her şeyi siktir edip anı yaşamak

jassmine jassmine
en keyifsiz anınızda verdiğiniz en mantıklı karardır ama bu kararı vermenin öncesi oldukça sancılıdır. önce dertler teker teker saldırırlar sırayla. mesela önce tüp biter(maddi örnek verelim anlaşılır olsun), sonrasında ödenmesi gereken kredi kartlarının son günü olduğunu fark edersiniz, üstüne evin elektrik su doğalgaz türünden tüm faturaları önünüze dizilir. 'hepsi de aynı güne mi denk gelir kardeşim!!' dersiniz kızgınlıkla. var olan cebinizdeki para birine bile yetmezken karşınızda ondan fazla fatura vardır. bari kredi kartının ödenmesi gereken asgari tutarını yatırayım ki ondan çekerim parayı niyetiyle sokağa çıktığınız anda ayağınız kayar ve düşersiniz. ver elini hastane acili. muayene, röntgen, alçı, taksi ücreti derken cebinizdeki para suyunu çeker. kala kala 10 ytl kalır. onu da kapıcıya verip bira aldırarak 'satmışım anasını ben bu dünyanın' şarkısı eşliğinde anın tadına varırsınız.

yoksa nerde her şeyi siktir edecek yürek bizde.
x sentos x sentos
anlık yaşam felsefesinin uzantısı olarak sondan başa doğru anlık haz ve mutluluklarla iyi yaşamak olarak yorumlansa da hayatı, hayat baştan sona doğru zaman çizelgesi üzerindeki seyri, bu gidişatın hazin sonu karşısında hayal kırıklığı başta olmak üzere, kişinin hayatını sonlara doğru çekilmez ve yaşanmaz bir hale sürüklediği görülebilir ki, bununla birlikte hiç tasvip edilmeyen bir benimseyiş türü olduğu sonucuna varılabilir..

ha ayrıca; sonunu düşünen kahraman olamaz dense de, aslolan hatice değil neticedir..
butterfly butterfly
son dört aydır gerçekleştirmeye çalışıyorum ve gerçekten de işe yarıyor. kafamın çok dingin olduğunun farkında vardım.

iş+aşk+aile üçlüsünün birisi ve hatta hepsi yolunda gitmez. hepsi yolunda giderse zaten bir terslik vardır. bunları hayatın olmazsa olmazları ve hayatımızı etkileyen etkenler olarak düşünüp de bu mantıkla devam edecek olursak şayet; her birey bu kavramlarda mutlaka sorun yaşar ya da yaşamaz. hayatın kötü yönlerini değil de iyi yönlerini düşünüp yenilikler katarsa gerçekten yaşamdan da her gününden de zevk alacaktır. burada asıl benimsenmesi gereken düşünce gücü olduğu gibi karamsarlıktan da uzak durmaktır.
ceyyar kermit ceyyar kermit
"battı balık yan gider bu saatten sonra" diyip, yaptığınız şeyin, bokun içine batmasına rağmen, olayın zevkini çıkarmaya çalışmaktır. nasıl olsa göte girecek olan şemsiye, girmiştir ve açılmayacaktır. hal böyleyken anın güzelliğini yaşamak (şemsiye bir örnekti sadece. yanlış anlaşılmasın) en iyisidir.
marooned marooned
acıdan zevk almak için mazoşist olmak gerekeceği için,üzüntüden,hüzünden zevk ve tat alamayacağızdır.ama hayatımızdaki üzüntü ve dertten izole olabilirsek anı yaşayabilirz gerçekte.aslında bence bir ütopyadır her şeyi bir kenarı bırakıp keyfine bakabilmek.manda gibi kalın bir deri ve bir balık hafızası gerekir bunun için.alıngan ve kindar insan için imkansızdır.çok güzel bir ütopyadır.daha ziyade; çekilen bir absinthe'in ya da alınan bir magic mushroom'un oluşturduğu bir uykudur.kafa yerindeyken imkansızdır.nereye gidersen git ne yaparsan yap kafa yine seninledir.
w w
"orta sondaydım. yatakhanenin banyosunda bir elimde şampuan bir elimde sigara vardı. sigaramı yaktım, keyfime baktım. şampuanı saç derime değdirmeden hafifçe, masaj yaparak saçlarımda yoğurdum. suyu ılıklaştırıp saçlarımı duruladım. banyonun kapısını açtım. karşımdaki belletmen'e baktım. veli'nle görüşmenin zamanı geldi dedi, aslında daha gelmemişti. daha çok sigara içerken yakalanacaktım ama o bunu bilmiyordu. velime telefon açtı ve söyledi. titremeye başladım. ilk defa yaşıyordum. üzerimde uygulanacak alternatif ceza türlerini aklımda canlandırmaya başladım. alternatifler birer birer canlanıp ölüyorlardı. sırası gelen ömrünü tamamlayıp usulca öldü. çok alternatif vardı. nihayet sonuncusu da zihnimde ölünce banyoya girdim tekrar ve her şeyi siktir edip anı yaşadım. paketimi çıkarıp bir sigara daha yaktım. ilk yakış sesi'nin güzelliğini ilk defa o zaman keşfettim. " der, adını vermek istemeyen bilirkişi.