heckler koch

luto luto
en favori tabanca modellerimden olan p7'lerin* üreticisi alman firmadır.










tabancaları sağlamlığı, namlu kalitesi, harika isabet özellikleri ve güven duyulan çalışırlığı-teknolojisi sebebiyle askeri ve sivil kullanımda epey tercih edilir. usp, p serisi (p2000, p7m8, p30), mark 23 modelleri en bilinen tabancalarıdır.

türkiye'de mkek tarafından üretilen g3, mp5, hk33, son olarak mehmetçik olarak geliştirilen hk416 gibi silahların da üreticisidir. dünya üzerinde mp7, ump makinalı tabanca, g36 gibi tüfekleri de mevcuttur.
son geliştirdiği xm8 modelinin hafifliği ve sorunsuzluğu nedeniyle kısa süre sonra m4 lerin yerini m8 olarak alması planlanmaktadır. bu model ile ak47'lerin taşıma kolaylığı, sorunsuzluğu, dayanıklılığı ile m4 'lerin isabet yeteneğinin hafif bir silahta toplanması amaçlanmaktadır. fakat belçikalı "fn scar" ile ciddi bir rekabet söz konusudur.




(bkz:
)
azwepsa azwepsa
meksika'ya illegal silah satışıyla ilgili olarak 4 gazeteciye soruşturma açılmıştır. apar topar hapse atılmamıştır. tam sevinecektiniz "ne güzel, onlarda da basın özgürlüğüne müdahaleler var" diye, onların pek de ibiş olmadığı ortaya çıkıyor.

kısmet.
sychtianarch sychtianarch
bu sefer heckler koch firması silah ambargosuna dahil olmuş.  anti-demokratik ve nato üyesi olmayan ülkeler ile antlaşmaları sonlandıracağını duyurmuş. ülkeler suudi arabistan, meksika, brezilya, hindistan ve şimdilik nato üyesi türkiye. neredeyse tüm leş ülkeler bunlar. yurt faciasımda kendine pay biç.

g3 piyade tüfeğinin tasarımcı firması heckler koch, dünyada üretilen her tüfekten lisans ücreti alıyor. tıpkı dünyada üretilen tüm bosch etiketi olmayan dizel yakıt pompalarından lisans ücreti alan bosch gibi. mesela, askerde üzerinize zimmetli g3'ün seri numarasını sorgula, tüfeğin hangi ülkede üretildiği yazar.

heckler & koch to stop doing deals with non-nato countries: dpa frankfurt german arms manufacturer heckler & koch will no longer sign contracts to supply countries outside of nato's influence because it has beco... reuters

bizim "milli ve yerli düfeemiz"in hangi oranda (ateşleme mekanizması) özgün bir tasarıma sahip olduğunu bilmiyorum. amarigayı yeniden keşfetmeden özgün bir mekanizma tasarlamışsak ne alâ. türkiye'nin politik gerilim taktikleri karşı tarafta yavaş yavaş "blöfünü görüyorum" şeklinde karşılık buluyor. hafif / ağır piyade silahları bir dereceye kadar. yoksa, keleş çakmasını afganistan'da da üretiyorlar. elbette tüfek, tabanca ambargosu bizi fazla üzmez. bizi üzecek şeyleri yakında görebiliriz.

firma, anlaşmalar için alman hükumetinden onay alamadığını belirtmiş. bizim asalakların kötülediği g3'ü pyd örgütüne de veriyorlar. bu açıdan almanya'nın pokitikasına hiç yabancı değiliz. burada bizden tarafa olan kusurlar, akılsızlıklar ve tutarsızlar önemli.

daha komplike yüksek teknoloji gereken platformlarda hala zorlanıyoruz. mesela, yurt dışı ihalelerinde atak helikopterini abd hükumeti motor aksamının teslimini onaylamadığı için için satamıyoruz. bu durumda yazılım ve bir takım elektronik aksam haricinde milli proje adı altında akuplaj yapıyoruz.

uçak, helikopter, tank gibi platformlarda maliyeti azaltmanın anahtarı, yurt dışına satılabilir olması. aksi takdirde yerli üretim, ekonomik olmaz ve ekonomide karadelik oluşturur. türkiye'nin kaza kırım ve savaş zaiyatları da hesaba katıldığında sayısal ihtiyacına (60 - 70?) göre yapılan harcama zararınadır. en az 200 - 300 adet satmak gerekir.

