heima

rushmo rushmo
sigur rós grubunun izlanda'nın köy ve şehirlerinde verdiği konserlerin görüntüsünden oluşan belgesel tarzı film.ayrıca sigur rós bu konserleri önceden duyurmadan, ücretsiz veriyordu. (izlemek isteyene güzellik yapabilirim)
joeninmemeucu joeninmemeucu
yönetmenliğini dean deblois in yaptığı film.deblois genelde animasyon filmlerinin aranılan adamıdır fakat sigur ros ile cuk oturmuştur.tek kelimeyle enfes.
jeuraska jeuraska
küreselleşmeye, çevre kirliliğine, günümüz mimarisini eleştiren sözlere, popüler kültür eleştirisine kadar birçok şeye de değinen yeşil bir film.
kadifenin sözlükteki karşılığı olabilir belki.
bir de kahverenginin, yeşilin.
meyzen meyzen
kelimelerle anlatılamayacak bir ses/müzik ve görüntü kombinasyonu.
izlanda'ya taşınası bile gelemiyor insanın.. o kadar uzakta, o kadar erişilmez ki..
insan gidip kendisiyle oraları kirletmek istemiyor.

sigur ros'u hep ertelemiştim kendime. görünüşe bakılırsa saçmaymış, zaten erişilmezmiş.
yine orda olduklarını bilmek güzel.
dream is destiny dream is destiny
müzik adına yapılmış en güzel şey. şey çünkü ne film ne belgesel ne de konser kayıt görüntülerinden oluşan bir klip.

görüntü yönetmenliğinin böylesine müzikle dolu bir filmde böylesine muhteşem olması sizi filme delicesine bağlıyor diyebilirim. tüm izlanda'ya ve izlandalılara aşık oluyorsunuz.müziği hissedip,insanlar üzerinde yarattığı etkiyi izlanda'dan farklı manzaralar ve açılardan izleyerek görüyorsunuz.

ayrıca bu film sigur ros'un yaptığı müziğin ne denli farklı ve eşsiz olduğunu da anlamamızı sağlar.

ha bir de izlerken tüm izlandalılar gudjohnsendir kanısına vardım bu filmde. benim gibi kara bir adamı o ülkeye yollarsanız 1 km öteden seçilirim.işte bu kadar gudjohnsenlerle doludur bu ülke.
whisky whisky
sigur ros grubunun 2007 yılında ülkeleri izlanda'da çıktıkları turnenin belgesel şeklidir. sigur ros'un 2006 yılında takk albümlerinin dünya turnesinden sonra izlanda'da tümü ücretsiz olan ve doğada izleyicilerle buluştukları bu konser serisi, grubun belki de en önemli etkinliğiydi. 13 şehirde yapılan bu etkinliğin belgeselini çeken yönetmenin ismi ise animasyon çalışmalarıyla tanınan dean deblois. 16 parçanın canlı performanslarının izlanda'nın müthiş doğasının resimleriyle uyumu filmin en büyük sihiri. izlenmesini şiddetle öneririm. müthiş bir mekan ve müzik.
sonejee sonejee
cübbeli ahmet hoca nın bir sözü vardı."uyku sorunu çekenler o kanal benim bu kanal senin zaplıyorlar, onlara tavsiyem tespih çeksinler 1000 kere allah desinler hemen uyurlar."
mükemmel görüntülerle, harika müziklerle kurgulanan bu belgesel bende müthiş bir huzur sonrası uyku ihtiyacı yaratıyor.bu bağlamda cübbeli nin tavsiyesine bir alternatif olabilir.
ayrıca bu yapım kesinlikle evde izlenmeli. * *
bilebilebiikikere bilebilebiikikere
''ben sıradan bir insanım, aptal olmayı da seviyorum''

''eskiden izlanda'ya pop grupları gelirdi, ve o zamanlar insanlar bir araya gelir, müziğe eşlik edip dans ederlerdi, ama bu gittikçe azalıyor''

özellikle bu ikincisi çok can alıcı. hakikaten kayıtsızlık diz boyu. konserde bedenen bir varlık söz konusu. o kadar. bizim için görmek, duymaktan öteye geçti sanırım, sanmak mı, alakası yok, evet kesin öyle oldu. konserde görüyoruz sadece, tv izler gibi bakıyoruz, ama orada bir şey çalıyor, konserleri 'gözü kapalı izlemek' yönünde bir çağrıya ihtiyacı var insanların artık...

velhasıl fazla iyi bir çalışma, bi de izlanda, ne beter memleketsin sen...
die for morrison die for morrison
"bak burası cennet. bunlar da melek." diye düşünmeye neden olan belgesel. "dünyanın merkezine uzak olan ben miyim, izlanda mı?" sorusunun iç burkan yanıtını bir kenara bırakıp yeşile ve müziğe doymaya çalışmak züğürt işi de olsa teselli.

bir de tam gözler dolu dolu olduğu anda gülümseyen bir insan yüzü görüp gülümsemek, orda olmak gibi geliyor.

"tanrı artık neden kutsal kitap ve peygamber göndermiyor?" diyorsunuz ya. gönderiyor işte. görmüyorsunuz.
regina regina
söze izlandanın mükemmelliğinden bahsetmeye başlamalıyım her izleyen gibi. izleyip de oraya gitme gezme ihtiyacı hissetmeyen olmadığını düşünüyorum. izlerken sanki o temiz havayı hissettim burda, taze ve serin. doğası yemyeşil olan bir memleketmiş oralar. dillerini az çok bilsem gider yerleşirim bile dedim. tabi hayal.
filmde sigur ros un kendi memleketlerinde toplumsal proje amaçlı ücretsiz konserlerini ve şehirlerde yaşadıkları hikayeleri izliyoruz. çok sempatikti.
yalnız filmle ilgili bir şey sadece rahatsız ediciydi, o da şarkıların uykuya olan eğilimi artırırken görüntülerin gözleri dikkatle açık tutmaya zorlamasıydı. sigur rosu uykuya geçiş safhasında kullanmamdan kaynaklanan bir dürtü heralde. neyse sevdim esasen. bazı bazı gözlerim doldu izlerken, nedeni ise onca insanın gelip konserlerine gösterdikleri ilgiydi. o şarkılarındaki yükselişlerle beraber, sanki bende ordaymışım gibi tüylerim diken diken oldu. beğendim baya. izleyiniz.
illusive consensus illusive consensus
"evde" anlamına gelen, sigur rós'un biyografisini anlatan muhteşem bir müzikal ziyafet.

sigur rós'un nasıl hiç beklemezken ünlü olduğunu; fakat ünlü olduktan sonra bu ünün kendilerine zarar verebileceğini düşündüklerini ve bunun için habersiz, doğayla iç içe kendi vatanlarında konserlerler verdiklerini anlatıyor belgesel tarzındaki film.

film, görsel, işitsel, hissel duyulara hitap edecek nitelikte. izlanda'nın muhteşem ötesi doğası, sigur rós'un konser görüntüleri, anılardan çıkan dokunaklı hikâyeler, vs. buralardan alııııp götürüyor.

filmde aynı zamanda bir sürü de alt mesaj yer almakta. örneğin insanların kendi ceplerini doldurmak için doğayı nasıl katlettiklerini ve aslında bunun çok yanlış olduğunu ortaya koyuyor film.

hala izlemeyen varsa bu şölenden artık mahrum kalmasın. internette de çok rahat bulunabilir.