herkes

ceyus ceyus
"her" kelimesi "bütün, hepsi" anlamında iken "kes" kelimesi "insan,kişi" anlamında değildir. nasıl oldu da bu iki sözcük yanyana gelmiş ve bu anlamı bulmuştur anlayamam. herzat olsaydı anlardım. o zaman her kelime anlamının karşılığını verirdi.
not: bunu söylerken de türkçedeki birleşik kelimelerin, kendini oluşturan kelimelerden bağımsız başka anlamlar yüklendiğinin de farkındayım.
mustafa mustafa
yanlış yazımı yani herkez yazımı, yanlış içinden yanlış doğurur.

q klavyelerde z ve s tuşları yakın olduğu için, parmağın biraz aşağı kaymasıyla hekes yerine herkez yazılabilir. burda, kişi "herkez" diye bir kelime olmadığını bildiği halde, yazılanı okuynlar tarafından bilmiyormuş gibi düşünülebilir.
void void
'ben' ibaresinden gayri şeyler bütünü. bu tanıma nefes almayan şey'ler de dahil benim tanımımda. objelerin nefes alması veya almaması hiçbir bok ifade etmiyor. neticede hepsi merkezdeki ben'e göre bu sahnenin pasif elemanları. misal şimdi aşağıda nefes almayan bir metal yığını uyuyor ama kendisini pekçok nefes alan form'a değişmem. hayat böyle işte acımasız. seni 200 beygir bir makineye tercih edebiliyorlar.. ama üzülme neticede ucuz veya pahalı da olsa her şeyin bir bedeli oluyor, rakamlar altı hanelere bile ulaşsa herkesin herşeyin bir fiyatı bedeli oluyor.

insanmış.. aklı sikinde veya deforme vajinasında.. hepsi aynı bok. insan yerkürenin utanç türü. bir leopar'a aynısını demem bak! bir denizatı aynı ithamı hak etmiyor. çünkü onlar programlandığı şeyi yapıyorlar. sahip oldukları tanrısal yeteneklerden sorumlu değiller.

insansın. sende genetik bir bug var. zeka var. bunun hakkını vermiyorsun. hala bütün uzayını meşgul eden yegane şey bir beyaz rusun uzun bacakları ve kalçaları.

cobolt lordlarına and olsun ki tanrılardan çaldığımız şeyin hakkını veremiyoruz. yarın öbür gün gökyüzünde parlak metal diskler alev kusarak şehirlerimizi yakarlarsa kızmayın, hak ettik hepsini.
notorious possession notorious possession
yalnız kalışlarımın antikoru sen, yeniden icat edilmiş olan gerçekliğimle ilişki kurmanın acemisi. sen olarak adlandırdığım bu uyum antikoru, sana çıkan sokakların bana kazandırılması gibi pragmatik bir amacı mı ifade ediyor ? daha doğru bir ifadeyle kendimi diğer her şeyden bir çırpıda ayırabiliyormuyum ki buna bir sınır çizebileyim.

herkes gibi değil ki herkes'den onu ayırayım. herkes, alt benliğinin işaretlerini yeniden ve yeniden üretmekle meşgul olan bence. "cana geleceğine mala gelsin" diyen hep. milyonuncu tekrarcı olarak kendine hep şifahi anlamlar yükleyen. herhangi biri kendisinden bir şey katmayı seven.

her ne kadar benzerlerinin çok olduğunu bilse de hayatının önemli olduğuna inanan ve her türlü ayrıntıyı, gözlemini, vücudundaki ısı değişimlerini, ev ve iş çevresindeki acayiplikleri, normalleri ile birlikte kaydeden. özel kişiyi sevmeye başladığında hızlıca benzerlerinin de bir o kadar sempatik olduğu düşüncesine kapılan. herkes ve herhangi biri arasındaki tatlısert gerilim ve etkileşim. genişleyen dalgalar olarak çevreye bulaşan. herkes değil ki sen.
kiya kiya
herkes, tuhaf biri..kolay kolay affetmiyor ama affetme yetkisi olmadığının farkında değil...peşin hükümlü, eksik değerlendirmelerin peşinde bir sarhoş...

bir röntgenci... bu ona göre ahlaksal bir sorun yaratmıyor ve sen herhangi bir şekilde sürekli ona göre kötü olma potansiyeline sahipsin. herkes seni seçti..kolay gelsin.
artemis artemis
yanlışı doğrusundan çok kullanılan kelime.

okulda bunu "herkez" diye mi öğretiyorlar nedir anlamadım ki. yoksa kelimeyi değiştirmeye kararlı herkez lobisi mi var bilmediğim.
şu internette, özellikle facebook'daki popüler sayfaların yorumlarında, 10 seferinden 8'inde yanlış kullanım denk geliyorsa karşıma, bu işte bir sıkıntı var demektir. benim de türkçem iyi sayılmaz, dahi anlamındaki de'de, bağlaç olan ki de sıkıntım olur ara ara , ama herkez ne lan.
aha dur, iyi aklıma geldi, türkçe'de gene diye bir kelime var mı, yoksa biz yine kelimesini yamultup öyle bir şey mi uydurduk, dur bunu ben usako'ya bir sorayım, bilir o.
dili olabildiğince düzgün kullanmak lazım, yurtdışında daha bir iyi anlıyor insan bunu.