her vaka hasta değildir

1 /
bitli piyade bitli piyade
fahrettin koca'nın bugünkü yaptığı açıklama sırasında sarf ettiği cümle. yani rakamları gizlediklerini bir anlamda itiraf etmiş oluyor. sadece "semptomatik hastalar" tabloda var, asemptomatikler tabloda yok. bunu ancak 3. kez sorulduğunda açıkça söyledi. ama 3 kez sorulmasına rağmen "asemptomatik hasta" sayısını hala bilmiyoruz.
twitter.com
tenet x tenet x
benim aklıma bir şey takıldı bu gelen tepkilerle ilgili.

asemptomatikler de karantinada kalıyor değil mi ? sonuçta test pozitif çıkmış. belirti yok. sadece önlem için karantina uygulanıyor. bunlar da toplam vakaların %80 ini oluşturuyormuş.

gelen tepkilerin çogu sayıları niye tam söylemiyorsunuz, niye şeffaf değilsiniz minvalinde ki bu tepkiler gayet yerinde. ama, sanki asemptomatikler sokağa salınmış, karantinaya girmemişler gibi bir hava yaratmış millet. asemptomatik sayısı 50 bin olsa ne olur ? eğer karantinaya giriyorlarsa 100 bin olsa ne olur? karantinaya girmemiş olsalar bu kadar yaygara koparmanın sebebini anlarım da, mevcut durumda belirti göstermeyip evinde karantinada kalan 20 bin kişiyi tabloda göstermek panikten başka bir boka yaramazdı.

edit: salağın teki neyi kasettigimi dahi anlamadan lağım kusmus amk. yav böyle embesil olup da nasıl internet kullanabiliyorsunuz.
8
driving einstein driving einstein
sağlık bakanı demecidir...

bunu diyen yetkilinin ülkede aşı çalışması yapılıyor. canlı yayında cumhurbaşkanı ve bakan olmadıkça yerli aşı diye çıkardıkları şeyi kullanmam asla. sonuçta her aşı etkili değildir. son cümlenin ironisini de kimse anlamaz...
dumrul dumrul
akp'nin her konudaki klasik tavrı şeylerin adlarını değiştirerek (kelimelerle oynayarak, bu örnekte sayılarla oynayarak) toplumu manipüle etmektir.

bu manipülasyonun amacı ne? kendi kendinize bunu sorabiliyor musunuz?

- oy devşirmek mi? ortada seçim yok. ama sonraki sorular kapsamında eh yani...
- toplumsal desteğini diri tutmak mı? kısmen evet.
- ekonomik olarak almak zorunda olduğu önlemleri geçiştirmek mi? kesinlikle evet.

fakat bu üçünü de içerecek şekilde bence en önemlisi şu: toplumsal denetimin dışına çıkmak. kimse size soru sormuyorsa, denetim dışındaysanız eliniz tamamen serbest kalıyor. kovid bağlamını da içerecek şekilde diğer alanlara da yansıyor bu. siz sanıyor musunuz ki sizden saklanan tek şey hasta sayıları? bu gibi tartışmalarda birileri sürekli bize şunu soruyor: "lan siz hayal alemindesiniz. ölümleri nasıl saklarlar?"

bak işte böyle. bu salgının daha en başında gözümüzün içine baka baka kovid kaynaklı ölümleri saklamaya başladı adamlar. bu konuda "şüpheci" olan arkadaşlar açar aytaç yalman'ın hangi tarihte neden kaynaklı öldüğüne bakarlar. sonra da iktidarın kovid kaynaklı ilk ölümü hangi tarihte açıkladığına bakarlar.

açıklanan sayı ile gerçek sayı arasında günde 30.000'den fazla fark var. sen bunun sebebinin sorulmasını dahi garipsiyorsan çevrilen başka bir numara olup olmadığını nasıl anlayacaksın? üstelik bu işin başındaki adam özel hastane patronu lan...

hastaları karantinaya alıp almadığını nereden bileceksin? var mı soru sorma imkanın? denetleme imkanın var mı?

dolar niye fırlıyor sorusunun cevabı bile burada apaçık duruyor. bu koşullarda yönetilen bir ülkeye kim niye yatırım yapsın mesela? toplumsal denetimin tamamen dışındaki bir siyasi hareketin yaratabileceği hasarın seviyesini nasıl ölçeceksin? nasıl önlem alacaksın? bizzat kendi hayatını ve özgürlüğünü nasıl koruyacaksın?
2
dudu hatın dudu hatın
senesini hatırlamıyorum, 15 yıl kadar önce who okullarda anket çalışması yapmıştı. sorulardan biri "hasta nedir?" 7 yaşında ki ingliz bir çocuk "eğer yatakta yatmak zorundaysam ve okula gidemiyorsam, hastayım demektir" yazmıştı. öncelikle bunu yorumsuz olarak buraya yazıyorum.

