordusunun yetiştirdiği seçkin subaylardan olup, öğrenciliği zamanında ordular arası atıcılık ve jimnastik birincilikleri bulunan, özel kuvvetler komutanlığı yapmış, jandarma asayiş komutanlığı sırasında suç örgütlerinin kökünü kazımış ve kıbrıstaki meşhur bayrak direğine tırmanarak, türk bayrağını indirmeye teşebbüs eden rum için insiyatif kullanıp, vur emrini vererek ay yıldızlı bayrağımıza namahrem eli değdirtmemiş emekli korgeneralimiz. şimdilerde iki güzel kitabı var piyasada.
alaturka alaturka
tamburacı paşa deyimi güneydoğuda taşıdığı tamburalı silahından gelmektedir. çok iyi atıcı ve gözü pek bir komutandır. çaçi dağında gözlerimden öpmüştü..
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
tamburacı general lakabı tüfeğinden gelir ki, jandarma asayiş genel komutanı görevini korgeneral rütbesi ile yaparken yanından italyan gangsterlerin filmlerden aşina olduğumuz tamburalı tüfeğini hiç ayırmamıştır, birçok kez pusuya düşmesine rağmen pusulardan sağ çıkmayı başarmıştır.





ekleme: yanındaki isim ise dönemim jandarma asayiş komutan yardımcısı ilker başbuğ'dur.
anakininki anakininki
kıbrıs'taki malum bayrak indirme teşebbüsünün komutanlığı döneminde vuku bulan komutanımız.

kundakçı paşa hadise kendine intikal ettiğinde zerre tereddüt etmeksizin gereği için emir verdi.

peki sonrası mı?

hasan paşa bunun bedelini orgeneral olamayarak ödedi ki orgenerallık için sicili en düzgün isimdi.

kundakçı paşa'nın terfisine engel olan ise "onunla çalışamayız" diye mesaj gönderen nato karargâhı idi.

dahası, tamburalı paşa yıllar yılı türkiye'nın dışına çıkamadı; zira interpol onu arananlar listesine koydu.
3dne3dnebandim 3dne3dnebandim
abd'li genaralin ''ben onunla aynı tatbikata katılmam o bizim başımıza sıkar'' dediği komutan...

4 ağustos 1996'da kktc topraklarında türk bayrağını yere indirmeye
çalışan rumun başına geleni ve türk destanını;

"11 ağustos 1996 yılında yolculuğa batı almanya'dan başlayan; batı
avrupalı, rum ve yunanlı motosikletliler kıbrıs'ta sınırları delip,
türk topraklarına girerek, türk bayrağını indirip yerine rum bayrağı
çekeceklerini açıklıyorlar.

motosikletlilere rum-yunan ortodoks kiliseleri destek veriyor. abd
büyükelçisi de iki günde bir hasan kundakçı korgeneral'e gelip,
"motosikletliler sınırınızı geçip bayrak direğinize bir bez parçası
(rum bayrağını kastediyor) asacaklar, bundan bir şey olmaz" diyor.
kundakçı paşa da abd büyükelçisine,
"öyleyse rauf denktaş bey'den izin
alın, ben sessiz kalayım"diyerek onlara zekice bir tuzak kuruyor.

fakat bu tuzağa düşmeyen büyükelçi de diyor ki;
"o zaman kktc'yi
tanımış oluruz". bunun üzerine kundakçı paşa, "o halde bizi
zorlamayın. bizim sınırımızı geçmeye kalkan kim olursa olsun
kurşunlarım.

onun için sakın sınırda bulunan bayrak direğine çıkıp
türk bayrağı'nı indirmeye ve rum bayrağı çekmeye yeltenmesinler"
çıkışını yapıyor.

hasan kundakçı paşa, türk askerlerine şunu söylüyor;
'eğer sınırlarımızı bir kişi geçer, bayrağımızı indirirse ben
türkiye'ye dönmem, dönemem. alnıma tabancayı dayar, dokunurum tetiğe'.

11 ağustos 1996 günü, işin ciddiyetini anlayan motosikletlilerden en
az yarısı bu işlerden vazgeçiyor, ortada sadece rum ve yunanlılar
kalıyor.
14 ağustos 1996 günü 35-40 fanatik rum ve yunanlı, hududumuzu delip
bayrağımızı indirmeye kalkınca, bayrak direğine tırmanan bir rum, türk
bayrağına dokunamadan tek kurşunla yere indiriliyor. bu fanatiklere
destek veren iki ingiliz askeri de kalçalarından vuruluyor.

korgeneral hasan kundakçı anlatır:
- olaydan on dakika sonra odamda oturuyordum, bm barış gücü komutanı
tuğgeneral ve bm kurmay başkanı ingiliz albay geldi:
- sayın generalim, çok kötü şeyler oldu. bayrak direğine çıkan bir
kişi öldü ve iki de ingiliz askeri kalçasından yaralı.

- onlara dedim ki; 'sizi kaç gündür uyarıyorum. bu işe mani
olabilirdiniz, olmadınız, üstelik o vurulan ingiliz askerleri de
motosikletli fanatiği direğe doğru yönelttiler. engel olabilirlerdi,
olmadılar. merak etmeyin albayım, biz iki sümüklü ingiliz askerini uyardık.
isteseydik öldürebilirdik, sadece uyardık, öldürmedik. onun için
kalçalarından kurşunladık.'

bm kurmay başkanı albay:
- ölebilirlerdi generalim, diye yüksek sesle konuştu.

ingiliz albay küstahlaşınca,
kundakçı paşa odadaki havalı tabancayı alır.
albaya der ki;
'yan taraftaki hedefi yenile'.
albay şaşkındır ama hedefi yeniler.

paşa, 25 metreden 5 el ateş eder,
'oku puanları albayım'.

puanlar okunur 50 üzerinden 5 kurşun da 49'a isabet
etmiştir.

biraz önce küstahça konuşan ingiliz albay şaşırır ve susar.

korgeneral kundakçı devam eder, 'şimdi anladınız mı?..
türk bayrağını indirmek isteyeni şah damarından vurup öldürmek istedik, öldürdük.

sizin iki ingiliz'i öldürmek istemedik, sadece uyardık'..."

büyük devlet vizyonunun gereği;
sağı solu ağlama duvarı haline getirip salya-sümük ondan bundan medet ummazsınız.
gereğini gerektiğinde yapar geçersiniz !..