hatırla sevgili

2 /
turgon turgon
yeni bir "çemberimde gül oya" vakası... ortalıkta ağalı, bacılı, mafyalı, 4x4'lü, kıllı, yünlü, tüylü abuk subuk bir sürü dizi dolaşırken, 60'lı yıların başındaki türkiye'nin politik ve sosyal yaşantısını gayet iyi gözlemleyerek izleyiciye sunan, dönemin “nazik” ve “saygılı” insanlarını, “sade” ve “şık” yaşam tarzını ve bu süreç içerisinde yaşanan bir aşk hikayesini de tüm saflığıyla anlatan “kaliteli” bir dizi… 26 ocak akşamı yayınlanmış bir 11. bölüm vardı ki, geçmişi bize yaşattığı sahneleriyle içimizi parçaladı. yassıada mahkumlarının idama götürülüşü, sabaha karşı celal bayar’ın daracık hücrelerde hala kimlerin sağ olduğunu öğrenmek için yoklama yapması, bir sonraki seslenişte fatin rüştü zorlu’dan cevap gelmemesi ve insanlardaki umutsuzluk, çocukluk arkadaşının idama mahkum edilmesinde payı olan bir savcının aklı başına geldikten sonra duyduğu pişmanlık tüylerimizi diken diken etti. bütün bunların geçmişte yaşandığını hissetmek, farklı ikilemlere itti insanları; “bu insanlar bu kadar kolay idam edildiğine göre, sonraki iktidarlar sütten çıkmış ak kaşık mıydı peki” diye düşüncelere sevketti; insan hayatının ne kadar değerli olduğu sorgulandı, diktatörlükle suçlanan insanlar için idam hükmü verilirken takınılan tavır ve dönemin mahkeme başkanının giderek kendisinin diktatörce tavır aldığı gerçeği serildi gözler önüne. günümüze dönülerek, 30.000 kişinin katili bir bölücübaşı hakkında hüküm verirken “tam bağımsız” davranamayan ve avrupa birliği’yle iyi geçinmek uğruna onu krallar gibi besleyen zihniyet geldi aklımıza, insanın içi bir kez daha cız etti…
kayser sozer kayser sozer
kendi başbakanı ve kadrosunu asan bir ordunun kısa süreliğine de olsa bir ferdi olmak zorunda kalacağımı düşündürterek beni rahatsız etmiş dizidir. fazlasıyla soğuttu evet ordudan, hatta yüksek sesle bazı nahoş sözcükler ettirdi bana, he bi de o duyarsız halktan midem bulandı, aah tabi ki de o zamanki ordudan ve o zamanki halktan yahu, geçici şeyler sonuçta bunlar, ah olur mu hiç, darılırım valla, vicdanı ret aklımdan bile geçmedi, balzac gibi fransız değilim ki ben.
myeyea shaman myeyea shaman
olayları işleyişi sırasında tarafsız kalmayı başaramamış bu yüzden de yayından kalktıktan sonra uzun süre hatırlarda kalmayı başaramayacak olan dizi. var olanların içinde yine de izlenebilecek olanlardan.
mollacellad imam u azam mollacellad imam u azam
dizinin tarafsız olmadığı belirli bir tarafa savrulduğu söyleniyorsa eğer,böyle bir ifadede bulunmanın çok yanlış bir yargı olacağı dizidir.bunu diziyi olumlamak adına söylemiyorum.tam tersine menderese yapılan işkencelerin boyutunu daha eleştirisel bir dille aktarması beklenilirdi.menderese hüküm giydirenleri eleştirmek konusunda pek fazla bir yol katedememiştir...fakat her şeye rağmen oyuncu kadrosu gayet kalitelidir.
deulu deulu
son bölümü* ile insana çaresizliğinde konu ne olursa olsun birileri ile paylaşılması gerekliliğini tekrar hatırlatan; adnan menderes'in idam yolunda gördüğü hayal ile insanı türlü düşünceye sokan; o zamanlardan bu zamanlara geldiğimizi düşününce yapılan yanlışlıkların yine yanlışlıklara sebebiyet verdiğini farkettirmiştir.
myrmidon myrmidon
ben sabr edeyim derd ü gam-ı hicrine ammâ
sen de güzelim ettiğin ikrârı unutma

ağlatmayacaktın, yola baktırmayacaktın
ol va’de-i tekrâr be tekrârı unutma
esrar dede (şeyh gâlib’ in dostu)

yani;
gidiyorsun güzelim, çare yok. ben bu ayrılığın dayanılmaz acılarına katlanayım, çaresiz, tamam; ama sen de lütfen verdiğin ikrarı, tekrar tekrar verdiğin sözleri unutma; ki ağlatmayacaktın, yola baktırmayacaktın.
miçemez miçemez
beren saatin korkunç oyunculuğu ile baltalanan, ahmet- necdet- yasemin ilişkisi hiç işlenmese çok daha güzel olabilecekken, ''aşkta çekilen acıda sınır tanımama'' düsturuyla soslandırılmaya çalışıldığı için gittikçe basitleşen dizi.
mertyucel mertyucel
zaman zaman ağlamama sebep olan, keşke ben de o dönemlerde yaşayabilseydim diye iç geçirererk seyrettiğim dizidir. cuma akşamlarının vazgeçilmezidir. 1960 dönemini çok iyi anlattığına inandığım dizidir.
sos sos
keşke bütün yüksek reytingli diziler böyle olsa dedirtir...cam kırığı gibi şarkısıyla ağlatır...


varsın eller gönül yarası kapanır sansın,
kabuğun altında sevgili sen kanayansın.
tubs tubs
insanda ağlamağa isteği uyandıran, ağlama isteği uyanmayını bile bir anda ağlatabilen, son dönem dizi furyası içinde kanımca farklı bir yeri olan atv dizisi. dönem dizisi olması ile kalbimde yer etmiştir. umarım deniz gezmiş den de layikıyla bahsederek, bağdat tan dönemeyecek yanlış hesapların olduğunu gösterir.
2 /