her ülke sayıları gizliyor ya da her hastaya test yapmıyorlar ki sayıları düşük çıksın. ama türkiye de ki sorun "biz harikayız, salgın kontrol altında" gibi demeçler vermesi.

www.bbc.com
azwepsa azwepsa
biraz karışık bir durum. bakanın anlattığına göre süreç aşağıdaki gibi ve aslında çok da mantıklı:

belirti gösterdin / hasta biriyle temasın tespit edildi
|
|
|
_____
test -------------------> negatif: vaka da değilsin, hasta da değilsin.
_____
|
|
pozitif
|
|
__________________
semptom var mı?
(sıkıntın var mı?) ------------------> yok----> sen bir vakasın, 14 gün karantinada kal.
__________________
|
var
|
|
___________________
sen hastasın
___________________
|
|
|
|
__________________________
hastalığın dışarıdan
müdahale gerektiriyor mu? --------> evet ----> ağır hastasın
__________________________
|
hayır
|
|
_______________
acil şifalar
geçmiş olsun
_______________

bakan akışı yukarıdaki gibi açıkladı. gayet mantıklı. ve başından beri hastalarla ve ölümlerle ilgili rakamları açıklıyorlar.

sorun ve karmaşıklık şurada: kaç vaka var? bu sayı hiç açıklanmadı. ama bakınca kendi açıkladığı sayılarda vaka-hasta da karıştırmadı. bu noktaya kadar da kendi içinde tutarlı görünüyor. devlet, "vaka sayısından sana ne" demiş olabilir. demese daha iyi tabi de. öyle demiş işte.

asıl sıkıntı orada değil. biz bu sayıları dünya sağlık örgütü'ne de iletiyoruz. işte karışık olan kısmı orası. dsö, bizim sağlık bakanlığının "hasta" olarak tanımladıklarına "vaka" diyor. vaka ile ilgili de kendi tanımları var. tanımlara şuradan ulaşabilirsiniz:

www.who.int

"confirmed covid-19 case: a person with laboratory confirmation of covid-19 infection, irrespective of clinical signs and symptoms"

"teyit edilmiş covid-19 vakası: klinik işaretler ve semptomlara bakılmaksızın covid-19 enfeksiyonu laboratuvar tarafından teyit edilmiş kişi."

böyle bakınca ortada büyük bir mesele var. çünkü sağlık bakanlığının açıkladığı her hasta bir vaka. ama semptom göstermeyen vakalar "hasta" değil. dsö'ye göre ise bunların hepsi vaka. yani biz dsö'ye yanlış bilgi veriyoruz. bu tanımlar bir miktar muğlaklık içerse de dsö'nün "confirmed covid-19 case" tanımı çok net. muğlak olan yer nedir onu da açıklayayım: kişi pozitif sonuç verdi ama hiçbir semptomu yok. bu bir "bulaştırıcıdır". ama covid-19 testi sonucu dışında bu ilgili bir özelliği de yok. bu ayrı bir kategori midir? olmalı mıdır? dsö'nün olası ve şüpheli vaka tanımları bu kişileri tamamen dışlar. bu kişiler de tam olarak ölçülebilir mi? ölçülemiyor aslında. o zaman anlamlı bir sayı mıdır? muğlaklık buradan geliyor.

sonuç olarak, bakanlık kendi içinde gayet tutarlı. fakat dsö'ye yanlış bilgi vermişiz. süreç içerisinde tanımlara bakacak olursak ortadaki bizim bakanlık lehine muğlaklık var. ama diğer ülkelerde durum nedir, bu muğlaklık aynı şekilde yorumlanıyor mu, bunu bilemiyoruz. yani bu üçkağıt sadece bize mi özgü bilemiyoruz. ancak, hem dsö'nün hem de bizim sağlık bakanlığının bu konuda teyitleşmek adına atmaları gereken adımlar var.

bize giren çıkan ne? valla pozitif sayısını bilmiyoruz. elimizde sadece hastalığın yatağa düşürdüğü kişi sayısı var. o da az. bu durum bize bir iyimserlik veriyor. hastalık o kadar da yayılmamış hissi sağlıyor. bunun da hem olumlu hem de olumsuz sonuçları var. nereden baktığınıza göre bunu doğru ya da yanlış bulabilirsiniz.
sithin sene sithin sene
bilgiyi gizlemenin toplum yararına pratik faydası olduğu durumlar vardır, kargaşa önleyeceksen çok detay vermezsin, ama bu onlardan birisi değil, millet hastalığı zaten kanıksamış, ama bu konuda bilgi gizlendikçe, yaygın olan hastalık sanki yokmuş gibi bir hava oluşturuldu hükümet eliyle.

