hayatı sorgulamak

1 /
rafael rafael
biz insanoğlunun çok sevdiği hareket. başımız sıkıştığında, işler kötüye gittiğinde nasıl ki boku hayata atıyoruz, onu sorgulamak da sanki bir işe yarıyormuş gibi her fırsatta isyanımızı bu şekilde dile getiririz. sanki hayatı sorgulayınca onun sırrına ulaşacağız ve her şey bir anda mükemmel olacak. rayında giden bir tren gibi mutlu ve mesut olacağız. olmayacak abi ne kadar uğraşırsan uğraş!
hayat zaten geçme ihtimalin olmayan bir ders, sen neyi sorgulamaya çalışıyorsun ki?

başka bir açıdan bakıldığında aslında sorgulamak güzel bir şeydir, gelecekte verilecek kararlara ışık tutabilecek doğru sonuçlara ulaşılabilir. ancak otun bokun suçunu hayata atıp onu sorguya çekmeye çalışmak naylondan şerlok holmsçuluk* oynamak gibi bir şeydir. onu bir pipo, bir pardösü ve bir büyüteci alan herkes yapar.
krem karamel krem karamel
"neden" kelimesiyle başlayan cümleler silsilesidir.ne yazık ki sorulan sorulara,merak edilenlere cevap bulunamaz ve isyan edilir.halbuki cevaplar bizde gizlidir.o öfke ve isyanla haykırdığımız soruları kendimize yöneltsek ve cevapları kendimizde arasak belki de hayat o kadar da kötü görünmeyecek gözümüze.
sylvia manson sylvia manson
arada bir takılan at gözlüklerini çıkarıp etrafa bakmaktır. karşımızda duran aynaya değil içimize dönüp bakmaktır. ben nerdeyim, neler yaptım, neler yapmaktayım sorusuna cevap aramaktır.
toomuchbetter toomuchbetter
aslında boş bir davranıştır hayatı sorgulamak, o ne derse o olur çünkü. istediğiniz kadar değiştirmeye çalışın kazanan hep o olur. ama arada faydalı olur hayat tarzının değişmesini sağlar bi yerde 'ne oluyoruz lan' dedirtir adama.
ceket yok pantolon verelim ceket yok pantolon verelim
sonu ispanyol meyhanesinde bitecek olan sorgulamadır. ammavelakin ispanyol meyhanesi kişilere göre değişiklik gösterdiğinden dolayı kimileri için bitmez. belki de yolda zevk almak gerek bilemiyorum. hedefe varmak pek akıl karı değil. hedefe varsan ulan ne bok yiyecem ben diyip başarının böşluğuna düşersin. varmasan sükutu hayal içinde yaşar geberirsin. böyle bir salıncaktır bu işler. en temizi bazen düsünmeyeceksin, öylesine yaşayacaksın ama bu seferde bir akıl denilen melikeye boşa kullanıp bir hayvan gibi yaşarsın. nedir bu işin sırrı? eh bunu yaşaya yaşaya insan öğrenir yahut öğrenmez. belki de kara cübbelinin orağından yansıyan ışıkta bulur cevabı. kim bilir?
sema sema
son bi kaç ayımı kaplamış ,kendime bir çok soru yöneltmeme sebep olmuş , cevaplarını bulamadığım sorularımı ise başkalarına sorarak onları bunaltmama neden olurken, bana acıyan gözlerle bakmalarından rahatsız olmama sebebiyet vermiş eylemdir kendileri .. (biraz uzun bi cümle mi oldu ne?)
tossawi tossawi
zamanın elinin anılara değmesi sonucu içten içe duyulan pişmanlıklardaki dudak büküşlerin, kazanılmış zaferlerdeki gülümseyişin, kaçırılan fırsatlardaki iç çekmelerin, kızgınlıklardaki kaş çatmaların, hayal kırıkılıklarındaki küsmelerin, nefret dolu gözlerdeki kayıtsızlığın, en çok da çaresizlik karşısındaki boş vermişliğin nedenlerine rast gelmektir.
zamanın uzamda anlamsızlaşmasıdır. şairinde dediği gibi "yaşanılanlara bir boy büyük gelmektedir artık hayat."
jaguarboy jaguarboy
birgün eve geldim ve yaşlı teyzenin biriyle asansöre bindim. tezye bana baktı baktı ve “sen kimlerdensin” diye sordu. o an kalakaldım. birden hayatı sorgulmaya başladım, ben kimdim, kimlerdendim, insanoğlu nereden gelmişti, asansörün çalışma prensibi neydi. işte o an türkü olup dillerde diyar diyar dolaşasım geldi. (ibo ve şarkıları çıkın hayatımdan). sonra şunu düşünmeye başladım hiç bilinçli ve kasıtlı olarak oturup ibo dinlemediğim halde çoğu şarkısını nasıl ezbere söyleyebiliyordum.teyezenin sorusu beynimde zincirleme reaksiyonlar başlamasına sebep olmuştu. hep bunları sorgulamaya başladım.neyse, teyze eskilere gitmişti o an. eskiden herkes kimin kimlerden olduğunu bilirdi. artık herkes apartmanlaşmıştı. eski komşuluk, birbirini tanıma yoktu. o çok doğal bir soru sormuştu ama ben kalmıştım. ineceğim kata geldim. ben burada oturuyorum teyzeciğim dedim. o cevabını alamamıştı ama benim o an verebileceğim en mantıklı cevap buydu. ne de olsa herşey gaz ve toz bulutundan ibaretti. yoksa değil miydi?
bck bck
retrospektif bakış açısıyla "sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez" dememek için sıklıkla yapılması gereken iç hesaplaşma durumu...
1 /