hasta yakını olmak

neverendingblueroad neverendingblueroad
hasta bir yakınınızın olması sizin hayatınıza normal devam edememeniz demektir. en azından bu ülkede.
yakın arkadaşlarımdan birinin annesi kanser. son iki yıldır iyileştirmek için çabaladılar lakin olmadı. kadın artık hastalığın son evresinde. ve bu iki yıl içinde arkadaşım ona inanılmaz güzel baktı. hastanede hep yanı başındaydı, evde sürekli ilgilendi annesiyle. hem de yüzü bir kere bile düşmeden. bu esnada o da en az annesi kadar zayıfladı, iştahtan kesildi, eşiyle arası bozuldu, işini de kaybetmek üzere. tüm bunlara rağmen bir de yakın çevresinin baskısı altında.
"neden izin alıp annenle ilgilenmiyorsun?"
"şu an önemli olan iş değil, annen. gerekirse bırakmalısın."
"bak sonra ölürse vicdan azabı çekersin"
"bi' profesör var dedim, adını verdim. götürmediniz ki"

sisteme rağmen, ekonomik çöküşe rağmen, elinden gelenin fazlasını yapmasına rağmen vicdan azabı çekmesini sağlayan onlarca cümle daha.

bunları duyunca aklıma annesine kanser teşhisi konulduğunda hemen psikolojik destek almaya başlayan, "benim fiziken olduğu kadar mental olarak da güçlü olmam lazım" diyen; onun ve ailesinin moralini yüksek tutmak için çabalayan arkadaşlarının hakkını ödeyemeyeceğini söyleyen cathy geldi. sonra da babamın cenazesinde gözüm hiçbir şey görmezken giydiğim pembe tişörtün onlarca yıl konuşulduğu. zaten hemen omuzları çökmek üzere kodlanmış bir halkız, depresif ve pesimist. hal böyleyken içten yıkılamıyorsak dışarıdan çok güzel oyuluyor altımız. yakın çevre, uzak çevre, lanet olası çevre...gel de nefret etme insanlıktan da pembeden de.