yerli tüm platformların tüm parçaların tamamını ürettiğimizi varsayarsak da durum değişmez. sovyetlerin çöküş nedenlerinden biridir de askeri harcamalardır.

silahlanmaya yönelik sadece araştırma bütçesi oldukça kabarıktır. mesela abd'nin silah araştırma bütçesi, beş avrupa ülkesinin askeri harcamasının iki katıdır. en azından küresel kriz ömcesi böyle olduğunu biliyorum. bu aklınızda bulunsun. yani, tek başına almanya bile kaynak ve sermaye bakımından abd'nin çevre ülkesidir. insan kaynağın olsa bile finans faktörü devreye giriyor. durum bu çomarların toprağa gömülü elli - altmış fockewulf 190 uçağı efsanesinden daha kompleks.

hala teknoloji ve finans konusunda dışa bağımlıysan bu gerilimler kıçında patlar, elineki araçlar için  götün götün yedek parça ararsın. almanya leopard tankı satmadığı için elimizdeki m-60 tankları israil'e verip modernize ettirdik (bkz: sabra). astarı yüzünden pahalıya gelmiş.

savaşlar aynı zamanda kaynak yönetimidir. milli ordunu milli kaynaklarla donatıp, yurt dışı ihaleler ile mali olarak desteklediğin an zaten gelene geçene posta koyacak duruma gelirsin. böyle bir durumun yoksa adama ayarı hafif hafif verirler. şimdilik bu aşamadayız.

kıbrıs ambargosundan bugüne kadar kaç yıl geçti? elbette gelişim bir sözkonusu fakat onbeş yıllık akepe iktidarı sütesince ister kaynak, ister teknik açıdan bir sıçrama olmadığı ortada. çomarlar elbette bu durumları okumaktan aciz. canlı bomba olmak dışında taktik ve stratejik fikirler üretecek kadrolara sahip de değiller. şimdi tutturmuş yine "zalim esed" ulen daha dün şangay da şangay diyordun. tabii enişte ayarı verdi. bu gidişle türkiye paktsız kalacak. belki de islam ordusu kurulur, suudilere uşaklık ederiz.

ne diyelim, eldeki prototiplerle zihinsel mastrübasyon yapmakla oy aldıkları sürece daha çok karşılaşırız bu haberlerle. yani f-35 projesi de pek umut vaad eden proje olmasa da en azından batı'da farklı alternatifler var. ordunun da her bakımdan teknoloji ve doktrin anlamında nato haricinde bir seçenek düşünmez. en basir milyem birimine kadar her standardını baştan aşağıya değiştirip tüm rütbe sınıfını asttan üste kadar bu değişime göre entegre edeceksin.

(bkz: avusturya nın silah ambargosu)
(bkz: avusturya nın türkiye ye silah satışını durdurması)

tekrar edelim, alman devleti onay vermiyor.
azwepsa azwepsa
h&k'nın türkiye'ye silah satmayacağı gibi bir iddiası yok. sadece genel satış stratejisi ile ilgili yaptığı bir açıklama var. bu açıklama meksika skandalı ile ilişkili bir toparlama için muhtemelen. içinde ülke adı falan geçmiyor, yuvarlak laflar. her batılı silah üreticisinin batılı olmasından mütevellit ettiği jenerik laflar. bunun üzerine bir yorum yapılıyor; "bu acaba brezilya, türkiye, suudi arabistan gibi ülkelere satış yapmayacağı anlamına mı geliyor?" diye. firma buna bir cevap vermiş değil.

ecnebilerin sorduğu bu soru yer yer ülkemizde "vaay sen de bize kelek yaptın ha!" modunda haberleştirilse de ortada somut bir şey yok, tam bir iddia bile yok.
pyros pyros
tsk ile var olan anlaşmaları ve sözleşmelerinden dolayı, türkiye'ye silah satmama gibi bir şansı yok. çok ciddi para cezaları ödemek zorunda kalırlar.

almanya devlet olarak bir engel koymadıkça, o alış-veriş sürer.