hadi diyelim asemptomatik kişileri hasta kabul etmemeliyiz, ulan bunların da hastalık yayıcı olduğu bangır bangır söylenmedi mi taaa en başından? ne demek bunların sayısını gizlemek! hasta sayısı olarak vermedin, tamam, o halde tabloda bir satır daha açarsın, hasta sayısını verdikten sonra, asemptomatik sayısını verirsin, maksadın bilgi vermek olsa bunu yaparsın, maksadın gerçeği gizlemek olursa fahrettin bey gibi iş yaparsın.

işiniz gücünüz yalan, işiniz gücünüz algı. deprem akşamı "kamuoyunda algı çok iyi" diye sevinen adamlarsınız nasıl olsa. siyasal islamcıdan doğru kelam bekleyen millete şaşarım!
jitemci astsubay jitemci astsubay
niye gündem oldu anlamadım. herifler zaten temmuz ayında günlük "vaka" sayısını günlük "hasta" sayısına çevirmişti mavi tabloda. bakanın illa ağzından mı kaçırması lazımdı? taa o zamandan bir haltlar çevirdikleri belliydi ama bizim millet önüne konan tabloyu okumaktan aciz.
dumrul dumrul
çin'de bir virüs çıkmış deniyor
|
|
|
_____
haber------------------- yanlış: akp süreci çok iyi yönetiyor
_____
|
|
doğru:
|
|
__________________
gerekli önlemleri aldık mı------------- yok---- ulusal çıkarlar, akp süreci çok iyi yönetiyor.
__________________
|
salgına karşı elimizde süper bi koz var
|
|
___________________
hasta olmamak
___________________
|
|
|
|
__________________________
toplum doğru bilgilendiriliyor mu? -------- ulusal çıkarlar ---- akp süreci çok iyi yönetiyor
__________________________
|
vatan haini sorusu
|
|
_______________
akp süreci çok iyi yönetiyor
_______________
tengrillexx tengrillexx
her önlem hastalığı bitirmek için değildir!

hastalara tıp biliminin gereklerini en iyi şekilde uygulayabileceğiniz 25 yatağınız vardır.

corona özelinde hastalığın gidişatına göre değişmekle birlikte ortalama taburculuk süreniz 25 gündür

her gün 1 kişi hastalanır!
birinci gün bir, ikinci gün iki, üçüncü gün üç hastanız olur.

26. gün 25 gün takip ettiğiniz ilk yatan hastanızı güzel güzel tıbbın gereklerini uygulanmış olarak taburcu eder o günkü sıfır hastanızı yatırırsınız. sirkülasyonu sağlarsınız. herkes en temel hakkı olan tıp biliminden yararlanma hakkını en iyi şekilde almıştır. doktorunuz sanatını uygulayabildiği için mutludur. sistem böyle devam eder...

her gün 2 kişi hastalanır!
birinci gün iki, ikinci gün dört, üçüncü gün altı hastanız olur.
12.gün 24 yatağınız dolu, yatırmanız gereken 2 hastanız vardır. daha çok ihtiyacı olanı hastane yatağına yatırırsınız. diğerini boşluğu olan başka bir meslektaşınıza sevk edersiniz.

her gün 3 kişi hastalanır!
yataklarınız doludur. meslektaşlarınızınki de doludur.daha çok insanın yararlanması adına 25 gün takip etmeniz gereken hastalarınızı 8 gün takip edersiniz. tıbbın gereklerinden feragat etmeye başlarsınız.

her gün 10 kişi hastalanır!
yatma ihtiyacı olanları yatıramazsınız...

her gün 100 kişi hastalanır!
stadyumlara veya uygun devlet kurumlarına ihtiyaç oranında gerekli yatak, ilaç ve sarf malzemesi koyarsınız...

her önlem hastalığı bitirmek için değildir!
aşı bulunmadan bulaşı durdurmak imkansıza yakındır.

25 yatağınız ve 1000 kişilik nüfusunuz varsa önlemlere dikkat eden vatandaşlarınızla her gün 1 kişi hastalanır. herkes en iyi sağlık hizmetini alır.

önlemlere uymayan vatandaşlarınızla her gün 100 kişi hastalanır.

bilinçli bir cemiyet herkesin faydası, herkesin özlemidir...
1 /